Ekonomi yönetiminin “rasyonel zemine dönüş” sloganıyla Haziran 2023’te başlattığı dezenflasyon programı üçüncü yılını geride bırakırken, açıklanan son veriler makro rakamlar ile sokağın gerçekleri arasındaki makasın ne denli açıldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. ABD ile İran arasında Trump-Vance yönetimi ve Kalibaf tarafından imzalanan mutabakat zaptı jeopolitik tansiyonu düşürse de piyasalardaki güvensizlik altını rekor seviyelere (Gram altın 6.490 TL) fırlattı. Küresel havacılık merkezine dönüştürülen Etimesgut Havalimanı açılışları ve vitrin süslemeleri devam ederken, üretimin ana direği olan sanayi ve tarım adeta can çekişiyor.

Gelin, TÜİK ve SGK’nın son verileri ışığında, “hastayı iyileştirirken kalbini durdurma” noktasına gelen ekonomik tablonun röntgenini çekelim ve bu tablonun emeğin başkenti Zonguldak’a yerel politika açısından nasıl yansıdığına bakalım.

1. Üretim Ekonomisinden “Acenta” Ekonomisine Doğru Tehlikeli Kayış

İş dünyası temsilcilerinin “Kriz bu kez V değil, U şeklinde; yatay gidiyoruz ve süre çok uzadı” çığlığı, resmi verilere doğrudan yansımış durumda. İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in dikkat çektiği üzere; sanayinin milli gelir içindeki payı 2021’de %25,5 iken, 2026 itibarıyla %17,7 seviyesine geriledi.

Bu erimeyi istihdam haritasında da net bir şekilde okuyoruz:

  • Sanayide Kan Kaybı: Sanayi sektöründe ücretli çalışan sayısı yıllık bazda %2,4 azalırken; imalat sanayisinde bu daralma %2,7’yi buldu.
  • Rant ve Hizmet Sektörü Balonu: Sanayici yüksek faiz ve baskılanan kur altında ezilip işçi çıkarırken, inşaat sektöründeki ücretli çalışan sayısı %6,8, ticaret-hizmet sektöründe ise %3,4 arttı.
  • Ciro ve Satış İllüzyonu: Perakende satış hacmi yıllık %11,4 artarken, toptan ticaret %3,3 azaldı. Yani halk elindeki paranın değerini korumak ya da yarın daha pahalıya almamak için tüketiyor (vitrin canlı), ancak geleceğe yönelik üretim çarkları (toptan ticaret ve imalat) durma noktasında.

2. Tarım ve Hayvancılıkta “Kayyım” ve “Maliyet” Kıskacı

Nisan 2026 kümes hayvancılığı verilerine göre, tavuk eti üretimi yıllık %0,5 azalarak 236 bin 310 tona geriledi. Daha da vahimi, tarım ürünleri üretici fiyat endeksinde (Tarım-ÜFE) aylık artışın en yüksek olduğu alt grup %10,48 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu.

Beyaz et sektöründeki bu yangın, 13 büyük şirkete “denetim kayyımı” atanmasıyla yapısal bir krize dönüştü. İSO Başkanı Bahçıvan’ın “Üreticiyi topyekûn itibarsızlaştırma dili sanayiyi incitir” uyarısı, gıda arz güvenliğinin nasıl bir tehlike altında olduğunu gösteriyor. Süt sektöründe de durum farklı değil; tereyağı ve sadeyağ üretimi yıllık %7,7 azalışla alarm veriyor.

3. Devletin Kasası Boşalıyor

Sıkı maliye politikası iddialarına rağmen, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Mayıs ayı verileri tam bir bütçe fiyaskosuna işaret ediyor.

  • Mayıs ayında bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına göre %18 azalarak 1 trilyon 86 milyar liraya geriledi.
  • Bütçe giderleri ise %27 yükselerek 1 trilyon 384 milyar liraya ulaştı.

Halktan dolaylı vergilerle toplanan paralar üretime değil, faize ve devasa kamu harcamalarına giderken, bütçe açığı kronikleşiyor.

Zonguldak Penceresinden Yerel Politika Analizi: Madenci Kentinde Çarklar Nasıl Dönecek?

Ulusal ölçekteki bu kriz eğilimleri, Zonguldak’ın kendine has sosyo-ekonomik yapısını ve yerel siyaset dengelerini derinden sarsacak cinsten.

A. Madencilik Sektöründeki Daralma ve İstihdam Krizi

TÜİK’in Nisan 2026 Sanayi Üretim Endeksi’nde en çarpıcı veri; imalat sanayi %6,8 büyürken, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksinin yıllık %2,8 azalmasıdır. Ücretli çalışan istatistiklerine bakıldığında ise madencilik sektöründe istihdamın yıllık %2,0 azaldığı (2.858 kişilik net kayıp) görülüyor.

Yerel Politika Notu: Zonguldak yerel siyasetinin ve sendikal hareketinin (Genel Maden İşçileri Sendikası – GMİS dâhil) ana damarı üretim ve istihdam düzeyidir. Madencilik sektöründeki bu %2,8’lik üretim daralması ve istihdam kaybı, kentteki işsizlik baskısını artıracaktır. Yerel politikacıların genel merkeze şirin gözüken “hizmet ve turizm kenti Zonguldak” söylemleri, madenlerdeki bu somut erime karşısında boşa düşmektedir. Kentin proletarya hafızası, sanayisizleşmeye ve madenlerin sessizce küçültülmesine karşı yerel siyasette yeni bir muhalefet dalgası doğurabilir.

B. Batı Karadeniz’in Beyaz Et Havzası Tehdit Altında

Zonguldak, Bolu ve Düzce üçgeni, Türkiye’nin kümes hayvancılığı ve beyaz et üretim üssüdür. Sektördeki 13 şirkete denetim kayyımı atanması ve üretimdeki duraksama, Zonguldak’ın çevre ilçelerindeki ve köylerindeki yüzlerce fason üretim yapan kümes işletmesini, nakliyeciyi ve yem tedarikçisini doğrudan etkileyecektir. Canlı kümes hayvanı ve yumurta fiyatlarındaki aylık %10,48’lik fahiş artış, yerel tüketicinin de en temel protein kaynağına erişimini zorlaştırmaktadır. Yerel yönetimlerin, bölgedeki hayvancılık kooperatiflerine ve yerel üreticilere yönelik korumacı önlemleri gündeme getirmemesi, yaklaşan iflas ve konkordato dalgasını tetikleyebilir.

C. Esnafın Gerileyişi ve “Hizmet Sektörü” Yanılgısı

SGK’nın Mart 2026 istatistiklerine göre, ülke genelinde ücretli çalışan (4/a) sayısı artarken; esnaf, çiftçi ve işverenlerin sayısında net bir azalış gözlenmiştir. Zonguldak gibi küçük esnafın ve emeklinin yoğun olduğu bir kentte, ticari kredi faizlerinin uçması ve nakit akışının tıkanması, kent merkezindeki esnaf profilini hızla yok etmektedir. Ulusal zincir mağazaların perakende hacmi genişlerken (%11,4 artış), Zonguldak’ın yerel esnafı kasasını kapatmaktadır.

Sonuç Yerine;

Zonguldak yerel politikası, “üretim vizyonundan uzaklaşmış bir tabela kenti” olma riskiyle karşı karşıyadır. Maden üretimi düşerken, tarım ve hayvancılık girdi maliyetleri altında ezilirken, yerel siyasetin sadece belediye hizmetleri veya kaldırım yenileme projeleri üzerinden yürütülmesi halkın gerçek sorununa çare olamaz. Rakamlar net: Dezenflasyon programı üretimi “incitiyor”; Zonguldak’ın payına ise yine göç, küçülen maden istihdamı ve pahalı bir yaşam düşüyor. (Susma/Ekonomi)


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.