6. Çaycumalılar Buluşuyor” etkinlikler kapsamında düzenlenen “Filyos Vadisine Bakış” adlı panel bölgesel politikalar açısından birbirinden önemli görüşlerin dile getirildiği bir etkinlik oldu. Sevgican Barutçu Aygün’ün moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk söz alan, 1973 ile 80 arası Zonguldak Milletvekili Kemal Anadol, “Geçmişten bugüne Zonguldak Vilayeti” başlıklı konuşmasında, kömürün bulunmasından bu yana bölgedeki ekonomik sosyal gelişimleri rakamlarıyla birlikte özetledi. Zonguldak’a yapılmış en büyük ihanetin içinden iki kent çıkarılarak üçe bölünmesi olduğunu söyleyen Anadol, büyük Zonguldak’ın yeniden kurulmasını ve coğrafik konumu ile bölgenin ekonomik gelişimindeki oynadığı rol dikkate alınarak Çaycuma’nın merkez olmasını önerdi.

Avcı: Planlama Sürdürülebilirlik Açısından Yeniden Değerlendirilmeli

Daha sonra konuşan İstanbul Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Avcı “Bölgesel Kalkınma ve Sürdürülebilirlik Açısından Filyos Vadisi Projesi” başlıklı bir sunum yaptı. Filyos Çayı ile ilgili birçok akademik çalışma yaptığını söyleyen Avcı, ülkenin doğru şekilde planlanabilmesi için bölgesel kalkınma planlarının önemli olduğunu söyledi. Bu planlamalarda sürdürülebilirliğin önemli olduğunu söyledi. Sürdürülebilirliğin ekonomik olduğu kadar, atık yönetimi ve iklim değişikliği gibi pek çok parametreyle değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Avcı, “Filyos Vadisi’nde tarımsal üretimden ciddi bir şekilde vaz geçtik. Bir yere sanayi tesisi kurduğunuz zaman ciddi bir atık sorunu ortaya çıkıyor. Atıkların nasıl bertaraf edileceği konusunda yönetmelikle var. Ama buna uyulmadığı takdirde Çevre Şehircilik Müdürlüğü geliyor, ceza kesiyor, ama kirlilik devam ediyor” dedi.

Avcı: “Gübre Fabrikası Filyos Vadisi Projesi’nin Planlama İlkelerine Aykırı”

Bugün Filyos Vadisi Projesi’nin tarihsel gelişimi hakkında bilgi veren Avcı, projenin son aşamada içinde yer alan Endüstri Bölgesi’nin TPAO’ya ait gaz işleme tesisi ve bir holdinge ait gübre fabrikasından ibaret olduğunu söyledi. BU tesisin Filyos Vadisi Projesi planlama ilkelerine aykırı olduğunu söyledi. Avcı, “Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, burada 12 bin kişinin istihdam edileceği yüksek ve orta dereceli yüksek teknolojili sektörlerin yer alacağını açıkladı. Ancak burada yenilik yapmayan, içinde inovasyon olmayan gübre fabrikası planlanıyor. Hammaddesi dışarıdan gelecek olan fabrikada üre, nitrik asit, sülfürik asit, amonyum gibi çevresel etkileri son derece yüksek üretimler yapılacak” dedi.

Avcı: “Yeraltı Sularının Tuzlanma İhtimali Var”

Fabrikanın ciddi bir su kirliliği yaratacağını da söyleyen, “ÇED Raporu’na göre Endüstri Bölgesinin kuzeyinde endüstriyel atıkları arıtmak için bir atık su tesisi kurulacak. Denize sadece 200-300 metrede kurulması planlanan bu tesis günlük 1.500 ton endüstriyel atık su üretecek. Atık suyun bir kısmı fosforik asit üretimi için kullanılacak. Atık su tesisinin hemen kuzeyinde göç kuşları için ayrılmış sulak alanlar var. Oraya şimdilik kuşlar geliyor. Yarından sonra gelip gelmeyeceği çok meçhul. Yılda milyonlarca ton su kullanacak tesis, bunu ister Fiyos Çayı’ndan alsın, ister yeraltından çeksin ya da deniz suyu kullansın hepsinin ciddi problemleri var. Aşırı su kullandığınız takdirde denizin yeraltı sularını basması kuvvetli bir ihtimaldir.  Denizden 3-5 kilometre ötedeki akifer yapının bile deniz suyu ile dolma ihtimali var. Bu tarım sulama suyu ile ırmak boyundan temin edilen içme sularının tuzlanması ve kullanılamaz hale gelmesi demek. Bizim başka bir su kaynağımız yok. Bu nedenle bu fabrika bölgenin temiz su kaynakları için tehdit oluşturuyor” dedi.