Emeğin Başkenti Zonguldak, son haftalarda siyasi, ekonomik ve toplumsal krizlerin adeta kesişim noktası haline geldi. Gündeme yansıyan olaylara baktığımızda kentin “Tarlada Şiddet, Ocakta İhmal ve Kampüste Barınma Çıkmazı” ile üç koldan amansız bir kıskacın içinde olduğunu görüyoruz. Ekonomik bunalım ve yapısal sorunların faturası, her zamanki gibi yine emekçiye, gence ve esnafa kesiliyor.

Tarım ve Madende Daralan Çember Alaplı ilçemizde fındık hasadı için bölgeye gelen Şırnaklı mevsimlik tarım işçilerine yönelik taşlı saldırı, haftanın en can sıkıcı gelişmelerinden biriydi. Mülki idare olayı çocukların “su sırası tartışması” olarak nitelendirip ortamı yatıştırmaya çalışsa da, emek cephesi meselenin daha derinlerde yattığını belirtiyor. Derinleşen sömürü koşulları, artan maliyetler ve kutuplaştırıcı siyaset dili, tarlada üretici ile güvencesiz emekçiyi karşı karşıya getiren “sistemik” bir sorundur. Emek Partisi ve Zonguldak Barosu’nun ayrımcılığa karşı gösterdiği hukuki refleks, sınıf dayanışmasının önemini bir kez daha hatırlattı.

Tarlada şiddet gören emek, yerin yüzlerce metre altında ise denetimsizlikle boğuşuyor. Çayırhan’da 1 madencimizin can verdiği göçük faciasında, TMMOB’un 16 ay önce yayımladığı “tavan kontrolü” uyarılarının nasıl hasıraltı edildiğini gördük. Ankara’da hakları için direnen Doruk Madencilik işçilerine en anlamlı destek emeklilerden gelirken, madencinin talebinin ayrıcalık değil “kendi emeği” olduğu bir kez daha haykırıldı.

Eğitimde Barınma Kapsülü ve Dayatmalar Eğitim cephesinde BEUN, 2026 YKS yerleştirmelerinde yüzde 99 doluluk oranına ulaştı. Rektörlük bunu bir güven tablosu olarak sunsa da, 5 bin 513 öğrencinin 3 bin 198’inin ön lisans programlarına yönelmesi sosyoekonomik bir çaresizliğin yansımasıdır. Fahiş kiralar ve yurt yetersizliği, aileleri en az maliyetli seçeneklere mecbur bırakıyor. 5 bin yeni öğrenciye karşılık kentte sadece 1.200 konut izni verilmiş olması kapıdaki barınma krizinin en net habercisidir.

Bir diğer kriz, MEB’in kılık-kıyafet ve “önlük” dayatmasında yaşanıyor. Eğitim-İş Zonguldak Şubesi, öğretmenlerin yoksulluk sınırı altındaki ücretleri ve okullardaki personel açığı gibi gerçek sorunlar dururken, itibarın üniformayla sağlanamayacağını belirterek konuyu Danıştay’a taşıyacağını duyurdu.

Esnafın İsyankar Bekleyişi Şehir merkezindeki Köprübaşı ve balıkçı esnafının feryadı, bürokratik engellerin geldiği noktayı özetliyor. TCDD arazisindeki dükkânları için 3 yıldır bekleyen esnaf, “Burayı şehrin en büyük meyhanesi yaptınız!” diyerek isyan etti. Atlar tepişirken ezilen çimen yine esnaf oldu. Benzer bir tutarsızlık, Zonguldak merkezindeki hastane çürümeye terk edilirken, Çaydeğirmeni’ne yapılması planlanan Şehir Hastanesi projesinde de karşımıza çıkıyor.

Umut Veren Gelişmeler ve Siyaset Tüm bu karanlık tabloya rağmen kente nefes aldıran gelişmeler de var. Çaycuma Belediyesi’nin “Sumatik” uygulaması, vatandaşın 5 litrelik mineralli suya 10 TL’ye ulaşmasını sağlayarak yenilikçi ve halkçı bir hizmet modeli sundu. Akademik tarafta ise BEÜN Mühendislik Fakültesi’nin geliştirdiği “Deprem Sonrası Hızlı Bina Hasar Tespiti” projesinin TÜRKPATENT tarafından tescillenmesi bilimsel gururumuz oldu. Siyasetteki arayışlar da hızlanırken, Yeni Parti Kozlu Kurucu İlçe Başkanlığı’nın bir haftada 325 üyeye ulaşması, toplumdaki değişim talebinin yereldeki güçlü bir kanıtı olarak okunmalıdır.

Sonuç Sonuç olarak; tarlada emeği taşlanan, ocakta canı hiçe sayılan, üniversitesinde barınamayan ve bürokrasiye ezilen bir Zonguldak gerçeğiyle karşı karşıyayız. Ancak üreten aklı, dayanışmayı ve halkçı çözümleri merkeze aldığımızda bu cendereden çıkış mümkündür.

Yazımı noktalarken yaklaşan 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü de hatırlatmak isterim. Unutmayalım ki gerçek barış sadece sınır boylarında silahların susması değil; tarlada işçinin taşlanmadığı, ocakta canların yitip gitmediği, emeğin ve insanın hakkını aldığı adil bir toplumsal düzenle mümkündür. Barışın ve dayanışmanın egemen olduğu bir dünya umuduyla…


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.