Geçtiğimiz haftalarda Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığı’na atanması beklenen ancak bu görevi kabul etmeyeceğini duyuran deneyimli siyasetçi Erol Sarıal, partisinden istifa ettiğini açıkladı. Sarıal, istifa kararının yanı sıra siyaset sahnesine yeni katılan “Yeni Parti”nin programını ve politikalarını eleştirerek bu oluşumda da yer almayacağını net bir dille ifade etti.

ZONGULDAK — Zonguldak siyasetinin tanınmış isimlerinden Maden Mühendisi Erol Sarıal, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamalarla siyasetteki yeni yol haritasını kamuoyuyla paylaştı.

Kısa süre önce adı CHP İl Başkanlığı için geçen Sarıal, 23 Temmuz tarihinde sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak yönetim kademelerinde görev almayacağını şu sözlerle duyurmuştu:

“Yol Dostlarımın ve Kamuoyunun Bilgisine;

Üyesi Bulunduğum Cumhuriyet Halk Partisinde İl, İçe veya Belde Başkanlığı Düzeyinde Her Hangi Bir Yönetim Görevine Aday Olmayacağımı;

Bu Süreçte CHP’nin Sade Bir Üyesi Olarak Kalacağımı,

İstendiğinde Her Türlü Katkıyı Vereceğimi Paylaşır, Saygılar Sunarım.

Erol Sarıal / Maden Mühendisi”

“Hüzünlü Veda” Başlığıyla Gelen İstifa ve Yeni Parti Eleştirisi

Sarıal, bu açıklamasından kısa bir süre sonra ise sosyal medya hesabından “HÜZÜNLÜ VEDA” başlığıyla oldukça kapsamlı yeni bir metin yayımladı.

Hem Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ettiğini duyuran hem de kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen yasal düzenlemeler üzerinden parti yönetimini sert bir dille eleştiren Sarıal, Yeni Parti’nin parti programına yönelik de ciddi çekincelerini sıraladı.

Erol Sarıal’ın istifa gerekçelerini ve Yeni Parti’ye neden katılmayacağını anlattığı o açıklaması, sosyal medya hesaplarında şu şekilde yer aldı:

“HÜZÜNLÜ VEDA”

A. İstifa

“Öncelikle CHP içinde yer alan Atatürkçüleri Meclis’te, yerel yönetimlerde, sonra ise iller, ilçelerde ve köylere kadar tabanda ikiye böldüler.

Şahsen, bu sürecin başlangıcından günümüze değin Kurtuluş ve Kuruluşun merkezi örgütü CHP’nin bölünmesinin engellemesi çabalarını hep destekledim.

Bölünme sonrası; İkinci evrede ise CHP’nin içinde kalıp; ve örgütsel düzeyde sorumluluk alarak ayrılanları geri döndürme, dağılmayı önleme mücadelesine omuz vermeye çalıştım.

Antiemperyalist, tam bağımsızlıkçı, çağdaş, milliyetçi, halkçı düşünceyi paylaşan önemli bir kitleyi öncelikle birbirine karşı biçimlendirmeyi başardılar.

CHP’de yaşanan siyasal bölünme sürecini gözden geçirince anlaşmalı bir ayrılık sürecinin tam ortasında olduğumuz kanısına vardım.

Türkiye’de, 1980 Darbesi sonrası uzun yıllardır izliyoruz. Kendi içinde ikiye bölünen siyasal oluşumların öncelikle birbirine karşı üstünlük mücadelesi yürüttükleri görülüyor.

Siyasette yaşanan bölünmeler sonrası ülke politikaları ve yakın coğrafyalarda yer alan komşu ülkeler yeniden biçimlendirelebiliyor.

Türkiye’nin yakın tarihinde, 2000 yılında Fazilet Partisi (MSP/Millî Görüş Hareketi) Gelenekçiler ve Yenilikçiler olarak ikiye bölündüler. Milli görüş gömleğini çıkaranlar 2001’de AKP’yi kurdular.

Sonra, 2002 yılında iktidardaki DSP bölündü ve kısa zaman sonra yapılan seçimlerde AKP tek başına iktidara geldi. Irak, Libya, Suriye’de işgaller oldu, siyasal düzenler yönetimler değişti.

2017’de MHP bölündü.. MHP’nin bölünmesinin hemen ardından Türkiye düzen değiştirdi, başkanlık sistemine hızlı bir geçiş yapıldı.

Günümüzde ise (2026 Temmuz) CHP bölünüyor,

Ve ilk değişim gerçekleşiyor. Bölünen CHP’nin ve ondan ayrılan Yeni Parti’nin liderleri Kılıçdaroğlu’nun ve Özgür Özel’in desteğinde “Çerçeve Yasa” kabul ediliyor. Eğer ülkemizi her türlü ayrışma ortamına açık duruma getirebilecek anayasa değişiklikleri sırada olmasaydı, çerçeve yasanın kabulü çok önemli bir sorun oluşturmazdı. Ancak belli ki CHP yönetimi, anayasal düzeyde değişikliklere de aynı hız ve heyecanla, cefakar Atatürkçü CHP tabanına danışma gereği bile duymadan destek verilebilecek.

Bu gerekçelerle CHP üyeliğinden istifa ediyorum.”

B. Yeni Partiye Soğuk Bakıyorum

“Yeni Parti programında üç önemli konu özellikle dikkat çekiyor..

Sırasıyla;

  1. Eşit Yurttaşlık Vaadi. Hiç kimsenin kendisini dışlanmış hissetmemesi Kimlik, inanç, mezhep, dil, cinsiyet, cinsel yönelimi ve cinsiyet kimliği.. nedeniyle ayrımcılığa uğramayacağı.
  2. Anadilde eğitime uzanabilecek; “Kürt Sorununa Kalıcı Çözüm” için anadilin hak olduğu.
  3. “Yerel Yönetimlere İdari ve Mali Özerklik” vaadi… “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartını” tam olarak uygulama vaadi…

Yine başka bir başlık altında; katılımcı bütçe, Yurttaş Meclisleri, Kent Konseyleri, Mahalle Düzeyi Danışma Mekanizmalarını güçlendirme vaadi.

Tüzük ve programında baştan aşağıya “Dem Dili” kullanılıyor.

Ne, doğuda ağalık, feodalite hedef alınıyor.

Ne ülkede siyasetin, geçici süre seçilen milletvekillerinin ailecek, ömür boyu ayrıcalıklı üstün bir sınıf haline gelmesine değiniliyor.

Çerçeve Yasa oylama öncesi bir hafta boyunca yasaya hayır oyu verilmesi için paylaşım yapan atatürkçüleri, partilileri yok sayan bir yönetim elitinin parti içi demokrasi vaadi de boşa çıkmıştır.

Bu nedenle de Yeni Partiye katılmayacağımı..

Bu güne değin yol yürüdüğüm çok değerli yurtsever dostlarıma, basına ve kamuoyuna duyurur saygı ve sevgilerimi sunarım.”


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.