Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin sabahın erken saatlerinde gerçekleştirdiği eş zamanlı operasyonla, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) öğrencisi olan ve Devrimci Gençlik Dernekleri (DGD) üyesi oldukları iddia edilen 4 öğrenci gözaltına alındı. Edinilen bilgilerde gözaltı gerekçesinin yalnızca sosyal medya paylaşımları olması, demokratik hak ve özgürlüklerin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne sererken, operasyonun ardından kentte yükselen derin sessizlik ise çok daha düşündürücü bir tabloyu ortaya koyuyor.

Yargı Eliyle Yürütülen Baskıların Son Halkası

Üniversite gençliğine yönelik gerçekleştirilen bu şafak baskınları, Türkiye genelinde toplumsal muhalefeti sindirmek amacıyla yargı eliyle yürütülen sistematik baskı politikasından bağımsız değildir. En temel demokratik hak olan ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken sosyal medya paylaşımları, bir kez daha kriminalize edilerek gençlerin eğitim ve yaşam hakları gasp edilmek istenmektedir.

Toplumsal muhalefetin her kesimine yönelen bu sindirme operasyonlarının üniversitelerdeki yansıması; düşünen, sorgulayan ve haksızlığa karşı ses çıkaran öğrencileri yalnızlaştırma ve korku iklimine hapsetme çabasından başka bir şey değildir.

Demokrasi Platformu’nun Sessizliği ve Kan Kaybeden Dayanışma

Bu operasyonun gösterdiği bir diğer acı gerçek ise Zonguldak’taki yerel muhalefetin ve devrimci dinamiklerin içine düştüğü atalet durumudur. Kentte bulunan ve bu tür haksızlıklara karşı refleks geliştirmesi beklenen Demokrasi Platformu bileşenleri, yaşanan gözaltıların ardından henüz somut bir tepki göstermemiş, ses yükseltmemiştir.

Düşündüren Tablo: Dört devrimci öğrenci ev baskınlarıyla gözaltına alınırken, kentin kalbi olması gereken demokratik kitle örgütlerinin ve platformların sessiz kalması, kentteki devrimci dayanışmanın ne derece zayıfladığını acı bir şekilde tescillemiştir.

  • Yalnızlaştırılan Gençlik: Sokakta, kampüste ve yaşamın her alanında en önde yürüyen üniversite gençliği, baskıya maruz kaldığında arkasında örgütlü bir gücün sesini duyamamaktadır.
  • Baskıya Alan Açan Hareketsizlik: Muhalefetin bu sessizliği ve eylemsizliği, yargı gücünü elinde bulunduran odaklara daha fazla baskı yapma cesareti vermekten başka bir işe yaramamaktadır.

Sonuç: Gençlik Susarsa Şehir Susar

Muhalif her sese yönelik yargı kıskacı daralırken, “sıra bana gelene kadar sessiz kalayım” anlayışı yerel muhalefeti tamamen işlevsiz kılmaktadır. BEUN öğrencilerine yönelik bu haksız gözaltılara karşı, Zonguldak Demokrasi Platformu ve tüm ilerici bileşenler acilen üzerlerindeki ölü toprağını atmalıdır.

Bugün DGD’li öğrencilerin maruz kaldığı haksızlığa karşı devrimci dayanışmayı büyütmek, sadece o öğrencilere değil, kentin ve ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır. Unutulmamalıdır ki; gençlik susarsa, tüm şehir karanlığa gömülür.

Arşiv Fotograf


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.