Emek Partisi (EMEP) Zonguldak İl Başkanı Ateş Türeli, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbenin yarattığı tahribatın ve sermaye odaklı politikaların Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi eliyle sürdürüldüğünü vurguladı. Türeli, “Hesaplaşma bitmedi, yarın bizimdir” diyerek işçi sınıfını ve ezilen kesimleri örgütlü mücadeleye çağırdı.
“Darbe Bir NATO ve Sermaye Operasyonuydu”
12 Eylül askeri darbesinin işçi sınıfının ve devrimci gençliğin yükselen mücadelesini şiddetle bastırmak amacıyla yapıldığını belirten Türeli, sürecin dış destekli bir sermaye operasyonu olduğunu ifade etti:
“İdamlar, cezaevleri, işkenceler, grev ve sendika yasakları ile adeta bütün bir ülkenin üzerinden geçildi. Amaç halkın hak arayışını sindirmekti. Hedef patronlar kulübünce ‘Artık biz güleceğiz’ diye açıklandı. Kaynak ise ABD’nin ‘Bizim çocuklar yaptı’ itirafıydı. Darbe bir NATO operasyonuydu ve o günden bu yana sermaye iktidarının emekçi sınıflara dönük saldırıları ile emperyalizme bağımlılık aralıksız arttı.”
“OVP ile Fatura Yine Emekçiye Kesildi”
Saray rejiminin 12 Eylül düzeninin imkanlarından beslendiğini belirten Türeli, ekonomik politikalara ve açıklanan Orta Vadeli Program’a (OVP) şu sözlerle tepki gösterdi:
- Sermaye Programı Olarak OVP: “Cevdet Yılmaz ve Mehmet Şimşek tarafından açıklanan OVP, bildik bir sömürü programı olarak yenilendi. Gerçekle bağdaşmayan hedeflerle kurgulanan sistemin faturası bir kez daha halkın sırtına yüklendi.”
- Bölüşüm Krizi: “Devlet teşviklerini ve vahşi sömürüyü yeterli bulmayan patronlar hep daha fazlasını isterken, halka sadece ‘sabretmek’ reva görülüyor.”
“Seçim Yasaları ve Baskılarla ‘Dikensiz Gül Bahçesi’ İsteniyor”
Siyasi iktidarın halkın iradesine yönelik müdahalelerini eleştiren Türeli, iktidarın gelecekteki seçimleri garanti altına almak için yasal düzenleme hazırlığında olduğunu savundu:
- Halk İradesine Müdahale: “Son örneği Üsküdar’da görüldüğü üzere, seçilmiş temsilcilere kolluk ve yargı mekanizmalarıyla doğrudan müdahale ediliyor.”
- Yeni Yasa Hazırlıkları: “İktidar; anayasa, siyasi partiler ve seçim yasalarında değişiklik yaparak muhalefet partilerinin ittifak kurmasını, örgütlenmesini ve seçime girmesini zorlaştırmayı; cuntacıların yaptığı gibi ‘saha temizliği’ ile dikensiz bir gül bahçesi yaratmayı hedefliyor.”
“Tarihten Aldığımız Güçle Birlik ve Mücadele Zamanı”
Geleceği emekçilerin ve gençliğin direnişinin belirleyeceğini söyleyen Türeli, 12 Eylül sürecinde işkencede hayatını kaybeden İTÜ gençlik önderi Ekrem Ekşi’yi ve idam edilen genç devrimci Erdal Eren’i anarak şu çağrıyla açıklamasını tamamladı:
“Kurtulup sırtımızdan atmadıkça bu rejim halkın üzerinde bir yük olmaya devam edecek; kimseye huzur, ekmek, barış ve özgürlük gelmeyecektir. Ağır yaşam koşullarında mücadele veren işçi sınıfımıza, kent ve kır yoksullarına, tüm ilerici müttefiklerimize sesleniyoruz: 12 Eylülcülerle hesaplaşmak ve sermayenin faşizm yönelimini kırmak adına şimdi birlik ve mücadele zamanıdır.”

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
