Doğan Özgüden

60’lar Türkiyesi’nin seçkin sol aydınlarından, gençlik ve işçi liderlerinden Harun Karadeniz’i bundan 47 yıl önce, 15 Ağustos 1975’te kaybetmiştik. Harun aynızamanda sosyalist Ant Dergisi’nin yazarlarındandı, her hafta yayınladığımız “Devrimcinin Sözlüğü” onun eseriydi.

1942’de Giresun’da doğmuş olan Harun Karadeniz 1962’de İTÜ İnşaat Fakültesi’ne girdi. Öğrencilik yıllarında İTÜ Öğrenci Birliği başkanlığı yaptı. Birçok anti-emperyalist eylemin en ön saflarında, boykotlarda, okul işgallerinde kitleleri yönlendiren isimlerden biriydi.

Dönemin en büyük öğrenci yürüyüşü olan “Özel okullar devletleştirmelidir” yürüyüşünün ön saflarında yer almış, 1968’de eğitim sisteminin değişmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi’nin öğrenciler tarafından işgalinde öncü olmuştu.

Ama Harun gençlik mücadelesini her daim işçi sınıfının öncülüğündeki sosyalist devrim mücadelesinin bir bileşeni olarak görmüştü. Bu amacını Avrupa’da 1968 direnişleri başladıktan sonra Ant’a verdiği demeçte şöyle açıklıyordu: “Gençlik liderleri toplumların sosyal, ekonomik yapısına göre farklı nitelikler taşır. Batı gençliği ve onun liderleri, az gelişmiş ülke gençlerine kıyasla, belirli bir refah içindedir. Bunların yurt ve dünya sorunlarıyla ilgilenmeleri kendi isteklerine bağlıdır. Az gelişmiş ülkelerin gençligi ise, Batı gençliğinin aksine kendisinin ve ülkesinin geleceğinden endişelidir. Bu gençlik için, yurt ve dünya sorunlarıyla ilgilenmek ve onları çözüme doğru götürmek kaçınılmaz bir zorunluluktur.”

Harun, 1968’de İTÜ’nün işgalinde öncüydü. Ama işçi sınıfının mücadelesinde de ön saflarda yer alıyordu. Örneğin İstanbul’da Derby Lastik fabrikası işçiler tarafından işgal edildiğinde İstanbul Teknik Üniversitesi İşgal Konseyi de oradaydı, Harun Karadeniz işçilere sesleniyordu: “Bu halkın evlatları olan bizler, halka dönük düzeni kurana dek çalışacağız. Bugün burada sizin yanınızdayız. Gerektiğinde yine geleceğiz ve her hareketinizde sizinle beraber olacağız!”

O zamana kadar gençlik eylemlerinde “Ordu-Gençlik Elele” sloganı atılırken, Harun ve ar kadaşlarının bu dayanışmasını 9 Temmuz 1968 tarihli Ant’ın kapağında “İşçi-Gençlik Elele!” sloganıyla duyurmuştuk.

Sınıf mücadelesi açısından 1969’un önemli gelişmelerinden biri, yıllardır değil kutlanması, adının anılması dahi yasaklanan 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın DİSK yönetimi tarafından ilk kez bir bildiri yayınlanarak kutlanmasıydı. O yıl Harun’un lideri olduğu ITÜ Öğrenci Birliği başta olmak üzere birçok öğrenci örgütü de bildiriler yayınlayarak işçi sınıfı bayramı kutlamasına katıldılar.

Aynı yıl ilkokullarda okutulan alfabenin sınıfsal eleştirisini yaparak Ant’ın yazı kuruluna da katılan Harun Karadeniz daha sonraki sayılarda her hafta “Devrimcinin Sözlüğü” köşesini hazırlamayı üstlendi.

İstanbul’un Kartal bölgesinde işçiler tarafından İstanbul Bölgesi İşçi Birliği’nin kuruluşunda Harun Karadeniz aktif olarak yer almıştı.

12 Mart 1971 Darbesi sonrasında sıkıyönetim tarafından açılan TKP davasında askeri savcılığın parti genel sekreteri Zeki Baştımar’la birlikte haklarında arama kararı çıkarttığı ilk dokuz sanık arasında Harun Karadeniz’le birlikte yer almıştık.

TKP ve Dev-Genç davalarından yargılanırken kanser hastalığından tedavisine izin verilmeyen Karadeniz 15 Ağustos 1975’te bu amansız hastalıktan hayata veda etti.

Yoldaşı Masis Kürkçügil’in anlattığına göre İstanbul sıkıyönetim adli müşaviri Harun Karadeniz’in eşine onun yurtdışına çıkmasına izin vermemelerinin gerekçesini şöyle açıklamıştı: “Ölsün istiyoruz. O eline silah almadı, eğer eline silah alsaydı işini bitirmek çok kolaydı…”

Harun genç yaşında yaşama veda etmeden önce Olaylı Yıllar ve Gençlik, Eğitim Üretim İçindir, Devrimcinin Sözlüğü, Yaşamımdan Acı Dilimler ve Kapitalsiz Kapitalistler gibi dönemi anlatan teorik kitapları kaleme almıştı.

İnci de, ben de, değerli dostumuz ve yoldaşımız Harun Karadeniz’i sevgi ve özlemle anıyoruz.

********************************************

Susma Gazetesi olarak “Yolumuz İşçi sınıfının Savaş Yoludur” diyen Devrimci Gençlik Lideri, Harun Karadeniz’i saygıyla özlemle anıyoruz