KESK Şubeler Platformu, “Adil bir ek gösterge düzenlemesi için 3600 ek gösterge istiyoruz” konulu basın açıklaması yaptı.

KESK Zonguldak Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü, Tüm Bel-Sen Zonguldak Şube’sinde, Şube Başkanı İsmail Sefertaş yaptığı basın açıklamasında; “Pandemi  döneminde olağanüstü  hizmet veren  bedelini hayatlarıyla ödeyen belediye emekçileri bugün yok sayıldı”dedi

Açıklamaya, KESK’e Bağlı Sendikaların Şube Başkan ve yöneticileri katıldı.

Şube Başkanı İsmail Sefertaş, açıklamasında; “Bizler bugün Tüm Bel-Sen Zonguldak Şubesi olarak, bu alanda yakın zamanda kamuoyuna “ Devrim gibi reform”  diye sunulan “ 3600 ek gösterge”  yara tasarısındaki vahameti belediye işkolu gibi onlarca kamu idaresindeki milyonlarca memurun aslında masada nasıl satıldığını  ve 3600 ek göstergeyi verdik dedikleri kesimlerin aslında 3600 e  yaklaşmasının dahi söz konusu olmadığını,  kısaca gerçekleri ifade edeceğiz. Gerçekleri ifade edeceğiz çünkü öfkemiz çok büyük, gerçekleri ifade edeceğiz çünkü bu ülkeyi yöneten siyasilerin ve sarı sendika temsilcilerinin, emekçilerin gözünün içine baka baka gerçeği yansıtmayan ve kelime oyunları ile göz boyamalarına müsaade etmeyeceğiz. Cumhurbaşkanının açıklaması ile başlayan sonrasında  sarı  konfederasyon başkanının “kıvrana kıvrana “  yaptığı  açıklama ile devam eden ve çalışma bakanlığının açıklaması ile ortaya çıkan manzaranın karşılığı nettir.

“Kamu emekçilerinin % 99 unun yoksulluk sınırında”

“Mahalli idarelerde çalışan yüz binlerce emekçi önce toplu sözleşme masasında ardından bunu izleyen 3600 ek gösterge masasında ortada bırakılmış yok sayılmıştır. 1. Derece memurların ek göstergelerini 3600 seviyesine çıkartacağız beyanatı sadece 4 meslek kolu için geçerlidir. ( Eğitim, sağlık, diyanet, emniyet) bunun dışında kalan  mahalli idareler, büro, maliye, adliye, gümrük, tapu kadastro, enerji maden, ulaştırma ve haberleşme, tarım orman, bakanlıklar ve taşra teşkilatları gibi onlarca kamu kurumunda ter döken  emekçinin umudu ve beklentisi “ iflas” ile sonuçlanmıştır.  Bizler başından beri  bu düzenlemenin adil ve eşit bir standarda oturtulması gerektiği ve 1. Dereceye haiz kamuda tüm çalışanların istisnasız 3600 ek göstergeye çıkartılması gerektiğini ifade etmiştik ancak böyle yapılmadı. Maalesef  basınımız hükümet tarafından iletilen beyanatları esas alarak verdikleri haberlerde “ 3600 sorunu tüm kamuda çözüldü” dediler nasıl bir sorun çözme bu! haberler ve köşe yazıları yazıldı utanmadan sıkılmadan. Sürecin içinde olmayanların anlamasının mümkün olmadığı ve kelime oyunları ile süslenmiş bu saptırmanın gerçek yüzünü anlatıyoruz. Siz değerli basınımızla bunu  paylaşmayı bu yüzden çok önemli buluyoruz. Pandemi  döneminde olağanüstü  hizmet veren  bedelini hayatlarıyla ödeyen belediye emekçileri bugün yok sayıldı. Can ve mal sahiplerinin bile kaçtığı  yangınlar gözünü kırpmadan giren itfaiye emekçileri, sokakta, pazarda, yazın sıcağı kışın ayazında sokakta saatlerce görev yapan  zabıta emekçileri ve bürolarda saatlerce ekran bombardımanına maruz kalan emekçilerimizin  % 95 i yok sayıldı. Belediyelerde görev yapan ekonomist, hemşire, arkeolog, müfettiş yardımcısı ve avukat  kadrolarda 3600 vererek bu rezaleti örtbas edemezsiniz. Bu kadroların toplamı tamamının   % 1 inden daha azdır. Verdiklerini ifade ettikleri 600 puan artışı için yurttaşlarımız ciddi bir zam ve kazanım olarak görebilir. Bu komediyi de izah edelim hemen değerli Zonguldak halkı bu verdik dedikleri 600 puan artışının getirisi 1,5 kilo domates (45-60 TL) emekli maaşına getirisi ise 3,5 kilo domates ( 115 tl) parasından ibarettir. Üstelik bu 600 puanlık  artışın karşılığı hayalet bir ek gösterge rakamıdır. 2200 ek göstergeli bir emekçinin puanını +600 ile 2800 yaptığınızda bu şekilde bir barem çizelgesi yoktur.  600 puan artışın  karşılığı olan tazminat oranların arttırılıp yasal düzenlenmesi olmadıkça bu hayalet ek gösterge artışları kelime oyunu olmaktan öteye geçemeyecektir. Ülke ekonomisinin dibe vurmuş zam üstüne zam asgari ücretin açlık sınırın yarısı bile etmiyor.  Kamu emekçilerinin % 99 unun yoksulluk sınırında, ev araba almak hayal olmuş, gerçek işsizlik % 25 lerde  metropollerde çalışan  memurların çoğu Anadolu’ya gitmek için dilekçe  verdiği bu dönemde   bizler için 55 tl zamdan fazlası olmayan bu düzenlemeyi devrim, reform gibi satmaya kalkanlara diyoruz ki; kamu  emekçileri ve  gerçek emek örgütleri olarak bu palavralara karnımız tok. Gerçekler su kabarcıkları gibidir ve eninde sonunda ortaya çıkmak gibi bir alışkanlıkları vardır. Sizin palavralarınız sadece  3 gün sürdü bugün gerçeğin yarın da bizlerin mücadele günü. Ekranlarda kıvrana kıvrana açıklama yapmaya çalışan sarı sendikaya buradan tekrar sesleniyoruz. Temsili yetiniz sendikacılık değil bunu üyeleriniz, kamuoyu ve iktidarınızda biliyor siz iktidarın taşeron sendikasısınız. Değil hak almak bunun yanına dahi yaklaşamıyorsunuz. Bir de utanmadan sıkılmadan basından duyduklarını itiraf etmişlerdir. Tabaklarına servis edilenleri üyelerine servis etmişlerdir. Bunun içindir ki sarı konfederasyonun değerli üyeleri gerçek sendikalarda örgütlenmek için neyi bekliyorsunuz ki? Bu kentte siyaset yapan parti il başkanlarına , milletvekillerini  uyarıyoruz. Bu tasarı TBMM ne geldiğinde hangi partinin nasıl tutum aldığını biliyoruz. Bunları  kahve kahve, köy köy  teşhir edeceğiz.

“Son olarak tüm belediye emekçilerine sesleniyoruz” Tüm Bel-Sen in KESK in gücünü bu kent çok iyi bilir. Ekmeğimiz ile oynayanları asla unutmayız unutturmayacağız da. Belediye emekçisi sahipsiz değildir. Onun çelik iradesinde yetişmiş  Tüm Bel-Sen vardır. Bu rezalete asla boyun eğmeyeceğiz. sarı konfederasyon dışındaki diğer konfederasyonlara da sözümüz var.  Gün ölü taklidi yapma günü değildir. Ya üyelerinizin hak ve kazanımları için   alana çıkacaksınız ya da bu rezalete ortak olacaksınız. Bu konuda  sarı konfederasyon dışındakilerle ortak çaba göstermeye hazırız. Son olarak tüm belediye emekçilerine sesleniyoruz.  Ekmek gelecek ve aileleriniz için hızlı ve acil olarak  ifade ettiğimiz bu gerçekler üzerinden tavır ve tutum almaya gerçek sendikalarda örgütlenmeye hakları için bizler ile omuz omuza yan yana mücadele etmeye çağırıyor ve davet ediyoruz.”

Reklam