Tarih: 27 Haziran 2026
Raporu Hazırlayan: Susma Ekonomi Masası
Veri Kaynakları: TÜİK, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), İstanbul Sanayi Odası (İSO 500), Ankara Sanayi Odası (ASO), Ekonomim Gazetesi İstihbarat Akışı ve Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası (ZTSO) Konferans Çıktıları.
Parıltılı Projelerin Gölgesinde Derinleşen Çelişkiler
Haziran 2026 itibarıyla Türkiye ekonomisi, dezenflasyon programının üçüncü yılını doldururken tam bir tezatlar tablosuna sahne olmaktadır. Bir yanda TÜİK’in açıkladığı suni ve dönemsel ham güven endeksi artışları, diğer yanda ise üretim devlerinin tarihsel dip seviyelere gerileyen kârlılık rasyoları, patlayan icra-iflas dosyaları ve finans sektöründe gerileyen güven endeksleri yapısal sıkışmayı gözler önüne sermektedir.
Bu makroekonomik kıskacın insani faturası ise doğrudan işçi sınıfına kesilmektedir. Kârsızlık sarmalına giren sermaye; faturayı esnek çalışma, güvencesizleşme ve işten çıkarmalarla emek cephesine ciro etmektedir.
Zonguldak özelinde ise, kentin kömür ve ağır sanayiye dayalı kaderini kökten değiştirmeyi vadeden “Marka Zonguldak” vizyonu ilan edilmiştir. Ancak bu dönüşüm projesinin başarısı, sadece finansörlerin iştahına değil; kriz altında ezilen emek cephesinin haklarının korunmasına ve toplumsal muhalefetin bu sürece ne ölçüde müdahil olabileceğine bağlıdır.
1. Makroekonomik Göstergeler ve Sermayenin Sıkışması
TÜİK Güven Endeksleri: Sahada Karşılığı Olmayan İyileşmeler
- Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Haziran 2026’da bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %1,4 artarak 110,5 değerini, perakende ticarette %0,3 artarak 112,8 değerini ve inşaat sektöründe %1,1 artarak 83,0 değerini almıştır.
- Ancak bu artışlara tezat olarak, Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) Haziran ayında 1,2 puan azalarak 152,9 seviyesine gerilemiştir.
- Finans sektöründe son üç aydaki iş durumu ve hizmetlere olan talebin FHGE’yi azalış yönünde etkilemesi, piyasadaki likidite sıkışıklığının kalıcı olduğunu doğrulamaktadır.
İSO 500 ve Kârlılık Krizi: Devlerin Eli Zayıflıyor
- Enflasyonla mücadele adımları ve iç talepteki daralma, sanayide büyük bir kârsızlık kıskacı yaratmıştır.
- Sanayi devlerinin ortalama satış kârlılığı %3,4’e gerileyerek, %7,1 olan 10 yıllık tarihsel ortalamanın çok altında kalmıştır.
- Sektörler arasındaki uçurum derinleşirken 25 alt sektörün 7’si kârlılıkta eksi yazmıştır. Altın madenciliğinin etkisiyle madencilik %27,2 ile zirvedeyken, tekstil sektörü %-10,6 satış kârlılığı ile kârlılıkta en çok kan kaybeden sektör olmuştur.
- Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç’ın, “Sanayici alın teriyle kazanıyor, kazandığını faize veriyor” çıkışı, yüksek faiz ortamında artı değerin üretimden koparak finans kapitale aktığını tescillemektedir.
Finansal Tıkanma ve İcra/Konkordato Patlaması
- Dezenflasyon programının (Haziran 2023 – Haziran 2026) uygulandığı 3 yıllık süreçte yıllık enflasyon %38,21’den %32,61’e yalnızca 5,6 puan geriletilebilmiştir.
- Buna karşılık, mahkemelerdeki icra ve iflas dosyası sayısı 21 milyon 683 binden 25 milyon 134 bine fırlamıştır. Sadece bu yılın başından beri dosya sayısı 1 milyondan fazla artmıştır.
- Ödeme güçlüğü çeken şirketlerin başvurduğu konkordato geçici mühlet kararı alan firma sayısı program döneminde 5 bin 861’e ulaşmıştır. 2026’nın ilk 5 ayındaki 802 başvuru, geçmiş yılların yıllık toplamlarını geride bırakmıştır.
- Karşılıksız çek sayısı 2025’te 311 bin 017’ye yükselirken, protestolu senet sayısı aynı yıl 301 bin 447’ye ulaşarak finansal zincirin halkalarının koptuğunu göstermektedir.
- Reel sektörün can suyu olarak gördüğü TOBB Nefes Kredisi’nin 25 milyar liralık ilk diliminin neredeyse iki haftada tükenmesi, piyasadaki nakit açlığının boyutunu kanıtlamaktadır.
| Gösterge (Haziran 2023 – Haziran 2026) | Haziran 2023 | Haziran 2026 | Değişim / Toplam Bilanço |
| Yıllık Enflasyon Oranı | %38,21 | %32,61 | -5,6 Puan |
| Mahkemelerdeki İcra Dosyası Sayısı | 21.683.708 | 25.134.466 | +3.450.758 Dosya |
| Konkordato Geçici Mühlet Kararı | 519 (2023 Yılı) | 802 (2026 İlk 5 Ay) | Toplam: 5.861 Firma |
| Sanayi Devleri Satış Kârlılığı | %8,6 (2023) | %3,4 (2025/2026) | Tarihsel Ortalamanın Altı (%7,1) |
2. Küresel Gelişmeler ve Yerel Ekonomiye Yansımaları
Emtia Piyasalarında Çöküş ve Döviz Açığı
- ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımı beklentileri ve güçlenen dolar endeksi, altın ve kripto para piyasalarında sert satış dalgası yaratmıştır. Ons altın aylar sonra 4 bin dolar psikolojik sınırının altına inerek 3 bin 965 dolara gerilemiştir. Bitcoin ise 60 bir dolar kritik eşiğinin altına düşmüştür.
- Küresel piyasalardaki bu türbülans, yurt içinde finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyon açığını 9 milyar 440 milyon dolar artırarak 205 milyar 608 milyon dolara yükseltmiştir. Bu durum, yerel sanayicinin döviz kurlarındaki en ufak dalgalanmaya karşı kırılganlığını en üst seviyeye taşımaktadır.
Küresel Otomotiv Krizi Yerel Sanayiyi Tehdit Ediyor
- Avrupa’nın en büyük otomotiv üreticisi Volkswagen’in Çin pazarındaki yerel elektrikli araç markalarının agresif fiyat politikaları karşısında pazar kaybetmesi, şirketin kâr marjını %3,9’a düşürmüştür. Şirketin küresel ölçekte 50 bin kişilik istihdam azaltımı ve %20 kapasite daralmasını masaya yatırması kritik bir gelişmedir.
- TÜİK’in Yıllık Sanayi Ürün (PRODCOM) verilerine göre Türkiye imalat sanayisinde motorlu kara taşıtları ve yan sanayi üretimi %9,7’lik payla üçüncü sırada yer almaktadır. Küresel devlerin üretim daraltması, Türkiye ve özellikle batı Karadeniz hinterlandındaki yan sanayi tedarikçilerinde sipariş iptallerine ve dolayısıyla kitlesel işten çıkarmalara yol açma riski barındırmaktadır.
3. Emek Cephesi: Krizin Faturasını Sırtlayanlar
Ekonomik analiz raporlarının kâr, zarar ve büyüme odaklı dilinin arkasında, her geçen gün daha da yoksullaşan, güvencesizleşen ve işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalan bir işçi sınıfı gerçeği durmaktadır.
Sermayenin Kâr Savaşının Kurbanı: İşçi Sınıfı
- İSO 500 listesinde tekstil sektörünün %-10,6 ile kârlılıkta en çok kan kaybeden sektör olması, bu alandaki tekstil atölyelerinde çalışan binlerce yerel emekçinin kapı önüne konulma, ücretsiz izne çıkarılma ya da asgari ücret altı kayıtsız çalışmaya zorlanma riskini getirmektedir.
- ASO Başkanı’nın “Sanayici kazandığını faize veriyor” dediği düzende; fabrikalarda, madenlerde ve atölyelerde dökülen alın teri yatırıma ya da işçi ücretlerine değil, doğrudan yüksek faiz ortamını besleyen finans kapitale ve bankalara akmaktadır.
- PRODCOM verilerine göre Türkiye imalat sanayinde yüksek teknoloji ürünlerinin payı yalnızca %3,6 düzeyindedir; düşük ve orta-düşük teknoloji gruplarının toplam payı ise %67,5’tir. Bu veri, Türkiye işçi sınıfının ezici çoğunluğunun düşük ücretli, yoğun emek gerektiren ve güvencesiz iş kollarında sömürüldüğünü açıkça belgelemektedir.
4. Zonguldak’ın Yol Ayrımı: ZTSO “Marka Şehir” Vizyonu
Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası (ZTSO) organizasyonu ve Eren Enerji ana sponsorluğunda Dedeman Otel’de gerçekleştirilen “Marka Zonguldak Konferansı”, kenti ağır sanayi kıskacından kurtarma iddiasıyla 3 ana dönüşüm sütunu açıklamıştır:
- Gastronomi ve Sosyal Rönesans: Yeni tarz restoranlar, dünya markası gastronomi merkezleri ve yeni nesil pazar alanları (Mercado) ile kentin yaşayan bir lezzet ve kültür merkezine dönüşmesi hedeflenmektedir.
- Küresel Turizm ve Ağırlama: Ilıksu Otel, Extended Stay, Yaşlı Bakım Köyü, Tenis Köyü ve Danağzı Tabiat Parkı’nda Drone Sporları merkezi projeleriyle butik turizm altyapısı kurulacaktır.
- Çağdaş Meslek Okulları ve İnovasyon: Offshore O/G (Açık Deniz Petrol ve Doğal Gaz) Okulu, Modern Ziraat Okulu ve Teknoloji-İnovasyon Kasabası kurularak nitelikli iş gücü yaratılması amaçlanmaktadır.
Dönüşümün Sektörel Sıkışma Noktası: Saatlik Mahsuplaşma
Konferansta parıltılı projeler sunulurken, sanayide uygulanan ekonomi politikalarının çelişkileri de kendini hissettirmektedir. Lisanssız elektrik üretiminde aylık mahsuplaşmadan saatlik mahsuplaşmaya geçilmesi, öz tüketim amacıyla GES (Güneş Enerjisi) yatırımı yapan sanayicilerin yatırımlarının geri dönüş süresini 3-5 yıldan 7-8 yıla uzatmıştır. Bu durum sanayicinin fatura yükünü artırırken, yerel işletmelerin maliyeti düşürmek adına yine işçi ücretlerine ve istihdama göz dikmesine yol açmaktadır.
5. Toplumsal Muhalefete ve Emek Güçlerine Düşen Görevler
Zonguldak’ın geleceğini şekillendirecek bu devasa projeler yalnızca sermaye gruplarının, bankaların ve teşvik veren kurumların (BAKKA, TKDK vb.) inisiyatifine bırakılamaz. Kentin kaderinin belirlendiği bu masada işçi sınıfının haklarını savunmak adına sendikalara, meslek odalarına ve emek-demokrasi cephesindeki sol/sosyalist partilere tarihsel görevler düşmektedir:
- Ucuz İş Gücü Cenneti Olma Riskine Karşı Barikat: Kurulması planlanan teknoloji kasabası, modern ziraat alanları ve gastronomi merkezleri, Zonguldak’ı güvencesiz, sendikasız ve asgari ücret dayatmalı bir “ucuz emek havzası” haline getirmemelidir. Sendikalar (DİSK, KESK, Türk-İş bağlı sendikalar) ve meslek örgütleri (TMMOB), bu yeni iş kollarında sendikal örgütlülüğü ve taban ücret sözleşmelerini şimdiden gündemine almalıdır.
- Esnek Çalışmaya Karşı Birleşik Cephe: Sermayenin İSO 500 verilerinde tescillenen kârsızlık sarmalına karşı geliştirdiği esnek ve güvencesiz çalışma modellerine karşı, toplumsal muhalefet sokakta ve işyerlerinde fiili-meşru birleşik bir direnç hattı örmelidir.
- Sol ve Sosyalist Yapıların Kamucu Rolü: Kendini emek cephesinde tanımlayan sol ve sosyalist partiler, krizin sonuçlarını sadece teşhir etmekle yetinmemelidir. Zonguldak’ta planlanan bu projelerin (örneğin Modern Ziraat Okulu ve Köyü) ranta ve şahsi sermayeye değil, kamucu, kooperatifçi ve halkın doğrudan yönettiği üretim modellerine evrilmesi için somut programlar ve yerel halk meclisleri örgütlemelidir.
6. Sonuç ve Çözüm Önerileri
Raporda ortaya konan veriler ışığında, hem genel ekonomik sıkışmayı aşmak hem de yerel dönüşümü emek eksenli gerçekleştirmek adına acil ve yapısal çözüm önerileri iki şeritli olarak sunulmaktadır:
A) Üretimi ve İşletmeleri Koruyacak Acil Mali Adımlar
- Sanayiciye Özel Kredi Paketleri: İSO ve ASO başkanlarının ivedilikle talep ettiği üzere, üretime devam eden ancak kârlılık kıskacında olan işletmelere yönelik uzun vadeli, düşük faizli ve KGF teminatlı özel kredi paketleri açılmalıdır.
- KGF Limitlerinin Genişletilmesi: TOBB Nefes Kredisi’nde yaşanan tıkanıklığı açmak adına Merkez Bankası ile yürütülen limit artırım görüşmeleri hızlandırılmalı ve limit 50 milyar liraya çıkarılmalıdır.
- GES Teşviklerinin Yenilenmesi: Sanayicinin üzerindeki fatura yükünü artıran saatlik mahsuplaşma uygulamasının yarattığı zararı telafi etmek amacıyla, enerji depolama sistemlerine yönelik ek hibe ve vergi muafiyetleri getirilmelidir.
B) Emek Odaklı ve Kamucu Yapısal Adımlar
- Demokratik Emek ve Hak Denetim Masası: “Marka Zonguldak” projeleri kapsamında kente yatırım yapacak ve teşvik alacak tüm firmalara; sendika hakkı tanıma, insanca yaşanacak ücret garantisi ve güvenceli istihdam sağlama şartı yasal bir protokol olarak dayatılmalıdır. Bu süreci denetlemek için ZTSO, yerel yönetimler ve işçi sendikalarından oluşan ortak bir kurul kurulmalıdır.
- Garantili İstihdam ve TİS Güvencesi: Kurulacak Offshore O/G Okulu ve Modern Ziraat Okulu gibi çağdaş meslek liselerinden mezun olacak gençlerin, işe alım süreçlerinde doğrudan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) koruması altında olması yasal güvenceye bağlanmalıdır.
- Yoksulluğa Karşı Halkçı Dayanışma Ağları: Sol/sosyalist yapılar ve demokratik kitle örgütleri öncülüğünde, artan icra dosyaları ve yoksulluk karşısında ezilen halk için; zincir marketlerin dijital etiket oyunlarına ve insafına karşı tüketim kooperatifleri, mahalle dayanışma ağları ve işten çıkarmalara karşı ücretsiz hukuki destek masaları ivedilikle faaliyete geçirilmelidir.
Zonguldak, yeraltı zenginlikleri ve döktüğü kan pahasına kazandığı işçi kenti kimliğiyle, küresel sermayenin ya da yerel finansörlerin deneme tahtası yapılamaz. Dönüşüm kaçınılmazdır; ancak bu dönüşüm işçi sınıfının haklarıyla, kamucu bir vizyonla ve toplumsal muhalefetin kurucu gücüyle harmanlandığı müddetçe gerçek bir “Sosyal Rönesans” yaratabilir.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
