Zonguldak’ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü’nde 3 Mart 1992’de meydana gelen ve 263 madencinin yaşamını yitirdiği grizu faciasının 34’üncü yılında iki ayrı anma programı yapıldı. Bu yılki törenlerde, son dönemde iş sağlığı ve güvenliği gerekçesiyle bazı ocaklarda üretimin durdurulması da konuşmaların ana başlıklarından biri oldu.

Uzunmehmet Kuyubaşı’nda Anma
İlk tören, patlamanın yaşandığı Uzunmehmet kuyubaşında düzenlendi. Törene ilçe protokolü, TTK yöneticileri, sendika temsilcileri, siyasi parti ve meslek odası temsilcileri ile çok sayıda maden işçisi katıldı.
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) yetkilileri yaptıkları konuşmada, 3 Mart 1992’de yaşamını yitiren 263 maden şehidini rahmetle andıklarını belirterek, “Maden emekçilerinin alın teri ve can güvenliği her şeyin üzerindedir” mesajı verdi.
Kur’an-ı Kerim okunup duaların edilmesinin ardından tören sona erdi. Anmanın ardından maden işçileri ocağa inerek mesailerine başladı.
Maden Şehitleri Anıtı’nda Mesajlar
İkinci tören, Maden Şehitleri Anıtı’nda gerçekleştirildi. Program, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi tarafından düzenlendi. Saygı duruşu ve çelenk sunumunun ardından basın açıklaması yapıldı.
GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, konuşmasında son dönemde yaşanan üretim durdurmalarına değinerek, işçi açığının iş sağlığı ve güvenliği risklerini artırdığını söyledi. Mutlu, TTK’da norm kadronun eksik olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Yıllardır işçi sayımızın iş sağlığı ve güvenliğini tehlikeye sokacak seviyeye indiğini söylüyoruz. Norm kadro bir an önce tamamlanmalı. Kamu ocaklarında iş güvenliği gerekçesiyle üretim durdurulurken, özel sektöre devredilen sahalarda gerekli denetim ve yatırımların yeterince yapılmaması çelişkili bir durumdur.”
Mutlu ayrıca, bazı sahaların özel sektöre devredilmesi yerine devlet eliyle işletilmesi gerektiğini belirterek, kamu madenciliğinin güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
“Kaza Değil, Önlenebilir Facia”
Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi adına yapılan açıklamada ise 3 Mart 1992’de yaşanan facianın “kader” ya da “fıtrat” olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Açıklamada, madencilik sektörünün doğası gereği yüksek risk içerdiği ancak bilimsel ve teknik önlemlerle bu risklerin büyük ölçüde azaltılabileceği ifade edildi.
Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
- İş kazalarının büyük bölümünün önlenebilir olduğu,
- Denetimsizlik, güvencesizlik ve cezasızlık kültürünün kazaları artırdığı,
- Kamusal ve bağımsız bir işçi sağlığı ve güvenliği denetim sisteminin oluşturulması gerektiği.
Oda yönetimi, üniversitelerin, sendikaların ve meslek örgütlerinin katılımıyla bağımsız bir ulusal işçi sağlığı ve güvenliği kurumu kurulması çağrısında bulundu.
Geçmişten Bugüne Aynı Soru
Kozlu’da 34 yıl önce yaşanan ve Türkiye madencilik tarihinin en büyük facialarından biri olarak kayıtlara geçen grizu patlaması, her yıl olduğu gibi bu yıl da hüzünle anıldı. Ancak bu yılki anmalar, yalnızca geçmişin acısını değil, bugün yaşanan üretim durdurmaları ve iş güvenliği tartışmaları nedeniyle madenciliğin geleceğine dair kaygıları da gündeme taşıdı.
Anmalarda verilen ortak mesaj ise netti:
Madencilikte güvenli çalışma koşulları sağlanmadan, yeterli istihdam ve etkin denetim hayata geçirilmeden benzer acıların yaşanma riski ortadan kalkmayacak.


sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
