Eğitim Sen üyesi emekçiler, iktidarın öğretmenleri ayrıştıran meslek kanuna karşı Türkiye genelinde olduğu gibi Çaycuma’da da alanlara çıktı. Açıklamaya Eğitim Sen üyelerinin yanı sıra 23 gündür grevde olan Petrol-İş Sendikasına üye Ece Seramik işleri, emekli öğretmenler, CHP Çaycuma Kadın Kolları üyeleri, ADD Çaycuma Şube Başkanı Ela Mantarlı Kurt ve sayıda kişi katıldı.

Çaycuma Öğretmenevi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi Zeynel Bakıcı, öğretmenleri ayrıştıran Öğretmenlik Meslek Kanunu ve yönetmeliği ile seminer ve sınavların iptal edilmesini, eğitim öğretim ödeneğinin eğitim alanında görev yapan tüm eğitim emekçilerine bir maaş tutarında ödenmesini ve güncelliğini yitiren banka promosyonlarının yenilenmesini talep ettiklerini söyledi.

Çaycuma’da kurulu bulunan Ece Seramik fabrikasında toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı için greve giden Petrol-İş Düzce Şubesinin örgütlendiği Ece Seramik işçilerini adına konuşan işyeri temsilcisi Durmuş Demirci, “Öğretmenlerimiz başımızın tacıdır. Haklı eylemlerini destekliyoruz. Öğretmenlerimizin bize verdikleri destek için de teşekkür ediyoruz. 23 gündür grevdeyiz. Biz de ekonomik olarak zor şartlarda yaşıyoruz, geçinemiyoruz. Asgari ücretle geçinmek mümkün değil. Çocuklarımızın geleceği için de grevdeyiz.  Çaycuma halkının desteğininin sürmesini bekliyoruz. Kararlıyız, grevimizi kazanımla bitereceğiz.” dedi.

Eylemde, “Sınav değil, mesleki itibar”, “Ece Seramik işçisi yalnız değildir” sloganları atıldı.

Çaycuma Öğretmenevi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi Zeynel Bakıcı şunları söyledi;

“Öğretmenlik Meslek Kanunu İptal Edilmeli, Angaryaya Dönüşen Seminer-Sınav Süreci Durdurulmalıdır! Ekonomik ve Özlük Hak Kazanımları Ayrımsız Uygulanmalıdır!

Siyasi iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimin asli bileşenlerinin görüşünü almadan, masa başında hazırlanmış meslek kanunu ile eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını tek taraflı olarak düzenlemiştir. Bu kanun, muhatabı olan öğretmenlerin iradesi dışında, onların hakları ve taleplerini dikkate almadan hazırlanmış, eğitim emekçilerinin bütün eleştirilerine rağmen, yandaş sendikanın desteği ile iktidar tarafından yasalaştırılmıştır. Anayasa Mahkemesi süreci devam ederken yönetmelik yayınlanmış ve öğretmenlik kariyer basamakları sürecinin uygulamasına başlanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin bir an önce bu haksız süreci durdurmaya yönelik olarak karar sürecini hızlandırmasını talep ediyoruz. Ayrıca sendikamız tarafından yönetmeliğin bütün maddelerine ilişkin Danıştay’a açılan iptal davası da kamu vicdanını yaralayacak eşitsizlikler ortaya çıkmadan bir an önce sonuçlanmalıdır.

Sendikamız bu kanuna dair sürecin en başından bugüne itirazlarını yükseltmiş, gerek eylem ve etkinliklerle, gerekse hukuksal mücadeleyle bu kanunu ve bağlı süreci durdurmaya çalışmıştır. Ne yandaş sendika gibi kanunu desteklemiş ne de iyileştirmeler, kısmı düzenlemeler talep etmiştir. Kanuna muhalefet eder gibi gözüküp üyelerini sınava hazırlama tutumuna da girmemiştir. Eğitim emekçilerinin bu kanun ve yönetmelik kapsamında angaryaya dönüşen seminer kıskacına alınmasına da sınava da kariyer basamaklarına da karşı olan sendikamız, bu kanunun ve yönetmeliklerin bir an önce iptal edilmesini, öğretmenlere yaşatılan anlamsız, nitelik kazandırmayan ve tersine öğretmen emeğini değersizleştiren bu sürecin bir an önce durdurulmasını talep etmektedir.

Ekonomik krizin derinleştiği bu dönemde eğitim emekçilerinin ekonomik ve özlük hak kazanımlarının kariyer basamaklarına ve sınavlara endekslenmesi asla kabul edilemez. Tüm eğitim ve bilim emekçileri için, hiçbir ayrım yapılmadan yoksulluk sınırının üzerinde insanca yaşanabilir bir ücret düzenlemesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi çalışması ivedi biçimde hayata geçirilmelidir.

Kapsamlı ve bütüncül bir Öğretmenlik Meslek Kanunu, tüm eğitim emekçilerinin ekonomik taleplerini ve başta iş güvencesi olmak üzere öğretmenlerin temel haklarını, sosyal, demokratik ve özlük haklarını güvenceye almak zorundadır. Mevcut meslek kanununun öğretmenlerin ihtiyaçlarını karşılamadığı açıkça ortadadır. Bundan dolayı yeni bir meslek kanunu düzenlenmek zorundadır. Öğretmenler lehine bir içerik taşıması gereken meslek kanunu, ILO ve UNESCO tarafından 5 Ekim 1966’da kabul edilen “Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı”na uygun şekilde düzenlenmelidir.

Eğitim Sen olarak, eleştiri ve önerilerimiz doğrultusunda hazırlanacak gerçek bir meslek kanununu talep etmeye devam edeceğiz.

Eğitim Öğretime Hazırlık Ödeneğinin, Ayrımsız Bütün Eğitim Ve Bilim Emekçilerine Bir Maaş Tutarında Ve Yılda İki Kez Ödenmesi Sağlanmalıdır

2021 Ağustos ayında yandaş sendika tarafından imzalanan toplu sözleşmenin “Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” bölümünün “Öğretim Yılına Hazırlık Ödeneği” başlıklı 11. maddesinde, “657 sayılı Kanunun ek 32 nci maddesinde öngörülen öğretim yılına hazırlık ödeneği; 2022 yılında 1.325 TL, 2023 yılında 1.400 TL olarak ödenir” hükmü bulunmaktadır.

2020 yılında 1210 TL, 2021 yılında 1250 TL olarak verilen eğitim ödeneği, günümüz enflasyon oranları ve kırtasiye kalemlerindeki ciddi artışlara rağmen, yandaş sendika sayesinde 2022 yılında sadece 1325 TL olarak ödenecektir. Ekonomik krizin geldiği düzey ve enflasyon oranları dikkate alındığında bu rakamın çok yetersiz olduğu açıktır. Gerekli düzenlemeler bir an önce yapılmalı ve eğitim öğretime hazırlık ödeneğinin, ayrımsız bütün eğitim ve bilim emekçilerine bir maaş tutarında ve yılda iki kez ödenmesi sağlanmalıdır.

Eğitim Sen, tüm eğitim emekçilerinin sesi olmaya devam edecek ve ekonomik, özlük, mesleki, sosyal ve demokratik haklarımız için mücadelesini yükseltecektir. Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”