Son yıllarda çocukların saldırılar gerçekleştirdiğini, cinayet işlediğini duyuyoruz, konuşuyoruz.

Yaşadığımız durum artık şiddetin tavan yapmış hali. En masumların, fiziksel olarak en güçsüzlerin şiddetin uygulayıcısı olduğu bir noktadayız.

Neden çocuklar bile şiddet uygular oldu, nasıl bu hale geldik.

Bizim toplumumuz da şiddet hep vardı. Bu iddiamı desteklemek için önce şiddetin ne olduğunu kendi ifadelerimle açıklamak istiyorum.

Şiddet bir canlının bir başka canlıya yaşamını zorlaştıracak, kendi potansiyel özelliklerini yaşamasını engelleyecek girişimler de bulunmasıdır.

Dolayısıyla şiddet insan açısından baktığımız da  en temel gereksinim olan beslenme, uyku, üreme barınma, hareket, yani yaşam hakkının engellenmesine yönelik girişimler şeklin de olabildiği gibi, güvenli ilişkiler, sosyalleşme, kendini ifade etme, üretme, kendine özgü bir yaşam tarzı oluşturma, kendi benliğini bulma yani kendini gerçekleştirme gibi İnsanın üst düzey gereksinimlerinin engellenmesine yönelik te olabiliyor. Yani şiddet bireyin bedensel bütünlüğüne yönelik olabildiği gibi, sosyal, ruhsal bütünlüğüne de yapılan saldırıdır

Sonuç olarak şiddet bir saldırıdır. Bazen yaşam hakkını, bazen kişilik haklarını, onurlu yaşam hakkını,, bazen yaşam tarzını, bazen ifade özgürlüğünü hedef alır.

Şiddet karşımızdakini kötü hissettirecek, yazılı, sözlü ya da beden diliyle ifade şeklinde olabileceği gibi, fiziksel saldırı şeklinde de olabilir. Çok dile getirilmeyen bir şekli ise; bireyi yok saymadır.

Bu bakış açısıyla baktığımız da şiddetin hayatımızın her alanında; ev de, okul da , iş yerinde ,sokak ta ,hizmet alanlarında az ya da çok olduğunu görebiliriz.

Bana göre şiddet ilkelliktir, nezaketi öğrenmemiş olmaktan kaynaklanabilir ancak çoğu zaman bilinçli bir tercihtir ve insanları yönetmek için kullanılır.

Çünkü şiddet bazen karşıdakini çaresiz bırakan bir güç gösterisidir. Çoğu zaman psikolojik olarak, moral olarak değilse bile, fiziksel olarak güçlülerin kullandığı bir yöntemdir. Ancak bazen aslında kendini güçsüz hisseden ama kendini kanıtlamak istercesine ben de varım, ben de yaparım dercesine de kullananlar olmaktadır.

              Şiddet toplumumuz da hep vardı. Fırsat bulanların artması ve çocuklar tarafından da kullanılmaya başlamasıyla toplum ne oluyoruz diye sarsıldı. Her gün yaşadığımız, kanıksadığımız şiddet şekil  değiştirdi, alan değiştirdi, sıklığı arttı, el değiştirdi  çocuklara bulaştı.

Yaşadığımız şiddetin kaynağını görmezden gelirsek, bulaşma yollarını iyi tespit etmezsek, tüm mağdurlara sahip çıkıp, koruyup iyileştirmezsek, şiddet uygulayanları engelleme ve tedavi yolları geliştirmezsek, şiddet bulaşı salgına dönüşebilir.

Lütfen Sen ben demeden aileden, devlete, kurumlara, siyasete, sokağa temiz, nezaketli, insan haklarına ,tüm varlıkların haklarına saygılı hukukun üstün olduğu bir tarzı egemen kılmak için çalışalım.

Her insanın, çocuklarımızın, kendini ifade edebileceği, sanatla, müzikle, sporla ruhunu besleyebileceği, kendini keşfedebileceği, üretime katılabileceği, hobiler edinebileceği, kötülük dışında hiçbir tercihinden dolayı yargılanmadığı, ötekileştirilmediği bir toplum için çalışalım.

Unutmayalım ki yaşadıklarımız bir birikimin sonucu ve bir bütünün parçaları. Kötüyü yücelttiğimiz, sahip çıktığımız ve kötülüğe göz yumduğumuz sürece kötülüklerin çoğalması kaçınılmaz olacak,her birimize yaklaşmasını engelleyemeyeceğiz.

Sağlıkla umutla kalın                                                                                        22.Nisan.2026

                                                                                                                                                              


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.