Zonguldak Kadın Doğum Hastalıkları Hastanesinde Yeni Doğan Üniversitesinde 4 yıldır hemşire olarak görev yapan Duygu Güneş Hastane Müdürü Rüştü Moğul tarafından  sözlü ve fiziksel şiddete uğradığını dile getirdi.

Zonguldak Kadın Doğum Hastalıkları Hastanesinde Yeni Doğan Üniversitesinde 4 yıldır hemşire olarak görev yapan Duygu Güneş sözlü ve fiziksel şiddete maruz kaldığını söyledi.

KESK’e Bağlı SES Zonguldak Şube’sinde yapılan basın açıklamasına SES Zonguldak Şube Eş Başkanları Aytekin Aygün, Döndü Temel ve SES Yönetim Kurulu Üyesi Muazzez Derya Akar ile Şiddete uğrayan Duygu Güneş katıldı.

Açıklamayı SES Zonguldak Şube Eş Başkanları Aytekin Aygün yaptı.

Duygu Güneş “Bu hayatta en savunmasız doğa, hayvanlar, çocuklar ve kadınlardır.  Ben hayvanı korumaya çalışırken bir kadın olarak şiddete uğradım” dedi

SES Zonguldak şube eş başkanı Aytekin Aygün “İş yerlerimizde şiddetsiz ve sağlıklı bir çalışma ortamının kurulması için, şiddete karşı çıkan tüm örgütlerin, herkesin karşı tavırlarını ortaya koymaları gerektiğini düşünüyoruz.  Birimize gösterilen şiddet hepimize gösterilmiştir.  Bugün bir hemşirenin elinin üstüne kapatılan kapı yarın hepimizin yüzüne kapatılacaktır. Bugün bir hemşirenin kollarını sıkıp morartan eller yarın hepimizin soluğunu kesecektir.”

Duygu Güneş yaşadığı olayı şöyle dile getirdi; “Ben 4 senedir Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Yeni Doğan Ünitesi’nde hemşireyim, aynı zamanda ben hayvan severim. Hastane içine girmiş olan bir kediyi koliye konulup bir yere atılacağı konusunda bilgi geldi. Ben hemen aşağıya indim Müdür Bey ile giriş katta karşılaştık elinde kutu hastaneden doğru çıktı, arkasından seslendim; ‘Müdür Bey kendi nereye götürüyorsunuz’ diye döndü ve bana  ‘sana ne’ dedi.  Daha sonrasında araca doğru yürümeye devam etti. Ben de peşini bırakmadım, arkasından garaja indim.  Ben sonrasında yanına gittim dedim ki, ‘Kediyi nereye götürüyorsunuz bana verin, madem bir sıkıntı var. Ben bırakırım uygun bir yere’ dedim. Çok çirkin bir dille üstüme yürüdü. Ben yine sakinliğimi koruyarak, ‘Müdür Bey kediyi bana verin, bu şekilde olmaz. Hayvanda kutunun içinde aşırı derecede korkmuş bir şekilde ağlıyordu.  Beni iki kolumdan tutup sarstı ve fırlattı yan tarafa doğru. Ondan sonra şoför arkadaş geldi bu sefer o beni kenara savurup attı. Sonrasında ben servisime çıktım, arkadaşlara durumu anlattım. Darp raporu aldım. 

Bunun akabinde de ben hayvan sever olduğum için o çevrede de köpeklere, kedilere elimden geldiğince bakmaya çalışıyorum. Bu hayvanların hepsi küpeli ve aşılıdır, hiç birinin insana zararı yoktur.  Ben mesleğim gereği merhametli ve vicdanlı bir insanım. Aynı şekilde bu merhameti ve vicdanı gerek hayvan koruma görevlisi olarak hayvana karşı da göstermeye çalıştım. Bu hayatta en savunmasız doğa, hayvanlar, çocuklar ve kadınlardır.  Ben hayvanı korumaya çalışırken bir kadın olarak şiddete uğradım.” şeklinde başından geçen olayı anlattı.”

SES Zonguldak şube es başkanı Aytekin Aygün

Sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalan hemşire Duygu Güneş’in açıklamasının ardından SES Zonguldak şube es başkanı Aytekin Aygün de yaptığı açıklamada, “Zonguldak Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde çalışan sendikamız üyesi hemşire Duygu Güneş, hastane  müdürü ve başka bir hastane çalışanı tarafından sözlü, fiziksel şiddete maruz bırakılmıştır.Bugün burada, artan şiddet kültürünün nerelere kadar uzandığını konuşmak için toplandık. Bugün burada, kamusal alandaki eril tahakkümün çalışma alanlarımızı nasıl törerize ettiğini konuşmak için toplandık.Somut ve acı bir örnek olarak hemşire arkadaşımız Duygu Güneş’in  maruz bırakıldığı şiddeti, basın ve kamuoyuyla paylaşmak için toplandık.

Sağlıkta önlenmeyen ve her geçen gün artarak devam eden şiddetin bir uzantısı olarak, hiçbirimiz güvende değiliz. İş yerlerimizde uğradığımız yıldırma ve psikolojik şiddeti  reddederken bir üyemizin Hastane Müdürü ile yanındaki başka bir çalışan tarafından darp edildiğini öğrenmek sabrımızı taşıran son damla olmuştur. Hemşire Duygu Güneş’e yapılan, özelde tüm hayvan dostlarına ve kadınlara, genelde ise tüm sağlık emekçilerine yapılmıştır.

“Şiddet faillerinin çalışma ortamından uzaklaştırılması gerektiğini düşünüyoruz”

Sağlık sisteminin tüm eksiklerine rağmen yürütülen sağlık hizmetleri sağlık emekçilerinin özveri ve çabasının bir ürünüdür. Basına yansıyan ve yansımayan sağlıkta şiddet vakalarının tamamı sağlıkçıları bir araya getirmektedir ve elbette onları şiddete karşı topyekün bir mücadeleye itmektedir. Sağlık emekçileri hangi şartta olursa olsun şiddetin uygulayıcısı ya da destekçisi olamaz, olmamalıdır. Fakat yaşanan olay gösteriyor ki hemşire arkadaşımıza şiddet uygulayan onu darp etmekte sakınca görmeyenler, bu gücü “müdür” ve “erkek” olmaktan almış ve gösterdiği şiddette bir beis görmemiştir.

Yaratılan şiddetin tüm hastanenin havasını zehirleyeceği ortadadır. Bizler, sağlıkçı arkadaşlarımızın güvenliği ve iş barışı için şiddet faillerinin çalışma ortamından uzaklaştırılması gerektiğini düşünüyoruz.

İş yerlerimizde şiddetsiz ve sağlıklı bir çalışma ortamının kurulması için, şiddete karşı çıkan tüm örgütlerin, herkesin karşı tavırlarını ortaya koymaları gerektiğini düşünüyoruz.

Birimize gösterilen şiddet hepimize gösterilmiştir.

Bugün bir hemşirenin elinin üstüne kapatılan kapı yarın hepimizin yüzüne kapatılacaktır.

Bugün bir hemşirenin kollarını sıkıp morartan eller yarın hepimizin soluğunu kesecektir.

… ve bugün sessiz kalınan, reddedilmeyen, görmezden gelinen şiddet yarın her yerde meşrulaşacaktır.

“Yöneticinin acilen görevden alınması gerekmektedir”

Sağlık bir ekip işidir ve bu ekibin;  doktorundan başhekimine, hemşiresinden temizlik görevlisine herkes şiddete karşı dayanışma içerisinde olmak zorundadır. Sağlık emekçisi, aldığı görev ve sorumluluğu kişisel hezeyan ve kaprislerle sürdüren yöneticilerin kuklası değildir. İstediğine ulaşamayınca hemşire bir kadını darp etmekten geri durmayan, şiddeti, sağlık alanında çalışmasına rağmen meşrulaştıran yöneticinin acilen görevden alınması gerekmektedir.

Uygulayıcısı kim olursa olsun, şiddetin ifşa edilmesi sürecinde alacağımız tavrın şiddeti durdurmaya yarayacağını biliyoruz. Ancak ses çıkararak, reddederek engellenebileceğinin farkındayız. 

Susmuyoruz, korkmuyoruz, omuz omuza mücadeleyi sürdürüyoruz.

Şiddetin her türlüsüne karşı olduğumuzu birkez daha söyleyerek sağlık alanının her hücresinden sökülüp atılana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Adli süreç başlatılmış olup sendikamız hemşire arkadaşımızın yanındadır ve sürecin takipçisi olacaktır.