İKV Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu 2025 yılına ait Schengen vize başvuruları ile ilgili istatistikler ve vize sürecinde yaşanan zorluklar hakkında bir açıklamada bulundu. Başkan Dr. Zeytinoğlu şunları söyledi:
“2025 yılı verilerine göre Schengen vizesine en fazla başvuru yapılan ülke 1,8 milyon başvuruyla Çin oldu. Çin’i yaklaşık 1,25 milyon başvuruyla Türkiye takip ederken, Hindistan 1,15 milyon başvuruyla üçüncü sırada yer aldı. Bu rakamları nüfusa oranlayınca çok ilginç bir tablo ortaya çıkıyor.
Türkiye’de nüfusa oranla vizeye başvurma sıklığı, Çin’in 11,5 katı, toplam başvuruda üçüncü olan Hindistan’ın ise tam 19 katı olarak gerçekleşti.
Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de her 100.000 kişiden 1.500’ü Schengen vizesine başvururken, Çin’de her 100.000 kişiden 130’u vizeye başvurmuş. Hindistan’da ise her 100.000 kişiden sadece 78’i vizeye başvurmuş.
Türkiye’nin AB adayı olduğu, gümrük birliği partneri olduğu, coğrafi ve kültürel yakınlığı düşünüldüğünde vize başvurularının yoğunluğu çok doğal. Aslında Türklerin turizm, eğitim veya iş için AB’ye seyahat etmeleri AB ülkeleri açısından teşvik etmeleri gereken bir durum. Ancak tam tersine vize başvuru süreçlerinde giderek artan şekilde zorluk ve mağduriyet yaşandığını görüyoruz.
Özellikle son dönemdeki şikayetler vize randevusu bulmakta zorluk yaşandığı ve bot hesaplar ile vize randevularının 90 avro olan standart ücretin çok üzerinde satıldığı yönünde. Vizeye başvurup da uzun süre cevap alamayanlar, davetli olarak bir burs programına, ödül törenine vs. gidecekken kaçıranlar, meşru gerekçeleri olmasına rağmen ret alanlar da önemli şikâyet konusu oluyor.
Ret oranlarına baktığımızda, Türkiye’den yapılan 1,25 milyon başvuruya karşılık 1,07 milyon vize verildi. Türkiye için ret oranı yaklaşık %14,6 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’den yapılan başvurularda vize oranında geçmiş yıla göre önemli bir artış olmasa da, 10 yıl önce %4,4 gibi çok daha düşük bir oran olduğunu da hatırlamak gerekiyor. Ret sebebi eksik belge vs. olabildiği gibi aracı kurumların gerekli yönlendirmeyi yapmaması da olabiliyor. Ayrıca istenen belgelerin özellikle iş insanları söz konusu olduğunda kişisel verilerin gizliliği ilkesine dahi aykırı olabildiği görülüyor.
Schengen vizesinde “Cascade” uygulaması ile artık her başvuruda vize süresinin artması ve 5 yıla kadar çıkması söz konusu. Ancak özellikle vizelerini kurallara riayet ederek kullanan ve iş, aile veya turizm gibi sebeplerle sıklıkla Schengen alanına seyahat edenlere 10 yıla kadar vize verilmesi vize süreçlerinde aşırı yığılmayı da engelleyecektir.
Vize Ücretleri
Vizeler için standart başvuru ücreti olan 90 avroya göre yaptığımız hesaplamalarda her yıl vize başvurularında 115 milyon avro tutarında ücret ödendiğini görüyoruz. 2025 verilerini baz aldığımızda vize başvurularını sabit tutarak, 10 yılda bu meblağ 1 milyar 150 milyonu buluyor. Üstelik bu meblağın aslında çok daha üzerinde ücretler ödeniyor. Vize randevusu bulmak için aracı kurumlara ödenenler, süreci hızlandırmak için VIP seçenekler, vize için istenen belgeleri toplamak için ödenen banka, noter vs. ücretler, aracı kurumlara ek hizmet için ödenenler aslında bu meblağın, en az iki katından bahsettiğimizi gösteriyor.
Türkiye Olarak Vize Serbestliği Hedefimiz Olmalı
AB ile 2013 yılında başlayan, yani 13 yıldır tamamlanamayan bir vize serbestliği sürecimiz bulunuyor. Bu süreçte bize şart koşulan 72 kriterden 66’sını yerine getirdik. Ancak kalan 6 kriteri tamamlayamadık. Bu süreci tamamlamak önceliğimiz olmalı. İhracatının %43’ünü AB’ye gerçekleştiren, Erasmus ve Horizon gibi AB programlarına katılan bir aday ülke olarak, vatandaşlarımızın mağduriyetlerini önlemek ve AB’deki haklarımızdan daha iyi faydalanabilmek için vize serbestliğini gerçekleştirmeliyiz”. Konuya ilişkin İKV Bilgi Notu’na buradan ulaşabilirsiniz

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
