Gezi Direnişinin 9. yıldönümünde başta Taksim Gezi Parkı olmak üzere, ülkenin dört biryanından, “Karanlığa Karşı Aydınlığı Savunan Gezi Direnişine Sahip Çıkıyoruz” sesleri haykırılıyor.

Zonguldak Demokrasi Platformu, Gezi Direnişinin 9. Yıldönümü nedeniyle ve Gezi Davası sonunda ağır cezalara çarptırılan tutuklularla dayanışma içinde olduklarını ifade etti.

Açıklamada; “Aradan dokuz yıl geçmesine rağmen Gezi Direnişi’nin  parçası olan insanlar/arkadaşlarımız uydurma ve delillerle suçlanıp yargılandıkları dava sonucunda hapis cezasına mahkum edilerek tutuklandılar. Gezi Davası’nda mahküm edilen arkadaşlarımızın nezdinde siyasi iktidarın cezalandırmak istediği tüm Gezi Direnişi ve o direnişin parçası olmuş milyonlarca kişidir.”denildi

Zonguldak Demokrasi Platformu Sözcüsü Maden Mühendisleri Odası Başkanı Çağlar Öztürk yaptığı basın açıklamasında şu görüşleri dile getirdi; “Son yıllarda ülkemizde, antidemokratik uygulamalar siyasal iktidarca olabildiğince artarak sürdürülür politika haline getirilmiş; insan hakları ihlâlleri, ifade ve basın özgürlüğü üzerindeki yasaklar, muhalif ses veren yazılı ve görsel basın üzerindeki siyasi ve ekonomik baskılar, sosyal medya hesaplarının bırakın günümüzü geçmişinin bile incelenip dava konusu yapılması, açılan davalar ve verilen hükümlerin adalet terazisinden yoksun olması gibi demokrasi dışı olaylar yaşanmaktadır.

“Toplumsal muhalefetin tüm unsurları ile sindirilmesi amaçlanmaktadır”

Bu yağma düzenine karşı toplumsal uyanışın ve toplumsal muhalefetin önüne bariyerler örülmektedir. İktidarın politikalarına muhalefet eden tüm kesimler haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevlerine atılmaktadır. Cezaevlerinde hukuk dışı, antidemokratik uygulamalar artmakta, bu uygulamalara karşı gelişen tepkiler de iktidar ve yerel uzantılarınca görmezden gelinmektedir.

Siyasi iktidar tarafından seçim sürecine girildiği bu günlerde toplumsal muhalefetin tüm unsurları ile sindirilmesi amaçlanmaktadır. İtirazlarını ve taleplerini yükseltmek için sokağa çıkan tüm kesimler sınırsız ve orantısız şiddet ile bastırılmaktadır. Son örneğini Gezi Davası’nda ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu davasında gördüğümüz gibi mahkemeler iktidar sopası olarak görev yapıp, iktidar politikaları doğrultusunda kararlar vermektedir.

Ülke tarihimizin en, en yaratıcı, en gurur verici halk hareketi olan Gezi Direnişi’nin bugün dokuzuncu yılı. 9 yıl önce bu günlerde, yaşadığımız karanlık günlerin sorumlusu siyasi iktidarın, bu ülkenin yurttaşlarına karşı tutumu insanlık onuruna dokunduğu için, temel insan hakları gasp edildiği için alanlara indi. 9 YIL önce bugünlerde insanlarımız yurttaşlık bilinci ile; kentsel ve toplumsal hafızanın yok edilmesine, doğanın ranta kurban edilmesine, kent insanına yaşam alanı bırakılmamasına  karşı haklı direniş gösterip sokağa çıktı

“Gezi Direnişi, AKP’nin 20 yılda yarattığı çürümüş, köhne düzenin tam karşısında yer alan aydınlık bir Türkiye geleceğinin temsilcisidir”

Aradan dokuz yıl geçmesine rağmen Gezi Direnişi’nin  parçası olan insanlar/arkadaşlarımız uydurma ve delillerle suçlanıp yargılandıkları dava sonucunda hapis cezasına mahkum edilerek tutuklandılar. Gezi Davası’nda mahküm edilen arkadaşlarımızın nezdinde siyasi iktidarın cezalandırmak istediği tüm Gezi Direnişi ve o direnişin parçası olmuş milyonlarca kişidir. Çünkü Gezi Direnişi, AKP’nin 20 yılda yarattığı çürümüş, köhne düzenin tam karşısında yer alan aydınlık bir Türkiye geleceğinin temsilcisidir.

Gezi Davasında hukuksuzca yargılanıp mahküm edilen Şehir Plâncıları Oda’sı eski başkanı Tayfun Kahraman, Mimarlar Odası Hukuk Müşaviri Can Atalay, TMMOB Yönetim Kurul’u üyesi Mimar Mücellâ yapıcı, İş adamı Osman Kavala, Türk belgeselci Mine Özerden, insan hakları savunucusu, Nesin Vakfı ve Bilgi Üniversitesi gibi bir çok eğitim kurumunu kurucusu Yiğit Ali Ekmekçi, Türk film yapımcısı, gazeteci Çiğdem Mater ve Anadolu Kültür Derneği Yönetim Kurul’u üyesi Hakan Altınay’ın bulunduğu arkadaşlarımız hukuki gerekçelerle değil, politik hesaplarla cezalandırılmışlardır.

“Bu karar karar kabul edilemez ve kabul etmiyoruz! “

Gezi Direnişi nasıl ki bu ülkenin yüz akı ve onurlu tarihinin bir parçasıysa, Gezi Direnişi Davasında yargılanan tüm arkadaşlarımız da bizim yüz akımız ve onurlu tarihimizin bir parçasıdır.

İktidar dayatmasıyla, kurgu iddianamelere dayanarak verilen bu mahkeme kararı Gezi’nin tertemiz direnişini lekeleyemeyecektir. Bu karar karar kabul edilemez ve kabul etmiyoruz!  Gezi Direnişinin arkasında dimdik durduğumuz gibi, Gezi Davasında yargılanan ve ceza alan arkadaşlarımızın da yanında dimdik durmaya devam edeceğiz!

Toplumsal muhalefeti sindirmeye yönelik halkı hedef alan bu karar, gelecekte hem iktidar sahiplerinin hem de bu kararın altında imzası bulunanların üzerinde bir utanç vesikası olarak kalacaktır. Bu hukuksuzlukların sorumlularının yargılanmasına yönelik her türlü girişim ve çabayı destekleyeceğimizden ve gerekli mücadeleyi vereceğimizden kuşku duyulmaması gerektiğini  kamuoyuna duyururuz..

Gezi Direniş Davasının tutuklularını hapishaneden sözlerini bir kez daha haykırıyoruz. ‘’Ya kin ve kibir baskın olacak yada kardeşlik, eşitlik, özgürlük ve demokrasi kazanacak. Biz adaleti, kardeşliği, vicdanı, özgürlüğü ve tabii ki Gezi’yi savunacağız. ADALET İSTİYORUZ,ADALET İSTİYORUZ,ADALET İSTİYORUZ..

KARANLIK GİDER GEZİ KALIR