Devrek’te tarihi çoktan geçmiş bir reklam brandasını söken gurbetçi vatandaşın gözaltına alınmasına kadar uzanan adli süreci; kamu görevlilerinin tutumunu, kentteki hoşgörü iklimini ve yerel bürokrasinin gurbetçilere yaklaşımını yeniden sorgulatıyor.
Gündüz Gözüyle Bir Branda, Siyasi Paranoit Bir Suçlama
Eski Mahalle’deki üst geçitte asılı duran ve işlevini tamamlamış bir pankartı söküp götüren 1991 Almanya doğumlu Ufuk Ören’in yaşadıkları, bölgesel reflekslerin geldiği boyutu gözler önüne seriyor. Avrupa’da yetişmiş, memleketine tatile gelmiş bir insanın saat 16.30’da, herkesin gözü önünde devasa bir brandayı sürükleyerek götürmesi son derece yalın bir kırsal pratikten (bağda, bahçede güneşten korunma ihtiyacı) ibarettir. Gerçekten suç işleme veya kasıtlı bir provokasyon amacı taşıyan birinin bunu güpegündüz yapmayacağı açıktır. Ancak bu pratik hareket, anında siyasi bir paranoi ile “kasıtlı eylem” parantezine alınmış; basit bir olay Ağır Ceza Mahkemesi’ne uzanan bir adli drama dönüştürülmüştür.
Devlet Memurluğu mu, “Aferin” Arayışı mı?
Olay anında kamu düzenini ve yapıcı diyaloğu sağlamakla yükümlü görevlilerin takındığı kaba, sorgulayıcı ve adeta “sokak kabadayısı” edasındaki tavrı meseledeki en vahim boyuttur. Kanunların sınırları dahilinde vatandaşa rehberlik etmesi gereken yetkililerin, mülki amirlerden ya da belediye yönetiminden “madalya alma” hırsıyla sergilediği bu agresif tutum, devlet ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Kamu görevlisi kimliğini bir baskı aracına dönüştüren bu dil, kamu düzenini korumak yerine kamu gücünü bir şov alanına çevirmektedir.
Gurbetçisine Tahammülü Olmayan Kentin Turizm Hayali
Avrupa’da bireysel hak ve özgürlüklerin doğal bir parçası olarak yetişen, memleketine aidiyet duygusuyla gelen insanımıza gösterilen bu sert reaksiyon; kent kültürü ve bölge ekonomisi açısından da çelişkilidir. Kendi öz evladına, gurbetçisine en ufak bir anlama çabası göstermeden, diyalog kurmadan suçlu muamelesi yapan bir anlayış hâkimken; bölgeye yabancı turist çekme veya turizmden gelir elde etme hedefleri bir hayalden öteye geçemez.
Kent kültürü; abartılı adli süreçlerle veya yetkiyi aşan sert tutumlarla değil; hoşgörü, liyakat ve kamu yetkililerinin olgunluğuyla inşa edilir. Devrek’teki üst geçitten sökülen bir brandanın ardından geriye kalan asıl resim; kamu görevlilerinin kabadayılığa soyunduğu, diyalog ve hoşgörünün ise rafa kaldırıldığı karamsar bir kent iklimidir.
Adli Süreç Devam Ediyor
İlk ifadesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Ufuk Ören hakkında, savcılığın itirazı ve Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla yakalama emri çıkarılmıştı. Nizamlar Köyü mevkisinde jandarma ekiplerince gözaltına alınan Ören, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilirken, olayla ilgili adli sürecin devam ettiği öğrenildi. (Haber Kaynağı Pusula Gazetesi)

Pusula Gazetesi haber görüntüsü
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
