19 Nisan 2026 Cumhuriyet Gazetesi   –

1-        Zeynep Oral: Gerçekler ve düşler 

“Eğitim sistemiyle oynaya oynaya, liyakat tamamen ortadan kaldırılarak, laik eğitimden vazgeçerek, tarikatlara okul kapıları açılarak bugünlere geldik. Çocuklara kin, nefret, öfke, ayrıştırma öğretirseniz bunları büyütürler. İktidarın dili, diziler, dijital oyunlar, katillerin ve tecavüzcülerin korunması…

Acımız büyük çok büyük.”

Neden AKP hükümeti ve devleti bilimsel, sosyal ve kültürel eğitimden vazgeçti de tarikatçı, Arapça dinci ve çağdışı eğitime yol açtı? Çünkü onlar ve emperyalistler öyle istiyorlar. Halkımızın eğitim sistemi 1948’yılından beri Türkiye Fullbright Eğitim Komisyonu sistemine bağlı ve bugün en gerici seviyeye inmiş durumda. Amaç Osmanlılaşmak!

2-        Yurttaşın borç sarmalı   

44 milyon kişinin borcu 44 trilyonu aştı.

“Yurttaş geçinmek için yine borca yüklendi. Bireysel kredi kullanan kişilerin sayısı son bir yılda 1 milyon 930 bin kişi artarak 43 milyon 964 bine dayandı. Bireysel kredi borcu da aylık yüzde 1.8, yıllık yüzde 48.6 artışla 6 trilyon 173 milyar liraya ulaştı.

Kredi kartı: Kredi kartlarını kullanan kişi sayısı aylık 147 bin, yıllık 2 milyon 51 bin artışla 40 milyon 989 bin kişi, borç tutarı yıllık yüzde 55,2 artışla 3 trilyon 69 milyar liraya çıktı.”

Bu halkımızın borç presine girme sebebinin nedeni de Osmanlılaşmayı öngörüyor. Osmanlıda da Köylüler üretenler ve en fakir en cahil bir toplum değil miydi? Köylüler çiftçilik yapar, savaşlara katılır ve şehirlerdeki azınlık ve ticaret toplumu tarafından sömürülmüyor muydu?

Neden işçilere ve emeklilere açlık sınırının altında ücret-maaş ödeniyor? Çevremizdeki savaşlardan esinlenerek önlemler ve hazırlıklar mı var? Çünkü bu konuda uzun zamandan beri belirtiler var ve bilgiler dağıtılıyor.  Fakat bu felakete halkı aç, bil-aç, umutsuz bırakarak hazırlanmaz. Tam aksine çok iyi şartlar hazırlanmalı!..

Bu toplam borçlar kıskacının içinde vatandaşın tüccar ve esnafa olan borcu da yoktur!   

3-        Doğamız sahipsiz değildir     

“Giresun’da son yıllarda artarak çok sayıda köyü tehdit eden madencilik protesto edildi. Yaşam savunucuları maden ocağında yaşamını yitiren Furkan Karakol’u anarak, “Kepçe altında ezilecek kadar sahipsiz değiliz” dedi.

Giresun’da son dönemde artan madencilik faaliyetleri ve çok sayıda köyü kapsayan yeni maden arama sahalarının ihale edilmesine karşı toplumsal tepki büyüyor. Bir grup üniversiteden yeni mezun Giresunlu inisiyatifiyle kurulan Giresun Doğayı Koruma Topluluğu’nun çağrısıyla yüzlerce yurttaş meydanlara indi. Kalabalık, Gazi Caddesi boyunca sloganlarla yürüyerek Atatürk Meydanı’na ulaştı.”

Ülkemiz topraklarının altı ve üstü maden çalışması altında boşaltılıyor. Hâlbuki vatan tüm doğal varlıklarıyla bir bütündür ve çocuklarımızın, torunlarımızın bize emanetidir!     

4-        Silah şiddeti her yerde; 30 milyon ruhsatsız silah var.    

“İktidar muhalefetin önergelerini ciddiyete almıyor.

Artan şiddet, bireysel silah kullanmayı yeniden gündeme taşıdı.  Türkiye’de yaklaşık 30 milyon silah bulundurulduğunu belirten uzmanlar, her yıl 4 bin 500 kişinin silahla yaşamını yitirdiğini bildirdi. Meclis’teki araştırma önergelerinin karşılıksız kalması ise iktidarın tavrını ortaya koyuyor.

Türkiye’de, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan, dokuz kişinin yaşamını yitirdiği, 29 kişinin yaralandığı okul saldırılarıyla sarsılırken şiddet olaylarının bireysel silahlanma boyutu yeniden gündeme taşındı. Cumhuriyet’e konuşan emekli polis ve adli bilişim uzmanı İsa Altun, “Yaklaşık 2,9 milyon ruhsatlı, 30 milyon civarında ise ruhsatsız silah olduğu tahmin edilmekte ve bu silahlar Irak, Suriye, İran ve Avrupa’dan gelmektedir, dedi.”

Bu 30 milyon silah sorunu eğer doğruysa halkımız için bir felakettir. 2010 yılında böyle bir felaket yokken bugün neden ve nasıl buraya geldik? Devletin bu felaket için bilgisi vardır ve bilinçli bir şekilde buraya getirildiğimizi düşünüyorum…

5-        Veliler çözüm arıyor                

“Sistem çocukları tüketiyor. Okullarda birbiri ardına düzenlenen saldırılar velileri tedirgin etti. Veliler “ laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşmanın sorunların çözümünü zorlaştırdığını anlattı. TÖB-SEN Başkanı Deniz Ezer, “Kalıcı çözüm, bilimsel, pedagojik bir eğitim sisteminden geçiyor” dedi.

Pek çok kentte eylem düzenleyen eğitimciler, “Yaşamak ve öğretmek istiyoruz” derken, veliler de öğretmenlere desteğini esirgemedi. Veliler son dönemde okullardaki şiddet sarmalı nedeniyle duydukları endişeyi Cumhuriyet’e anlattı. Artık çocuklarım okula giderken “Acaba bugün bıçaklı bir saldırı mı olacak?” diye düşünüyor.”

Ülkede 30 milyon silah varsa, toplumun 10 trilyondan fazla borcu varsa, işsizlik, açlık, yoksulluk varsa ve gelecek umudu yoksa! söylenecek ne kaldı…

6-        CHP’li belediyelere operasyon dalgasında son hedef İstanbul Ataşehir oldu.       

“Başkanlara sıra sende tehdidi, tamamen siyasi.

CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar hız kesmeden sürüyor. İstanbul Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve yardımcılarının da aralarında bulunduğu 20 kişi gece yarısı operasyonunda gözaltına alındı. Mesaj yayınlayan Adıgüzel, “Yaşadıklarımız tamamen siyasidir” açıklaması yaptı.

Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: Soruşturma sürecinde, şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edilmiş, iskan ve yapı ruhsatları işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığına dair bulgulara ulaşılmıştır(rüşvetlerin de mi belgesi var?). Bu kapsamda gerekli teknik çalışmalar yürütülmüş, tanık ve mağdur beyanları alınmış, şüphelilerin ifadelerine başvurulmuştur.

Gözaltına alınmasının ardından sosyal medya hesabından bir mesaj yayınlayan Onursal Adıgüzel, şunları kaydetti: “Sevgili Ataşehirli komşularım, göreve geldiğim ilk günden bugüne, Ataşehir’imizin çocukları, gençleri, kadınları ve ileri yaştaki büyükleri için kamucu belediyecilik anlayışıyla gece gündüz çalıştım. Bugün Atatürk Kütüphanemiz gençlere kapılarını açacaktı ve bende bu ilk günün heyecanını yaşayacaktım. Ancak haksız ve hukuksuz bir şekilde gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi, çeşitli iftiralar nedeniyle bugün sizlerden uzaktayım. Ataşehirli komşularım beni çok iyi tanır. Bu yaşadıklarımız tamamen siyasidir ve itibar suikastıdır. Gerçekler er veya geç ortaya çıkacak ve biz tekrar buluşacağız.”

Bu 20 belediye başkanının tutuklanmasının nedeni ikiye ayrılabilir kanımca: a) Hükümet CHP’nin eski başkanları Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu yakınlığını Özgür Özel ve ekibinde bulamamıştır. Çünkü Özel doğruları söylemekten çekinmiyor. Zira Kılıçdaroğlu 2017  Anayasa oylaması sonucunda yeterli oyu alamamasına rağmen yapay oylar desteğine itiraz etmemişti. b) CHP’yi bu şekilde oyalayarak Osmanlı (padişahlı, kapitülasyonlu, Düyünu Umumiyeli ve Galata Bankerli) düzenine geçmeyi amaçladılar.         

7-        Artık seyredemeyiz      

“Operasyonlara tepki gösteren ABB Başkanı Mansur Yavaş’tan dikkat çeken açıklama geldi.

Yavaş “Trol grupları önüne gelen belediye başkanına “Sıra sende” diye konuşulmaya başlandı. Biz bunu seyredemeyiz. Durumu bütün kamuoyuna şikâyet etmemiz lazım” dedi.”

Ama bütün kamuoyunu bilgilendirme olanağı çok zayıf, televizyonların yüzde 95’i, gazetelerin yüzde 90’ı AKP emrinde!… Yine de Özgür Özel mitinglerine devam etsin; aç, işsiz, yoksul ve umutsuz vatandaşlar gereğini yapacaktır.

Devlet, vatan ve halkımız elden gitmesin! Mandacı yönetime hayır!


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.