Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal koşullar nedeniyle ülkeyi yönetemez hale gelen iktidar kendi anlatacağı bir hikaye de kalmayınca hayal satmaya başladılar.

Cumhuriyet döneminin en güçlü kurumlarını; fabrikaları, kamu iktisadi teşekküllerini yok pahasına sattılar.

Ormanlarımızı, madenlerimizi, topraklarımızı, kıyılarımızı, koylarımızı sattılar yetmedi.

Kültürel değerlerimizi, sit alanlarını, kamuya ait ne varsa satılacak, hepsini sattılar.

O da yetmedi, sınav sorularını çaldılar, çocuklarımızın geleceğini sattılar.

Hazinenin içini boşalttılar, döviz kurları, borsa üzerinden küçük yatırımcıların umudunu sattılar.

Ama bir kez düşmeye gör.

Halkın içine çıkacak hali kalmayan iktidar satacak bir şey kalmayınca şimdi de hayal satmaya başladı.

Neymiş efendim, dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapacaklarmış!

Oysa en önce yaklaşık 5 milyon yurttaştan alacakları 500 er lira başvuru parasıyla seçim bütçesi oluşturacaklar.

Sonra henüz ne arsaları ne de projeleri bile hazır olmayan sosyal konut yalanıyla inşaat müteahhitlerine iş imkanı sağlayacaklar.

Oysa geçmişte yine aynı vaatlerle binlerce TOKİ mağduru yaratılmıştı.

Şimdiye kadar 1 milyon 200 bin konut yapmakla övünen TOKİ o zaman niye bu tür bir projeyle dar gelirli yurttaşlarımızı konut sahibi yapmayı düşünmedi acaba?

Çünkü seçimlere az zaman kaldı ve Cumhur ittifakının oyları her geçen gün düşmeye devam ediyor.

Düşünebiliyor musunuz; en ucuz diyebileceğimiz konutlar için bile başlangıç olarak en az 2 bin 500 lira taksit ödemek zorunda olan vatandaşın yine en az bir o kadar da hala ödediği kira olduğunu düşünecek olursak en az 5 bin lira konut için ödeme yapacak kaç kişi var Türkiye’de?

Bakan çıkıp akıl veriyor.

Fazla mesai yapın, yakınlarınızdan borç alın, sıkın dişinizi, ev sahibi olacaksınız!

Aslında satılan konut değil, konut sahibi olabilme hayali.

Yani başta söylediğim gibi hayal satıyorlar.

Daha da ilginci ne konut fiyatları ne de taksitler sabit de değil.

Her altı ayda bir enflasyona bağlı olarak memur maaşlarına yapılacak zam oranında konut fiyatlarına da zam yapılacak.

Bu demek oluyor ki siz ödedikçe azalan değil, aksine artan bir borç yükünün altına gireceksiniz.

Keza yapımına ne zaman başlanacağı ne zaman bitirileceği bile belli olmayan, birçok yerde arsası bile tahsis edilmemiş konut projesi yine dar gelirlileri mağdur edecek, beton baronlarına para kazandıracak.

Ama görülen o ki, halkın çaresizliği üzerine politika yapan iktidar, umut tacirliği yetmemiş şimdi de hayal satıcılığına başlamış.

Oysa hala evine ekmek götürmekte zorlanan insanlar olduğu gibi, zorlama istatistiklerle az gösterilmeye çalışılan işsiz sayısı çığ gibi büyüyor, üreticilerin mağduriyeti artıyor, enflasyon canavarı durdurulamıyor, halk hızla artan fiyatlar yüzünden perişan.

Ülkeyi yönetemez hale gelen iktidar çareyi kaos ve çatışmada, ayrıştırmada arıyor.

Siyaset dili hiçbir dönemde olmadığı kadar sertleşiyor, ilkesizlik diz boyu.

Yargıya güven kalmamış, hukuksuzluk, yolsuzluk, istismar, mafyatik ilişkiler devleti ele geçirmiş.

Bir yandan da gerginlik politikalarıyla bir korku iklimi yaratılmaya, basın susturulmaya, baskı ve yasaklarla muhalefet susturulmaya çalışılıyor.

Ama girilen bu bataklıkta ne yazık ki bu batağı yaratanlar çırpındıkça daha çok batıyor.

Yetmedi, kendileri batarken bizleri de yanlarında götürmeye, batırmaya çalışıyorlar.

Bilmiyorlar ki; güneş balçıkla sıvanmıyor.

Gerçeklerin eninde sonunda ortaya çıkma gibi bir durumu vardır.

Artık vaatleriniz, yalanlarınız, algı operasyonlarınızla bizi yönetemeyeceksiniz.

Bu da yetmedi, geçmişte yaptığınız yolsuzlukların, hukuk dışı uygulamalarınızın, işlediğiniz suçların hesabını vereceksiniz.

Hesap sormayan bir muhalefet iktidar olsa da muktedir olamaz.

Onlarca yıldır ezilmiş, sıkıntı çekmiş, umutları söndürülmüş, hayalleri çalınmış halkımızın en başta beklediği budur.

Halkı soyanlardan, ekmeğimize göz dikenlerden, anaları ağlatanlardan hesap sorulmasını istiyorlar.

O yüzdendir ki, tünelin ucunda ışık görünmüşken demokrasiye, barışa, özgür yaşama inanmış her yurttaşın daha sorumlu davranması gerekmektedir.