Devrim Dural: “Milletin İradesine İpotek Konulamaz, Kabul Etmiyoruz!”

Mahkeme ilanının duyulmasıyla birlikte CHP Zonguldak İl Başkanlığı binası, son yılların en gergin ve huzursuz saatlerine sahne oldu. İl Başkanı Devrim Dural’ın acil çağrısıyla parti binası önünde toplanan yüzlerce partili, kararın hukuki değil siyasi bir mühendislik olduğunu savunarak adeta barikat kurdu. Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden, kadın kolları, gençlik kolları ve meclis üyelerinin katıldığı eylemde, tabandaki kırılma net bir şekilde görüldü.

Kalabalığın yükselen tansiyonu eşliğinde konuşan İl Başkanı Devrim Dural, örgütün içine itilmek istendiği kaosa şu sözlerle set çekti:

“Partimize yönelik verilen bu mutlak butlan kararı, halkın hür iradesine ve demokrasiye vurulmuş bir darbedir. Biz bu akşam buraya sadece tepki göstermeye değil, partimizin geleceğine sahip çıkmaya geldik. Birbirimize kenetlenmekten başka çaremiz yok. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in dimdik arkasındayız ve bu dayatmayı asla kabul etmiyoruz.”

Zonguldak Kulislerinde Tasfiye Korkusu: “Şimdi Ne Olacak?”

Hukuki karar, Zonguldak’taki mevcut il ve ilçe yönetimlerinde ciddi bir gelecek kaygısını da beraberinde getirdi. Kılıçdaroğlu dönemine dönülmesi durumunda mevcut teşkilatların görevden alınıp alınmayacağı, yerel yönetimlerin nasıl etkileneceği sorusu parti koridorlarında fısıltıyla tartışılıyor. Kulislerde, Kılıçdaroğlu’na yakınlığıyla bilinen 22. Dönem Zonguldak Milletvekili Harun Akın’ın isminin yeniden ağırlık kazanıp kazanmayacağı konuşulurken, örgüt içinde “eski-yeni” ayrışmasının derinleşmesinden ve bir iç tasfiye dalgasından ciddi şekilde endişe ediliyor.

81 İlden Ortak Çığlık: “Siyasi Mühendisliğe Teslim Olmayacağız”

CHP Zonguldak İl Başkanlığı’nın da imza koyduğu, 81 il başkanının ortak bildirisinde, partinin içine sürüklenmek istendiği huzursuz ortama karşı sert bir dille meydan okundu:

“Bu Bir Saray Operasyonudur, İzin Vermeyeceğiz!”

“Cumhuriyet Halk Partisi, meşruiyetini mahkeme salonlarından değil, millet iradesinden alır. Bugün partimizi 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi yapan Özgür Özel ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu hedef alınmaktadır. 19 Mart Darbecileri ile kurultay iradesini sakatlamak isteyenlerin kurduğu bu yeni ittifak, partimizi iç hesaplaşmalarla boğmak istemektedir. İktidar güdümlü mahkemelerden medet umanlar bilsin ki; örgütümüz oynanan bu kirli oyunu görmektedir. Sandığın iradesine ve Genel Başkanımıza sonuna kadar sahip çıkacağız.”

Ankara’da Rahatsız Edici Tablo: Güven Bunalımı Ve Arbede

İptal Gerekçesi Siyasi Ahlak Tartışması Yarattı

Mahkemenin kurultayı iptal etme gerekçeleri, parti vicdanında derin bir yara açtı. Kararda; kurultay sürecinde bazı delegelerin iradelerini fesada uğratmak amacıyla nakit para, lüks telefonlar, tabletler, ev ve araba vaatleri ile belediyelerde iş sözleri verildiği iddialarının MASAK ve savcılık raporlarıyla belgelendiği ifade edildi. Bu ağır ithamlar, parti tabanında ciddi bir ahlaki sorgulamaya ve huzursuzluğa yol açtı.

Genel Merkezde Fotoğraf Krizi: Görsel Hafıza Parçalandı

Kararın ardından Ankara’daki Genel Merkez binasında tam anlamıyla bir “güvenlik ve otorite krizi” baş gösterdi. Bir grubun, mahkeme kararına dayanarak eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotoğraflarını yeniden duvarlara asmak istemesi üzerine partililer arasında sert kavgalar yaşandı. Gerilimin büyümesi üzerine Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafı duvardan parçalanarak indirildi. Bu görüntü, partideki duygusal kopuşun ve huzursuzluğun en somut belgesi oldu.

Kılıçdaroğlu’ndan “Arınma” Çıkışı ve Müzakere Arayışı

Karardan hemen önce manidar bir video yayınlayarak “Bu ulu çınar haramın ve kirlenmişliğin sığınağı olamaz, partimiz arınmasını bilir” diyen 7. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise partinin tamamen bölünmesini engellemek için bir hamle yaptı. Kılıçdaroğlu’nun avukatı, müvekkilinin partideki kaos ortamını dağıtmak amacıyla kısa süre içinde Özgür Özel’i bizzat arayacağını ve sürecin el ele, müzakere edilerek yönetilmesi için bir zemin arayacağını duyurdu.

Önü Alınamaz Bir Belirsizlik: Yargıtay Son Sözü Söyleyecek

Mahkemenin ihtiyati tedbir kararı gereği Özgür Özel yönetimi şu an için fiilen ve hukuken iş yapamaz durumda. Her ne kadar 2 hafta içinde Yargıtay yolu açık olsa da, bu süre zarfında CHP’nin nasıl yönetileceği, resmi yazışmaların kimin imzasıyla yapılacağı ve tabandaki bu derin güvensizliğin nasıl aşılacağı tam bir muamma. CHP, tarihinin en huzursuz, en kırılgan ve en sancılı virajlarından birinden geçiyor.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.