Sonunda o da oldu.

90 yaşındaki Zehra Nine marjinal oldu.

Topraklarını, ormanlarını korumak uğruna yıllardır yasal sınırlar içerisinde mücadele veren İkizköylüler ve Akbelen savunucuları en sonunda en yetkili ağızdan marjinal olmakla suçlandılar.

Kaldı ki marjinal olmak bir suç olmadığı gibi bu bölgede çok zor koşullarda yaşamlarını sürdürmek zorunda olan köylüler aslında bırakın uçlarda, sıra dışı olmayı hayatın tam da ortasında bir yaşam mücadelesi veriyorlar.

Eskiden devlet ormanları amaç dışı kesen, zarar veren köylülerden korurdu.

Şimdi köylüler ormanları enerji baronlarından ve onlara sahip çıkan devletten korumaya çalışıyor.

Cumhurbaşkanı hangi niyetle ve neyi kastederek söyledi tartışmasını bir kenara koyup marjinal sözcüğü ne anlama geliyor, ona bakalım.

Marjinal kelimesi dilimize Fransızcadan eklemlenmiş bir sözcük olup en yalın kullanımıyla “farklı, sıra dışı” anlamına gelir.

“Geleneksel normların dışında kalan ve herkesten farklı yaşayan kişi ve kesimler” marjinal olarak tanımlanır.

Çoğunluğun beğenilerinden ve yönelimlerinden uzakta olan, tutum ve davranışları alışılmışın dışında olan kişilere marjinal denir. Bohem kelimesiyle yakın anlamlı olan marjinal sözcüğü, genellikle sanatçılar için kullanılır.

Marjinal ve bohem olarak adlandırılan kişiler, toplumsal tabuları ve gelenekleri reddederler.

Her toplum içerisinde bu tür bir yaşam biçimini tercih eden ve de savunan kişi ve kesimler olabilir.

Bu suç olmadığı gibi, en demokratik bir tavırdır.

Akbelen ormanlarını savunmaya gelenler içerisinde çok az sayıda bu tür kişilerde bulunabilir.

Ama siz yaşamın kıyısında geçmişine, toprağına, doğasına, yaşadığı köyüne ve en önemlisi geleneklerine sahip çıkmak için o yaşında bu mücadeleye destek veren Zehra Nineye bile marjinal derseniz bu halkı tanımıyorsunuz, demektir.

Çok küçük bir azınlığın çıkarlarını savunmak adına toplumun büyük çoğunluğunu kategorize etmek, itibarsızlaştırmak, suçlu ilan etmek demokratik bir ülkede kabul edilemez bir davranıştır.

Cumhurbaşkanından cesaret alan başka güç odakları, bürokratlar ve kimi siyasiler de her fırsatta kendi gibi olmayanları bu tür asılsız suçlamalarla zan altında bırakıyor ve hatta kimi kesimlere hedef gösteriyorlar.

Oysa Akbelen direnişçileri mücadelelerini demokratik ve yasal sınırlar içerisinde sürdürmek için azami titizlendikleri gibi olası provakasyon ve tahrikler konusunda hiç olmadığı kadar duyarlı davranıyorlar.

Geçmişte 12 Eylül döneminde de bir dolu sıradan yurttaş terör örgütü üyesi olmak, şimdiki güncel haliyle iltisaklı olmak, yardım ve yataklık yapma suçlamalarıyla sorgusuz sualsiz yıllarca cezaevlerinde tutulmuş, işkencelerden geçirilmişti.

O yıllarda tutuklu olduğumuz günlerde tıpkı Zehra Nine gibi yaşlı, dünyadan bihaber, kendi halinde bir köylü gelip sormuştu “Hocam ben artık dayanamıyorum, eninde sonunda beni bir gizli örgüte sokacaklar, sence hangisini kabul edersem daha az ceza alırım?”

İnsanların devlete güveni kalmamışsa, hukukun üstünlüğüne inanmıyorsa, geleceğine yönelik umudu kalmamışsa ve ülkeyi yönetemez hale gelmiş iktidara karşı muhalefet partilerini yeterli görmüyorsa yapabileceği tek şey kendi mücadelesini örgütlemektir.

Anayasal bir hak olarak doğasını, toprağını, suyunu, ormanını korumak, çocuklarına, torunlarına yaşanabilir bir ortam bırakmak isteyen köylülere ve onların bu haklı, onurlu mücadelesine destek olmak isteyenlere marjinal diyerek itibarsızlaştırmaya çalışmak onları küçültmez.

Aksine ulusal ve uluslararası alanda ne kadar haklı bir mücadele sürdürdüklerinin kanıtı olur.

Kalan üç günlük ömründe bile Zehra Nineye rahat, huzur vermeyenler; bilsinler ki, bu vicdan azabı onların da hayatını zindana çevirecektir.

Tüm dünyada terkedilmiş ilkel teknolojilerle enerji üretimini başarılı bir işmiş gibi topluma lanse etmeye çalışan iktidar ve onun destek verdiği sermaye çevreleri asıl bu ülkenin marjinalleridir.

Çünkü onlar toplumsal gerçeklerden, geleneksel değerlerimizden, kültürel, sosyal tarihi alışkanlıklarımızdan habersiz, halkı ve beklentilerini yok sayarak marjinal yaşıyorlar.

Asıl marjinal olanlar; halktan kopuk, kendi çıkar ve soygun düzeninde yoksul halkın sırtından saltanat sürenlerdir.

Dünyanın her yerinde marjinal yaşam biçimini tercih eden topluluklar vardır.

Ama onlar, kendileri gibi olmayan çoğunluğa saygılı davranırlar.

Çoğu barıştan yanadır, vicdan sahibidir.

Ama siz marjinalliği suç, marjinal davrananları suçlu gibi tanımlamaya kalkarsanız, kendi oluşturduğunuz mantık ve fikir dünyasında Zehra Nineyi de marjinal yaparsınız.

Zehra Ninenin şahsında tüm doğa ve yaşam savunucularını saygıyla selamlıyorum.

Zeytin yetiştirmek, hayvan sevmek, doğaya saygı, zeybek oynamak marjinallikse hepimiz marjinaliz. Akbelen’e sahip çıkmak, yurttaşlık görevidir.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.