Kıymetli okurlar, Zonguldak bu hafta yine kendi iç çelişkileriyle, yapısal krizleriyle ve bir o kadar da geleceğe dair umut kırıntılarıyla dolu yoğun bir gündemi geride bırakıyor. Bir yanda küresel vizyonla geleceği planlayan sermaye, diğer yanda boş salonlara hitap eden emek örgütleri… Bir yanda çocuklarımızın odasına kadar sızan sessiz tehlikeler, diğer yanda kendi içinde kısır çekişmelere hapsolmuş siyaset kurumu… Gelin, Susma’nın Ekonomi Analiz Raporu’nun da ışık tuttuğu bu daralmışlık içinde, siyasetin gürültüsünde kaybolmaya yüz tutan kentin asıl gündemine sağduyunun penceresinden birlikte bakalım.

Sermaye Geleceği Kuruyor, Emek Salonda Eriyor

Zonguldak uzun yıllardır “emeğin başkenti” sıfatıyla anılırken, bugün sermaye ve emek arasındaki makasın hiç olmadığı kadar açıldığına şahit oluyoruz. Filyos Limanı için düzenlenen stratejik zirvede “Marmara’nın Alternatifi Olacak” vizyonuyla 25 milyon ton kapasiteli Yeşil Liman ve küresel ticaret koridorları konuşuluyor. ZTSO ve TP-OTC ortaklığındaki bu hamle, kentin teknolojik ve lojistik geleceğini adım adım inşa ediyor.

Ancak madalyonun diğer yüzü oldukça düşündürücü. Kömürün ve hak mücadelesinin amiral gemisi Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS), şube kongreleri sürecine girdi. Amasra’da yoğun katılımlı ve duygusal bir atmosfer yaşanırken; sendikanın kalbi sayılan Kozlu Şubesi’nin genel kurulu işçisiz, protokolsüz ve adeta boş koltuklara hitaben yapıldı. Sermaye devasa lojistik merkezleri planlarken, kentin can damarı olan madenci sendikasının tabandan bu denli kopuk yapısı, emeğin ve madencinin yalnızlığını acı bir şekilde gözler önüne seriyor.

TTK’nın Geleceği ve Dijital Kumar Belası

İSG eksiklikleri gerekçesiyle üretimin durduğu zorlu bir dönemde, TTK Yönetmeliği tartışmaların odağındaydı. AKP Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, “Özelleştirme iddiaları asılsızdır, madencinin feneri sönmeyecek” diyerek muhalefeti emeği istismar etmekle eleştirdi. Maden Mühendisleri Odası ise yeni yönetmeliğin, geçmişteki uyarılarının haklılığını kanıtladığını belirterek, sektörün “deneme-yanılma” ile değil ortak akılla yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sokaklarda bu gürültüler koparken, odalarımızda sessiz bir felaket büyüyor: Dijital Kumarhaneler. 15-24 yaş arası yaklaşık 6,8 milyon gencin risk altında olduğu, sanal kumar bağımlılığının alkol ve madde bağımlılığını bile geçtiği belirtiliyor. Zonguldak gibi genç işsizliğinin ve ekonomik daralmanın yoğun olduğu kentlerde, “kolay yoldan para kazanma” illüzyonu çok daha ölümcül bir tuzak. Yerel yönetimlerin acilen harekete geçerek sosyal alanlar ve farkındalık kampanyaları üretmesi şarttır.

Siyasetin ‘Butlan’ Krizi ve Sokağın Sesi

Emeğin yalnızlığına çözüm üretmesi beklenen siyasette ise ana muhalefetin iç savaşını izliyoruz. CHP Zonguldak örgütünde il ve ilçe yönetimlerinin görevden alınması kentte iki günlük “isyan” dalgası yarattı. Kriz anında Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, “Bizim kavgamız içeride değil, sandığı Ankara’ya kaçıranlarladır!” diyerek kriz yönetiminde savunmadan hücuma geçti. Bu süreçte görevden almalara SOL Parti “İktidara kan taşıyorlar” sözleriyle sert tepki gösterirken; Olcay Candan ise “Hiç kimsenin adamı değilim, CHP’nin neferiyim” çıkışıyla tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Tüm bu iç çekişmelerin ötesinde, Saadet Partisi heyetinin Elvanpazarcık’ta sahaya inip doğrudan vatandaşın derdini dinlemesi, siyasetin sokağa inme çabasının kıymetli bir örneğiydi.

Çevre, Gençlik ve Sanat

Kentin boğucu havasını dağıtan gelişmeler de yaşandı. Tüketici Hakları Derneği, artan deniz kirliliğine karşı “Temiz Deniz ve Çevre En Temel Tüketici Hakkıdır” diyerek yetkilileri göreve çağırdı. Öte yandan ZMTAL öğrencilerinin Viyana’da aldıkları “Yeşil Yaka” stajı ve Erdemir destekli “Sanata Teşvik” sergisinin TBMM’de açılması kentin geleceğine dair umutlarımızı yeşertti.

Son Söz Yerine…

Zonguldak, küresel vizyonlar ile yerel kısır çekişmeler arasına sıkışmış durumda. Filyos devasa bir merkez olurken, Zonguldak kömürü ve emekçisi sahipsiz bırakılmamalıdır. Siyaset enerjisini koltuk kavgalarına değil; dijital kumar belasına, kirletilen denizlerimize ve sahipsiz bırakılan gençliğe harcamalıdır. Ancak o zaman “Siyasetin gürültüsünde kaybolan Zonguldak”ı yeniden bulabiliriz.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.