Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi emekli öğretim görevlisi Doç. Dr. Gökhan Ofluoğlu, gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Bahaddin Arı’yı ziyaret ederek İzmir’de katıldığı uluslararası kongrenin detaylarını ve geleceğin dünyasını şekillendirecek çarpıcı akademik çalışmalarını paylaştı.

Eski Dostların Yolları Susma’da Kesişti
Gazetemiz bürosunda oldukça samimi ve entelektüel düzeyi yüksek bir buluşma gerçekleşti. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nin emekli öğretim görevlilerinden, şu an Başkent Üniversitesi bünyesinde akademik çalışmalarını sürdüren Doç. Dr. Gökhan Ofluoğlu, gençlik arkadaşı olan Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Bahaddin Arı’yı ziyaret etti.
Academy Global tarafından 12-14 Haziran 2026 tarihleri arasında İzmir Ramada Otel’de düzenlenen 15. Uluslararası Ege Zirvesi kapsamındaki “Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi”nden yeni dönen Ofluoğlu, iki önemli bildiri sunduğu bu prestijli organizasyona dair izlenimlerini gazetemizle paylaştı. Sıcak bir çay eşliğinde gerçekleşen sohbette, küresel geleceğimizi yakından ilgilendiren “İklim Krizinde Adil Geçiş” ve “Yapay Zekanın İstihdama Etkileri” başlıkları öne çıktı.
Yeşil Dönüşümde “Kimse Arkada Kalmamalı”
Doç. Dr. Gökhan Ofluoğlu’nun kongrede sunduğu ilk çalışma, ekolojik dönüşümün toplumsal boyutunu ele alan “İklim Sosyal Politikası” üzerineydi. Çevre mücadelesinin sadece doğayı korumaktan ibaret olmadığını, aynı zamanda ciddi bir sosyal adalet meselesi olduğunu belirten Ofluoğlu, karbon yoğun ekonomilerden yeşil ekonomiye geçiş sürecinde hiçbir kesimin kaderine terk edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Ofluoğlu, sohbetimiz sırasında adil bir geçişin haritasını şu kritik noktalarla özetledi:
- İstihdam ve Beceri Dönüşümü: Kömür, petrol ve ağır sanayide çalışan işçilerin sadece tazminat alarak işten çıkarılmasının büyük toplumsal yaralar açacağını, bunun yerine devlet eliyle yenilenebilir enerji sektörlerine yönelik yeni beceriler kazandırılması gerektiğini belirtti.
- Enerji Yoksulluğu Riski: Karbon vergisi gibi çevre politikalarının enerji fiyatlarını artırabileceğini, bu durumun dar gelirli haneleri vurmaması için yatırım desteği, temiz enerji sübvansiyonları ve doğrudan nakit transferi gibi mekanizmaların şart olduğunu ifade etti.
- Aşağıdan Yukarıya Diyalog: Değişim süreçlerinin tepeden inme zorlamalarla değil; sendikalar, sivil toplum ve yerel halkın dahil olduğu demokratik bir sosyal diyalog zeminiyle inşa edilmesinin toplumsal meşruiyet sağlayacağının altını çizdi.
Yapay Zeka İşleri Yok Etmiyor, Biçim Değiştiriyor
Ofluoğlu’nun paylaştığı ikinci önemli gündem maddesi ise yapay zekanın iş gücü piyasasında yarattığı büyük kırılmaydı. Bu teknolojik sıçramayı Sanayi Devrimi’ne benzeten deneyimli akademisyen, yapay zekanın beyaz yakalı meslekler de dahil olmak üzere geniş bir alanı dönüşüme zorladığını aktardı. Ancak karamsar senaryoların aksine, teknolojinin insanı tamamen devre dışı bırakmak yerine onun iş yapış biçimini tamamlayıp güçlendireceğini savundu.
Yapay zekanın geleceğine dair gerçekleşen sohbette şu tespitler öne çıktı:
- Yeni Uzmanlık Alanları: Rutin veri işleme ve raporlama gibi işleri algoritmalar devralırken; Yapay Zeka mimarlığı, istem mühendisliği ve teknoloji etiği uzmanlığı gibi yepyeni meslek alanlarının doğduğunu belirtti.
- Eğitimde Reform ve Sürekli Öğrenme: Teknik becerilerin geçerlilik süresinin hızla kısaldığını, bu yüzden eğitim sistemlerinin “yaşam boyu öğrenme” modeline göre güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
- Gelir Eşitsizliği ve Orta Sınıf: Teknolojik adaptasyonu yüksek olanlar ile geride kalanlar arasındaki ücret makasının açılabileceğine dikkat çeken Ofluoğlu, bu durumun orta sınıfın erimesine yol açmaması için sosyal politika kalkanlarının ve sendikal hakların önemini hatırlattı.
Susma’nın Notu: Akademik bilginin yerel basın aracılığıyla toplumla buluşmasının önemine değinilen bu değerli görüşme için eski dostumuz Doç. Dr. Gökhan Ofluoğlu’na teşekkür eder, başarılarının devamını dileriz.



sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
