Doğumla ölüm arası upuzun gözüken ama hemencecik bitebilen bir yolmuş.

Halledemediğin sandığın ne varsa, birgün bir anda kabullenilebilirmiş. Bazen gecenin üçünde olurmuş, bazen de evinin kapısını açarken bile olabilirmiş hatta bu kabulleniş.

Ne çok okuyan bilirmiş, ne de çok gezen. Her ikisini aynı anda yapabiliyorsan ne mutlu. Ama asıl önemli olan bulunduğun her yerde kendine bir şeyler katabilmekmiş. Öğrendiğin her şey yaldız olup üzerine yağarmış.

Mantığının almadığına kalbini açman gerekebilirmiş. (bazenleri.)

İçine sinmeyen durumlarda hemen muhalefet olmak yerine araştırıp öğrenmek gerekirmiş. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek insanlık görevinmiş. Oku, öğren, sonra düzeltebilmek için harekete geç. (bakınız ekonomi hoşuma gitmedi iktisatçı oldum(!))

Her siyasetçi siyaset yapamayabilirmiş, asıl mesele verilen sözlerin tutulmasıymış.

Üniversiteler ilim, bilim yuvası olmalıymış. Hakkını savunmazsan sesini daha çok kısarlarmış.

Mücadele etmek dünyanın en güzel hislerinden birisiymiş. İnandığın yolda söylenenlere kulak asmadan, başarısızlıklarını kabul edip ders çıkartarak yürüyebilmek seni sen yapan en büyük etkenmiş. (mücadelesinden vazgeçmeyenlere çok selam.)

Hayallerindeki o her şeyin eşit olduğu düzen aslında pek de uzak değilmiş. Zor bir yolmuş fakat imkansız değil(miş.)

Temelde insamışsın, etten kemikten bir varlık. Yani hiç gerek yokmuş öyle; bu tembel, bu zayıf, bu inançlı, bu inançsız diye ayrıştırmaya.

Sevdiğin her şeyin ve herkesin bir zamanı varmış hayatında. İnsanlar değişirmiş, birileri girer birileri çıkarmış ama ne gidenleri unuturmuşsun ne de gelenlerde olmayan şeyleri ararmışsın. (bir nevii kabulleniş.)

Zor zamanlarında dönüştüğün kişinin yanında olanlara ömrün boyunca minnet borcu hissedermişsin.

Kendini çok değersiz ve işe yaramaz hissettiğin zamanlarda bile aslında dünyanın bir yerlerinde sana hala inanan ve değer verenler varmış. (kucak dolusu mutluluk benden onlara)

Kalbinin yarısı aslında kardeşininmiş, diğer yarısı da kardeşinin yavrusunun oluveriyormuş bir anda.

Bir kuşu avucunun içine aldıktan sonra çok sıkarsan ölürmüş. Serbest bırakacakmışsın ki uçup gidecek mi, hadi gitti diyelim geri dönecek mi görmek gerekmiş.(naçizane)

Kadın  kadının kurdu değil, yurduymuş. Bazı savaşlar birleşe birleşe kazanılırmış. (Kazanacağız!)

İnsanın kafası dağınıkken yazı yazmamalıymış. Toparlanmalı öyle devam etmeliymiş. (2 hafta önceki yazıma ithafen)

İyisiyle, kötüsüyle yaşadığın hayat seninmiş. İyikilerin artsın diye elinden geleni yaparmış, belli bir noktadan sonra keşkeleri düşünmezmişsin…

Her zaman dediğim gibi; TEŞEKKÜRLER HAYATIMA!

İyilikle, güzellikle ama en çok mutlulukla kalın.