Türkiye İstatistik Kurumu verileri, Türkiye ekonomisinde hem üretim maliyetlerinin arttığını hem de demografik yapının değiştiğini ortaya koydu. Tarım ve sanayide maliyet baskısı sürerken, çocuk nüfus oranındaki düşüş uzun vadeli ekonomik riskleri yeniden gündeme taşıdı.
Tarımda maliyet artışı sürüyor
Şubat 2026 verilerine göre Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 31,55, aylık ise yüzde 3,10 arttı. Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerde yıllık artış yüzde 32,81’e ulaşırken, tarımsal yatırıma katkı sağlayan kalemlerde bu oran yüzde 24,31 oldu. En dikkat çekici artış ise yüzde 41,37 ile veteriner harcamalarında gerçekleşti.
Bu tablo, üretim maliyetlerinin çiftçi üzerindeki baskısını artırırken, gıda fiyatları üzerindeki yukarı yönlü riskin de sürdüğüne işaret ediyor.
Sanayide dışa bağımlı maliyet baskısı
Mart 2026 Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) de benzer bir eğilimi ortaya koydu. Endeks yıllık yüzde 35,40, aylık yüzde 3,94 arttı. Enerji maliyetlerindeki yıllık artış yüzde 88,91 ile dikkat çekerken, imalat sanayinde artış yüzde 35,10 seviyesinde gerçekleşti.
Veriler, özellikle ithal girdiye dayalı üretim yapan sektörlerde maliyet baskısının devam ettiğini ve bunun iç piyasaya yansıma riskinin sürdüğünü gösteriyor.
İstihdamda çelişki: Maliyet düştü, istihdam da azaldı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerinden yapılan hesaplamalara göre, bir kişiyi istihdam etmenin yatırım maliyeti son yıllarda ciddi şekilde geriledi. 2020’de 593 bin dolar olan maliyet, 2025’te 181 bin dolara kadar düştü. Ancak aynı dönemde istihdam edilen kişi sayısı yaklaşık yarı yarıya azalarak 270 binlerden 139 bin seviyesine geriledi.
Bu durum, yatırım teşvik sisteminin istihdam yaratma kapasitesinin zayıfladığı yönünde yorumlanıyor.
Çocuk nüfus azalıyor, risk büyüyor
TÜİK’in “İstatistiklerle Çocuk 2025” verileri ise ekonominin geleceğine dair önemli sinyaller içeriyor. Türkiye nüfusunun yüzde 24,8’ini çocuklar oluştururken, bu oran 1970’te yüzde 48,5 seviyesindeydi. Projeksiyonlara göre oran 2100 yılında yüzde 14,5’e kadar gerileyebilir.
Zonguldak’ta çocuk nüfus oranı yüzde 18,5 ile Türkiye ortalamasının altında kalırken, bu durum bölgesel demografik daralmayı gözler önüne serdi.
Öte yandan çocukların yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olması, sosyal politikaların yetersizliğine işaret eden bir diğer veri olarak öne çıktı.
Ekonomide çoklu kırılganlık
Tarımda artan maliyetler, sanayide yükselen üretici fiyatları, düşen istihdam ve gerileyen çocuk nüfus oranı birlikte değerlendirildiğinde Türkiye ekonomisinin çok yönlü bir baskı altında olduğu görülüyor.
Uzmanlara göre bu tablo, yalnızca kısa vadeli fiyat istikrarı değil; aynı zamanda üretim yapısı, istihdam politikaları ve demografik dönüşümü kapsayan bütünlüklü bir ekonomi politikasına ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. (Susma/ Ekonomi)

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
