Sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle tutuklanması ardından gündeme gelen yüzde 98 engelli Bekir Güven, tahliyesi ardından ilerleyen sağlık sorunları nedeniyle aylardır hastanede tedavi görüyordu.  

Yaklaşık 4 aydan fazla bir süredir Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Güven dün gece yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren Güven, yarın öğlen namazına müteakiben Eskişehir Asri Mezarlığı’na defnedilecek. Telefon üzerinden ulaştığımız eşi Rukiye Güven, eşinin aylardır hastanede tedavi gördüğünü belirtti.

Bekir Güven’in vefatı nedeniyle, yoldaşları şu paylaşımı yaptı.

TKP’nin, işçinin Sesi hareketinin pırlanta gibi militanı, 2 Temmuz Sivas katliamında yüzlerce ilerici ve Alevi’yi dik duruşu ve militanlığı ile ölümden kurtaran komünisti, Bekir Güven’i (Delibaş) 16 Haziran gecesi yitirdik. Bu değerli komünist ve Kürt yoldaşımızı sevgiyle minnetle en derin yoldaşlık duygularıyla anacağız. Yarın Eskişehir’de toprağa verilecek. Yattığı yer Işıl Işıl olsun.

Çalışma arkadaşı

Yoldaşı Güven

NE OLMUŞTU?

Yüzde 98 engelli Güven, sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle hakkında verilen 22 ay hapis cezasının onaylanması ardından 20 Eylül 2021 tarihinde tutuklanarak, cezaevine konulmuştu. Avukatların girişimi üzerine Güven, savcılık kararıyla 3 gün tutuklu kaldığı cezaevinden Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırıldıktan sonra hastanenin Sağlık Kurulu tarafından verilen “sağlık gerekçesiyle cezanın ertelenmesi” yönündeki rapor İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından onaylamıştı. Hastane raporunun ATK tarafından onaylanmasıyla Eskişehir İnfaz Savcılığı kararıyla Güven serbest bırakılmıştı.

RİNG ARACIYLA ATK’YE GÖTÜRÜLÜDÜ

 Tek başına yaşamını idame edemeyen ve 24 saat bakıma muhtaç olan Güven, cezaevinde tek kişilik hücrede tutulmuş, tepkiler ve girişimler üzerine hastaneye yatırılmıştı. Hastaneden İstanbul ATK’ye ambulansla gideceği söylenmiş ancak gece saat 3’te ring aracıyla götürülmüştü.

Serbest bırakıldıktan sonra konuşmakta güçlük çeken Güven, MA’ya yaptığı kısa açıklamada yaşadıklarını şu sözlerle anlatmıştı: “Ben yaşadım, hasta tutuklular için uygun değil cezaevleri. Derhal hasta tutuklular serbest bırakılmalı, heyete çıkarken polislerden biri bana kelepçe takmaya çalıştı, hayatımın en kötü 3 günüydü.” (Evrensel Gazetesinden derlenmiştir)