Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Çataklı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönetici görevlendirme sürecindeki plansızlıklarına ve hafta sonu zorunlu eğitim dayatmasına tepki gösterdi. Çataklı, “Eğitim emekçileri bir kez daha plansızlığın kurbanı edilmektedir” dedi.

Arşiv Resim

ZONGULDAK – Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Zonguldak Şube Başkanı Kamuran Çataklı, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yürütülen Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme süreci ve zorunlu eğitim programlarına ilişkin sert bir basın açıklaması yaptı.

Bakanlığın liyakatten ve planlamadan uzak politikalar izlediğini belirten Çataklı, uygulamaların eğitim çalışanlarını mesleki ve özel hayatlarında tükenme noktasına getirdiğini vurguladı.

“64 Saatlik Eğitim Hafta Sonlarına Sıkıştırıldı”

16 Mayıs – 14 June 2026 tarihleri arasında düzenlenen Yönetici Yetiştirme Programı’nın tamamen hafta sonlarına yayılarak eğitimcilere “angarya” dönüştürüldüğünü ifade eden Kamuran Çataklı, şu ifadeleri kullandı:

“64 saatlik yüz yüze eğitim yükü, sene sonu işlemlerinin ve merkezi sınavların yapıldığı yılın en yoğun döneminde tamamen hafta sonlarına sıkıştırılmıştır. Eğitim-İş olarak anayasal bir hak olan dinlenme hakkının korunması adına eğitimlerin çevrimiçi/uzaktan modele geçirilmesini resmi yazıyla talep ettik. Ancak Bakanlık bu yapıcı talebimize kulak tıkadı. Haftanın 7 günü mesaiye zorlanan eğitim emekçileri, MEB’in plansızlığının kurbanı edilmektedir.”

“Milli Eğitim Akademisi İlk Görevinde Sınıfta Kaldı”

İktidarın büyük övgülerle tanıttığı Milli Eğitim Akademisi’nin ilk icraatında başarısız olduğunu savunan Çataklı, programların yalnızca il merkezlerinde düzenlenmesini eleştirdi. İlçe ve köylerde görev yapan eğitimcilerin barınma ve ulaşım gibi en temel ihtiyaçlarının göz ardı edildiğini belirten Çataklı, “Teknolojinin sunduğu imkânları görmezden gelen bu ilkel planlama, eğitimden ziyade bir cezaya dönüşmüştür” dedi.

Ayrıca sağlık sorunları, doğum izni ve refakat gibi insani mazereti olan yöneticiler için esneklik sağlanmadığını ifade eden Çataklı, iller arasında da uygulama birliği olmadığını, kimi illerde katı kimi illerde ise esnek davranılarak eşitlik ilkesinin çiğnendiğini belirtti.

“Yandaş Sendika Üyelerine Şaibeli Puan Avantajı”

Yönetici atama kriterlerinde kullanılan Ek Yönetici Değerlendirme Formu üzerindeki puanlamalara da değinen Eğitim-İş Zonguldak Şube Başkanı, süreçte şaibe iddialarını gündeme taşıdı:

“Saha çalışmalarımızda; ‘Patent ve Proje’ adı altında kâğıt üzerinde yapılmış gibi gösterilen suni işlemlerle, malum yandaş sendika üyelerine avantaj sağlandığı tespit edilmiştir. Deneyimli yöneticilerin birikimi yok sayılırken, haksız puanlarla liyakat yerle bir edilmektedir.

Dahası, Temel Eğitim’de puanlandırılan ‘Sosyal Sorumluluk Projeleri’ son dakika alınan bir görüş yazısıyla iptal edilmiş, yalnızca Ortaöğretim için geçerli sayılmıştır. Önceden duyurulmayan bu karar yüzünden aylarca emek veren temel eğitim öğretmenlerinin puanları silinmiş, emekleri gasp edilmiştir.”

Bu uygulamaların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki “dinlenme hakkı”, “angarya yasağı” ve “eşitlik” ilkelerinin yanı sıra Anayasa’nın 10. maddesine de açıkça aykırı olduğunu hatırlatan Çataklı, hukuksuz düzene karşı sessiz kalmayacaklarını ilan etti.

Eğitim-İş’in Çözüm İçin 5 Acil Talebi

Kamuran Çataklı, eğitim emekçilerini yılgınlığa sürükleyen bu sorunların çözümü için sendikanın taleplerini şu şekilde sıraladı:

  • Uzaktan Eğitime Geçilsin: Yönetici Yetiştirme Programı’nın kalan süreçlerinde zaman kaybetmeden uzaktan/çevrimiçi eğitim modeline geçilmelidir.
  • Mazeretler Dikkate Alınsın: Sağlık, doğum ve refakat gibi mazereti olan katılımcılar için acil çözümler üretilmeli, devamsızlık kuralları esnetilmelidir.
  • Uygulama Birliği Sağlansın: İller arasındaki keyfi ve farklı yaklaşımlara son verilmeli, tek tip adil bir uygulama yürütülmelidir.
  • Puanlama Şeffaf Olsun: Ek Değerlendirme Formu yeniden düzenlenerek; objektif, şeffaf ve liyakate dayalı hale getirilmelidir.
  • Harcırahlar Eksiksiz Ödensin: Program kapsamında görevlendirilen tüm katılımcıların ulaşım, konaklama ve yemek giderleri 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri doğrultusunda eksiksiz karşılanmalıdır.

Başkan Çataklı, açıklamasını “Liyakate, eşitliğe ve emeğe dayalı bir yönetici atama sistemi inşa edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm eğitim emekçilerini bu haksızlıklara karşı dayanışmaya davet ediyoruz” sözleriyle tamamladı.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.