Güngör Şenkal/İzmir

İzmir’in kalbinde yer alan ve kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen arazinin imar planı değişikliğine karşı askı süresinin son gününde Kültürpark Platformu’ndan sert bir çıkış geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne resmi itiraz dilekçesi sunan platform; alanın yüzde 70’inin ticari fonksiyona açılarak ranta kurban edilmek istendiğini savundu ve belediye yönetimini devam eden hukuki süreçlere saygı göstererek bu “kent suçuna” son vermeye davet etti.

BASMANE ÇUKURU; KAMUYA, İZMİR’E VE İZMİRLİYE AİTTİR !…

BASMANE ARAZİSİNİN GELECEĞİ PİYASA BASKISIYLA ŞEKİLLENDİRİLEMEZ!

İzmir’in merkezinde yer alan, kentin en değerli kamusal alanlarından biri olan “Basmane Çukuru” olarak bilinen, 1039 ada 8 parsele ilişkin alınan plan kararları; başta kamu yararı olmak üzere kentin geleceğini, yürütülen tüm hukuki süreçleri, meslek odaları ve Kültürpark Platformu’nun uzun yıllardır ortaya koyduğu bilimsel ve teknik değerlendirmelerle, kamuyu yok sayan anlayışın yeni bir örneği olmuştur.

Basmane Çukuru arazisi; bir yanıyla doğal ve tarihi sit alanı olan Kültürpark’a bitişik, tarihsel, sosyal ve kamusal niteliği yüksek bir kent alanıdır. Arazi diğer yanıyla da, dünyanın en büyük tarihi açık hava çarşılarından biri olan, 17. yüzyıldan beri İzmir’in ticaret merkezi konumundaki Kemeraltı gibi kentsel ve arkeolojik Sit Alanı olan bir kültür mirasının yanındadır. Bu kentin çok değerli iki sit alanı ile mekânsal, tarihsel ve kamusal bir bütünlük içinde olan Basmane Çukuru yüzyıllardır İzmir’in kent hafızasında, Ermeni Hastanesi, Otobüs Terminali ve ESHOT Garajı gibi kamusal amaçlarla kullanılmıştır.

Basmane Arazisine ilişkin en temel sorun, kamuya ait böylesine önemli bir alanın ayrıcalıklı imar hakları ve sermaye odaklı kararlarla yıllardır bir rant ve pazarlık unsuruna dönüştürülmesidir.  Bu yaklaşım, yalnızca kent bütününü değil; kentin altyapı kalitesini, ulaşım sistemini, toplumsal yaşamını ve planlamanın eşitlik ilkesini de açık biçimde zedelemektedir.

Alanın yeniden bedelsiz olarak kamu mülkiyetine geçmesine ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından geçmiş dönemde başlatılmış olan hukuksal süreç kamunun lehine devam ederken ve kamunun açık mülkiyet hakkı ortadayken yapılan söz konusu plan değişikliğinin bilimsel ve teknik bir gerekçeye dayanmadığı, kamu yararını öncelemediği ve rant baskısından kaynaklandığı açıktır.

Alanda öngörülen yoğunluk, kent merkezinin ulaşım ve altyapısı üzerinde ciddi yük oluşturacak bu yük de kamusal kaynaklar harcanarak çözülmeye çalışılacaktır. Kamu kaynaklarının yoğunluk artıran, parçacıl plan kararlarının kaçınılmaz sonuçlarını telafi etmek için kullanılması ise kamuyu zarara uğratacaktır.

Basmane Arazisi; İzmir’in ulaşım akslarının kesiştiği, tarihsel katmanlarının buluştuğu, kolektif belleğinde önemli yer tutan bir mekândır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Meclis Üyelerinin; İzmirlinin kent hakkına saygı göstermelerini, geri dönülmez adımlar atmamalarını, araziyi yeniden kamu mülkiyetine geçirmelerini, çevresi ile olan mekânsal bütünlüğü korumalarını, buna uygun planlanmalarını, buna uygun planlamalarını, yıllardır devam eden bu soruna kamusal yaklaşım göstermelerini ve bu kent suçuna son vermelerini istiyoruz.

Basmane arazisinin kentlinin ihtiyacını karşılayacak ve Kültürpark ile yeniden bütünleşecek şekilde kamusal kullanımları esas alan planlama kararlarıyla değerlendirilmesi gerekmektedir.

Kamuoyunda uzun yıllardır tartışma konusu olan bu alanda; yakın dönemde Eski Buca Cezaevi alanı için gösterilen kamusal hassasiyetin Basmane Arazisi için de gösterilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi üyelerini ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı; kamu yararını esas alan, katılımcı, şeffaf ve bilimsel bir süreç yürütmeye, bu alanın yeniden kamusal niteliğiyle kente kazandırılması konusunda sorumluluk almaya davet ediyoruz.

KÜLTÜRPARK PLATFORMU

Basmane Çukuru kamunundur.

Basmane Çukurunda kent suçu işleniyor…

Eki; İzmir Büyükşehir Belediyesine Verilen Dilekçe Örneği

İzmir Büyükşehir Belediyesine Verilen Dilekçe Örneği;

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA; 

KONU: İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin11.02.2026 tarihli ve 04.207 sayılı kararı ile re ’sen onaylanan, “İzmir İli, Konak İlçesi, İsmet Kaptan Mahallesi, 1039 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğine” itirazım hakkında;

İTİRAZLARIM: İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 11.02.2026 tarihli ve 04.207sayılı kararı ile re ‘sen onaylanan “İzmir İli, Konak İlçesi, İsmet Kaptan Mahallesi, 1039 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğine” askı süresi içerisinde (06.05.2026 – 04.06.2026) aşağıda belirttiğim nedenlerle itiraz ediyorum:

1.    İzmir Büyükşehir Belediyesi 1039 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkında kamuoyundan bilgi saklamaktadır.

1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğinin yapıldığı alan, yıllardır kent gündemini meşgul eden ve kamuoyunda özel hassasiyetler taşıyan bir alandır. Bu nedenle söz konusu alanda meslek odalarının ve İzmir’de yaşayan yurttaşların hassasiyetlerinin dikkate alınmaması ile şeffaf ve katılımcı bir süreç yürütülmemesi kabul edilemez.

2.    İzmir Büyükşehir Belediyesine ait bir kamu mülkü haksız bir şekilde özel mülkiyete devredilmektedir.

Tamamı kamu mülkiyetinde olan 1039 ada 8 parsel sayılı taşınmaz, 1997 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi karşılığında ihaleye konu edilmiştir. Söz konusu sözleşmede belediyenin payı %11, şirketin payı ise %89 olarak belirlenerek kamu büyük bir zarara uğratılmıştır.

1998 yılında ise söz konusu taşınmaza ilişkin yürürlükte olanherhangibir1/1000ölçekli uygulama imar planı bulunmamasına karşın yasaya aykırı bir şekilde inşaat ruhsatı düzenlenmiştir. 1997 yılındaki sözleşme hükümlerinin şirket tarafından yerine getirilmemesine rağmen yasaya aykırı düzenlenen inşaat ruhsatı dayanak gösterilerek 1999 yılı yerel seçimlerinin gerçekleşmesinden bir ay önce tapuda devir işlemi gerçekleştirilmiştir.

2001 yılında, 1997 yılındaki sözleşmenin taraflarından olan şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulmasına karşın İzmir Büyükşehir Belediyesi sözleşmeyi iptal etmemiştir. 2009 yılında TMSF ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yeni bir anlaşma yapıldığı ve Büyükşehir Belediyesi hissesinin %11’den %30’a çıkarıldığı bilgisi kamuoyu ile paylaşılmıştır. Ancak söz konusu hisse oranı değişikliği tapuya işlenmemiştir.

2014 ve 2016 yıllarında 1039 ada 8 parsel sayılı taşınmaz TMSF tarafından satılmak istenmiştir. 2024 yerel seçimleri öncesinde ise İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 1997 tarihli sözleşmenin geriye doğru feshi davası açılmış ve kat irtifakı kurularak devredilen tapuların iptali istenmiştir. Söz konusu dava sürecinde bilirkişilerin devredilen tapuların alınması yönünde İzmir Büyükşehir Belediyesi lehine görüşü olduğu ve davanın hala devam ettiği bilinmektedir.

  • İtiraza konu 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği ile getirilenve“2-)…Yapı İnşaat Alanı’nın %30’u Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binasında, %70’i Turizm-Ticaret Alanında kullanılacaktır.” hükmünü içeren plan notu; 1039 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ait yasaya aykırı olarak düzenlenen inşaat ruhsatını dayanak almakta olup taşınmazın tamamının İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde olduğu gerçeğini yok saymaktadır.
  • Mülkiyeti kamuya ait olan 1039 ada 8 parselde itiraza konu işlem doğrultusunda tesis edilecek ruhsat, imar durumu vb. diğer işlemler üçüncü kişiler bakımından kazanılmış hak doğmasına sebep olacaktır. Bu durum, kamu yararına aykırı uygulamaların kazanılmış hak kapsamında varlığını sürdürmesinin hukuken korunmak zorunda kalınması anlamına gelecektir. Doğması muhtemel kazanılmış haklar nedeniyle dava konusu işlemin uygulanması halinde hukuken geri dönülmesi imkânsız sonuçları ile karşılaşılacaktır.
  • Alanda yapılması öngörülen yoğunluk, kent merkezinin ulaşım ve altyapısı üzerinde ciddi yük oluşturacak, oluşan yük de kamusal kaynaklar harcanarak çözülmeye çalışılacaktır. Kamu kaynaklarının yoğunluk artıran, parçacıl plan kararlarının kaçınılmaz sonuçlarını telafi etmek için kullanılması ise kamuyu zarara uğratacaktır.
  • 2020 yılında UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’ne eklenen İzmir Tarihi Liman Kenti’nin bitişiğinde yer alan taşınmazın yüksek yoğunluklu bir yapılaşmaya konu edilmesi hem tarihi kent merkezi üzerindeki yapılaşma baskısını artıracak hem de geleneksel doku çevresinde yaratacağı siluet nedeniyle alanın adaylık sürecini olumsuz etkileyecektir. İtiraza konu işlem doğrultusunda yapılacak uygulamaların kentin siluetine, altyapısına ve trafiğine getireceği olumsuz etkilerin telafisi mümkün olmayacaktır.
  • Şehircilik İlkeleri, Planlama Esasları ve Anayasal Normlara Aykırılık: Söz konusu plan değişikliği, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 26. maddesinde düzenlenen plan değişikliklerine ilişkin nesnel, teknik ve bilimsel gerekçelerin bulunması şartını taşımamaktadır. Tamamı kamuya ait ve kamu hizmetine tahsis edilmesi gereken bir alanın, eşdeğer alan gösterilmeksizin %70 oranında ticari fonksiyona terk edilmesi kamu yararına ve planların kademeli birlikteliği ilkesine açıkça aykırıdır. Ayrıca bu düzenleme, karar alma süreçlerinde kentlinin ve meslek odalarının katılımını dışlaması yönüyle demokratik yönetim ilkelerine; kent merkezine getireceği yoğunluk ve yaratacağı çevresel tahribat yönüyle de Anayasa’nın 56. maddesinde koruma altına alınan “Sağlıklı ve Dengeli Bir Çevrede Yaşama Hakkı” ile Anayasa’nın 63. maddesindeki tarih ve kültür varlıklarının korunması ödevine açıkça tezat oluşturmaktadır.”

SONUÇ OLARAK; Söz konusu plan değişikliğini çevre ve halk sağlığını bozacak kararlar içermesi, “sağlıklı çevrede yaşama Hakkımı” ihlal edecek olması, kent merkezinde trafik yükü yaratacak olması, tarihi kent merkezi üzerinde geri dönüşü olmayan zararlar yaratacak olması ve kamuyu zarara uğratacak unsurlar içermesi nedeniyle kabul etmiyorum.

Anayasal yetkilerimi kullanarak 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliğine ve Plan Notu Değişikliğine itiraz ediyor, bahse konu planlarda gerekli değişikliğin yapılmasını talep ediyorum. Bu kapsamda yukarıda ifade ettiğim itirazlarımın kabulü ile gereğinin yapılmasını talep ederim.

Gereğini bilgilerinize arz ederim.

Ad-Soyadı

İmza


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.