Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜN) Rektörlüğü görevine maliye, kamu ekonomisi ve yerel yönetimler alanındaki çalışmalarıyla tanınan, YÖK Denetleme Kurulu Eski Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulusoy atandı. Dört yıllık görev süresini tamamlayan Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in ardından görevi devralan Prof. Dr. Ulusoy; kökleri 1924 Yüksek Maden ve Sanayi Mühendis Mektebine dayanan, 30 bini aşkın öğrencisi, 13 yerleşkesi, 16 fakültesi ve Batı Karadeniz’in sağlık üssü konumundaki hastanesiyle kentin can damarı olan köklü bir yükseköğretim kurumunun sorumluluğunu üstleniyor.
Devir teslim töreninde “nitelikli bilimsel üretimi ve üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirme” ile “üretilen bilginin bölgemizin ihtiyaçlarına katkı sunacak somut değere dönüşmesi” hedeflerini vurgulayan Sayın Ulusoy’un ilk mesajları, kentin beklentileriyle örtüşmesi bakımından umut vericidir.
Susma olarak, çiçeği burnunda Rektör Prof. Dr. Ahmet Ulusoy’a “Zonguldak’a ve üniversitemize hoş geldiniz” diyor; yeni dönemin kente, akademiye ve öğrencilere hayırlı olmasını diliyoruz.
Rakamların Ötesinde Bir Bilim Yuvası ve Demokratik Üniversite Özlemi
Geçtiğimiz aylarda paylaşılan %99 kontenjan doluluğu, 625’e ulaşan uluslararası indeksli yayın ve 43 firmalı Teknopark verilerine, 2026-2027 akademik yılı eşiğinde yenileri eklenmiş durumda. Öyle ki, sadece ek kontenjan döneminde 43 farklı ülkeden 3.727 uluslararası öğrencinin başvurması (ilk dönemdeki 51 ülke ve 5.511 başvuru ile birlikte düşünüldüğünde), BEÜN’ün küresel ölçekte nasıl bir cazibe merkezine dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Kuşkusuz bu sayısal, fiziki ve uluslararası kazanımlar kıymetlidir. Ancak on binlerce yerli ve yabancı öğrenciyi kente çekmek kadar önemli olan; o öğrencilere nasıl bir kampüs ve kent iklimi sunulduğudur. Bir üniversiteyi gerçek anlamda “bilim yuvası” yapan unsur; binaların ve istatistiklerin ötesinde özgür düşünce iklimi, akademik özerklik ve çok sesliliktir.
Zonguldak’ın Prof. Dr. Ahmet Ulusoy ve yeni yönetiminden en temel beklentisi;
- Kararların kapalı kapılar ardında değil, ortak akılla, öğretim üyelerinden idari personeline ve öğrencisine kadar tüm bileşenlerin katılımıyla alındığı,
- Liyakatin, akademik etiğin ve bilimsel ilkelerin tartışmasız rehber kabul edildiği,
- Eleştirel düşüncenin, sorgulayıcı aklın ve kürsü özgürlüğünün güvence altına alındığı demokratik bir yönetim anlayışının tesis edilmesidir.
Öğrenciyi Ticari Meta Görmeyen Sosyal Politikalar
Sayın Ulusoy törende, gençleri “dünyanın ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını oluşturacak bireyler” olarak yetiştirmekten bahsetmiştir. Ancak Zonguldak, coğrafi yapısı ve kentsel sınırları itibarıyla üniversite gençliğinin yaşamını doğrudan ve bazen zorlayıcı biçimde etkileyen bir kenttir. Ne var ki yıllardır üniversite öğrencisi, yerel ekonominin yalnızca tüketim ayağında bir “ticari meta” gibi konumlandırılma riskiyle karşı karşıya bırakılmıştır.
Yeni rektörlük döneminde, öğrencilerin barınma, beslenme, ulaşım ve nitelikli sosyal alanlara erişimini kolaylaştıracak sosyal politikalar ivedilikle hayata geçirilmelidir. Anadolu’nun ve dünyanın dört bir yanından gelen gençler için BEÜN; yalnızca mezun olunan bir okul değil, fikren ve ruhen beslendikleri, dünya standartlarında kütüphane ve laboratuvar imkanlarına sahip bir yaşam merkezine dönüştürülmelidir.
Kentin Dönüşümüne ve Yeşil Enerjiye Bilimsel Rehberlik
Emeğin ve kömürün başkenti Zonguldak, tarihinin en kritik ekonomik ve ekolojik dönüşüm süreçlerinden birini yaşamaktadır. Yeni Rektörümüzün “üniversite-sanayi iş birliklerini daha ileri taşıma” hedefini önemsiyoruz. Ancak BEÜN’ün fildişi kulesine çekilmeden;
- Kömür odaklı geleneksel sanayiden yenilenebilir ve temiz enerjiye geçiş süreçlerine akademik liderlik yapması,
- Bölgenin doğasını, denizini, ormanlarını ve tüm canlı yaşamını koruyacak çevreci projelere öncülük etmesi,
- Kentin sanayisi, yerel yönetimleri ve sivil toplumu ile şeffaf, hesap verebilir iş birlikleri kurması elzemdir.
Aynı şekilde Batı Karadeniz’in en önemli sağlık güvencesi olan Sağlık Kampüsü ve Üniversite Hastanesi; döner sermaye baskısından arındırılmış, nitelikli hekim kadrosunu koruyan, tıp etiğini ve kamusal sağlık hakkını önceleyen bir vizyonla güçlendirilmelidir.
Açık, Şeffaf ve Katılımcı Yönetim Beklentisi
Sayın Ulusoy’un kamu ekonomisi ve mali yönetim konusundaki uzmanlığı, üniversite bütçesinin ve kamu kaynaklarının doğrudan eğitime, araştırmaya ve öğrenci refahına yönlendirilmesi adına önemli bir fırsattır. Kamuoyunun beklentisi; icraatların ve hedeflerin kentle açıkça paylaşıldığı, basına ve sivil denetime açık, şeffaf bir kurumsal iletişimin hâkim kılınmasıdır.
Susma olarak, bilimin aydınlığını, emeğin onurunu, doğanın hakkını ve öğrencilerin geleceğini önceleyen her yapıcı adımın destekçisi; eksiklerin ve aksaklıkların ise ilkeli takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Prof. Dr. Ahmet Ulusoy ve ekibine başarılar diliyor; Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nin bilimin, özgürlüğün ve aydınlanmanın kalesi olarak yükseldiği bir dönem temenni ediyoruz.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
