Başlıkta verdiğim 5 sendika Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)’da örgütlü sendikalar memur ve işçi sendikası.

Yetkili sendika Memur-Sen’e bağlı Enerji Bir-Sen, ve Türk-İş’e bağlı GMİS Yani iktidar sendika, işçiler özelinde GMİS, Memurlar özelinde Enerji Bir-Sen.

KESK, Birleşik Kamu-İş, Türkiye Kamu-Sen bir anlamda muhalefetteler.

Gerçi siyasal yelpaze olarak değerlendirirsek, Türk Enerji-Sen ile Enerji Bir-Sen AKP-MHP (Cumhur ittifakı)’nın siyasal eğiliminde olan sendikalar.

Geçtiğimiz hafta Susma’nın ana manşet haberi “Gelik’te neler oluyor, Bu zarar kim ödeyecek?” başlığını taşıyordu.

Özetle, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)’ya bağlı Gelik İşletme Müdürlüğünde skandal nitelikte kamu zararı yaşandığı ve İşçi-İşveren yetkilileri konuyu kamuoyundan gizlediği iddiaları gündeme düştüğü dile getirilmişti.

Ve ÇİN’den Şilt denen makinelerin üretim alanındaki uygulamaları sonucu Gelik’te maden ocağında yangın meydana geldiği ve yangının söndürülmesi için yine teknik olarak yangın bölgesinin üretime ve her türlü işleme kapatıldığını ve kapanan bölgede Şilt denen makinalardan 100’e yakını o kapanan bölgede kaldığına değinilmişti.

Haberin kamuoyuna yansıması sonrası haberin yangın ile ilgili gerçeğini GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil doğruladı.

Yeşil hem basın mensuplarının sorusu üzerine hem de görev gereği, işçilerin işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından taşıdığı sorumluluk nedeniyle yaptığı açıklamada, “Türkiye Taşkömürü (TTK) Gelik Müessesinde Mekanize kazısında oksijenle kömürün birleşmesi sonucunda yangın çıktığını bu nedenle bir facia yaşanmaması için tedbir amaçlı ayağın yapıldığı üretime kapatıl dığını”dile getirdi.

Fakat Yeşil, bu durumunun alınan Şilt denen makinalardan değil işçi açıklarından kaynaklandığına vurgu yaptı ve “Milyon dolarlık bir yatırım var. Bu malzemeler zarar görmez çünkü açık alevli bir yangın değil”dedi.

GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil’e yönelik başka sorularda vardı.

Fakat özellikle ana konu kamu zararının meydana geldiği iddiasına bir cevap niteliği taşıdığı için öncelikle Sayın Yeşil’i kutlamak istiyorum. Cesaretli, açık ve kamuoyunun bilmesi gereken noktada açıklama yaptığı için.

Fakat işçi sendikalarının dışında örgütlü bulunan memur (Kamu emekçileri) sendikalarının bu konuyu es geçmeleri, hiç gündeme almamaları, meydana gelen tehlike ve kamu zararı konusunda ki duyarsızlıklarını anlamakta güçlük çektiğimi ifade etmek isterim.

Burada sendikalı olmanın-amir memur ilişkisinin ülkedeki yerini anlama açısından öğretici .

İşçi sendikası konuya kendi cephesinden hemen cevap verdi. Kamuoyu aydınlattı. Memur sendikalarının ise daha alacak çok yolları olduğu amire karşı henüz kamu emekçilerinin yada ülke çıkarlarının bir anlamda toplumsal çıkarı savunmada “Sendikal Birlik-sendika içi demokrasi-militan eylem” ilkesinde daha çok deneyime, birikime ve cesarete ihtiyaçları var.

Marks’ın işçisınıfına, “Dünyanın bütün işçileri, birleşin! Zincirlerinizden başka kaybedeceğiniz birşeyiniz yok!” ünlü sözünü hatırlatmakta yarar var.

Gözünüzün önünde yaşanan ve hem işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından hem de tıpkı GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil’in ifade ettiği gibi, “Milyon dolarlık bir yatırım var” sözü orada dururken memur sendikalarının sessizliği düşündürücü.

Ne diyelim CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medyadan yaptığı paylaşım aklıma geldi. “Ağabeyinizin son çağrısıdır” diyerek, “Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamayan bürokratlar talimatı kimden aldılarsa, aynı şeyi yapmasınlar. Yaptıkları takdirde onları devletin bürokrasisi içinde tutmayacağım açık ve net söylüyorum” demiş ve 18 Ekim 2021’i milat olarak belirlemişti. Sendikaların sessizliğine, Meslek Odası TMMOB ve siyasi partilerinde sesiz kalması ise ayrı bir durum.

Susma Çaycuma Temsilciliği

Geçtiğimiz hafta Çaycuma’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdim. Çaycuma Ticaret Sanayi Odası Başkanı Zekai Kamitoğlu, Zonguldak Köy Koop. Birlik Başkanı Bayram Cura , CHP İlçe Başkanı Şeref Köktürk ve Susma dostu arkadaşlarımızı ziyaret fırsatı yarattık.Yarattık diyorum aslında derler ya ‘vesile olmak’ bize de Çaycuma Susma Temsilciliğini üstlenen Talip Oruç arkadaşımız vesile oldu.

Birlikte Susma’yı daha güçlü hale getireceğimizden eminiz.

Talip Oruç arkadaşımızı hafta sonu Sevim hanımla birlikte evinde ziyaret ettik. Güzel bir tanışma kaynaşma oldu. Çocuklarıyla daha da kaynaştık. Uzun bir yolculuğun adımını dalından yeni toplanmış ballı incirlerle yaptık.

Susma Çaycuma için özel bir yer, Çaycuma Susma’nın güçlenmesi, daha da yaygınlaşması ve gelecekteki Çaycuma’ya ihtiyaç.

Ziyaretlerde Çaycuma’nın günlük politikalarına ve nereye doğru gittiği ile ilgili birinci ağızlardan bilgilendik.

Özellikle furya gibi referandum sonucu Belediyeye bağlanma ve Filyos Vadisinde ki iş insanlarının durumunu Teşekkür diyorum herkese, haftaya ziyaretlerimiz devam edeceğiz.

Sağlıcakla kalın