Bahaddin Arı | Susma Gazetesi Yazı İşleri Müdürü
Zonguldak’ın maden dumanıyla anılan gri silüetinin ardında, bambaşka ve umut verici bir gelecek inşa ediliyor. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası (ZTSO) Meclis ve Yüksek İstişare Kurulu heyetiyle birlikte gerçekleştirdiğimiz saha incelemesi, kentin kömüre dayalı monokültür yapıdan teknolojiye, ihracata ve katma değerli üretime geçiş serüvenini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Gazetemiz sütunlarında resmî bülten boyutunu aktardığımız bu yatırımların perde arkasında; otobüs sohbetlerinden şantiye tozuna kadar uzanan son derece samimi, vizyoner ve kararlı bir emek var.

Dekozon: Dağınıklıktan Bölgesel Ticaret Merkezine
Saha turumuzun ilk durağı, kaba inşaatı tamamlanıp yüzde 90 fiziki gerçekleşme seviyesine ulaşan Zonguldak Mobilya Ticaret Merkezi (Dekozon) oldu. ZTSO Başkanı Metin Demir’in sahadaki tespiti oldukça çarpıcıydı: “Amerika’yı yeniden keşfetmiyoruz; mobilyacılarımız Acılık, Soğuksu ve Kadırga’da dağınık halde, otopark ve lojistik çilesi çekiyor.”

Projenin temel amacı, Zonguldaklı tüketicinin evine mobilya seçmek için Ankara, İstanbul veya Kocaeli yollarına düşmesini engellemek ve çevre illerden Zonguldak’a müşteri çekmek. 2019 yılında başlatılan ancak araya giren pandemi ve ekonomik dalgalanmalara rağmen kararlılıkla sürdürülen projede, ZTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayşen Orhan’ın heyecanına ortak olduk. Toplam 2.500 metrekare kapalı alanda; 10 büyük mağaza, 7 aksesuar/perde birimi ve ofislerle birlikte toplam 25 bağımsız birim hayat buluyor. Dekozon tamamlandığında, kentin mobilya sektörünü tek çatı altında buluşturan modern bir sektörel yaşam merkezi olacak.
Girişim Sanayi Sitesi: İmalatçıya Nefes Aldıran Kümelenme
Kent merkezindeki fiziki sıkışmışlık nedeniyle büyüyemeyen, dükkânının önüne nakliye aracı yanaşamadığı için üretimini artıramayan yerel üreticiler için başlatılan Çaycuma İlçesi Bakacakkadı Bölgesi’nde Girişim Sanayi Sitesi, üretim çarklarının döndüğü somut bir başarı örneği olarak karşımıza çıktı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle tamamlanan alanda, 500 ile 2.000 metrekare arasında değişen 74 modern iş yeri faaliyet gösterecek. Tam kapasiteye ulaştığında 750 kişiye doğrudan istihdam sağlayacak olan site, hem şehir merkezinin trafik ve yapılaşma yükünü hafifletiyor hem de küçük imalatçıların modern kümelenme modeliyle güç birliği yapmasına olanak tanıyor.

Çaycuma Sera OTB: “Aklını Hollanda’dan Aldık, Şimdi Onlara Domates Satıyoruz”
İnceleme gezisinin en gurur verici duraklarından biri Çaycuma Tarıma Dayalı İhtisas (Sera) Organize Tarım Bölgesi oldu. ZTSO öncülüğünde, BAKKA fizibilite desteği, Çaycuma TSO ve Zonguldak Valiliği İl Özel İdaresi ortaklığıyla hayata geçirilen 52 hektarlık alanda 6 parselde fiilen üretime geçilmiş durumda.

Metin Demir’in sahada paylaştığı yol haritası, bölgenin lojistik gücünün nasıl avantaja dönüştüğünü özetliyor:
- Lojistikte Rekabet Gücü: Akdenizli üretici kışın ürünü daha düşük ısıyla üretiyor olabilir; ancak o ürünü Zonguldak Limanı’na ve kuzey pazarlarına taşımak için 800 kilometre mazot yakmak zorunda kalıyor. Zonguldak ise Filyos limanın hemen yanı başında olmanın sağladığı navlun avantajıyla öne geçiyor.
- Hollanda Modeli ve Topraksız Tarım: Dünyada bu işin öncüsü olan Hollanda’dan danışmanlık alınarak hazırlanan fizibilite doğrultusunda, Avrupa ve Rusya pazarında en çok talep gören salkım domates ana ürün seçildi.
- İklimsel Üstünlük: Akdeniz’de yaz aylarında aşırı sıcaklar nedeniyle üretimin durduğu dönemlerde Zonguldak’ın ılıman havası avantaj sağlıyor; İç Anadolu’nun eksi 15-20 derecelik dondurucu kış soğukları da bu vadide yaşanmıyor.

Ziyaret ettiğimiz AK Enerji Modern Seracılık tesisinde 20 personel çalışıyor ve bu personelin yüzde 90’ını kadın çalışanlar oluşturuyor. 20 dönümlük seradan yıllık 1.000 ton (metrekareye 50 kg) rekor rekolte hedefleniyor. Bugün burada üretilen salkım domatesler Hollanda, İngiltere ve İsveç’e ihraç ediliyor. Nehrin karşı tarafındaki 54 hektar hazine arazisi ve orman vasfını yitirmiş 45 hektarlık alan sisteme katıldığında, Sera OTB toplamda 1.500 dönüme (150 hektar) çıkarılarak Türkiye’nin en iddialı tarım üslerinden birine dönüşecek.

Filyos Serbest Bölgesi: 8 Bin Kişilik İstihdam Kapısı
Gezinin vizyon hedefini ortaya koyan son durağı, Zonguldak’ı küresel serbest ticaret ağına bağlayacak olan Filyos Vadisi’ndeki Serbest Bölge Proje Alanı oldu. Kentin büyüme koridorunu engellememek amacıyla yerel yönetimle mutabakat sağlanarak tıraşlanan tepe sınır kabul edilmiş ve 2.300 dönümlük taban vadi proje alanı olarak belirlenmiş.
Çaycuma OSB’nin 1.400 dönümde 5.000 civarında istihdam sağladığı göz önüne alındığında, bu serbest bölgenin tek başına 7.500 – 8.000 kişiye iş kapısı açması öngörülüyor.
Sahanın uluslararası yatırımcılara vadettiği avantajlar üç ana temele dayanıyor:
- Entegre Ulaşım: 19 metre derinliğiyle Türkiye’nin en büyük limanı olan Filyos Limanı’na yalnızca 6-7 km mesafe, sahanın içinden geçen demir yolu hattı, havalimanı ve yenilenen duble yollar.
- Süresiz Kurumlar Vergisi Muafiyeti: Yüzde 80 ve üzeri ihracat yapan çevreci ve yenilikçi firmalara ömür boyu vergi muafiyeti tanınması.
- Enerji ve Su Güvenliği: Eren Enerji ve ÇATES santralleri ile Türkiye kurulu elektrik gücünün yüzde 7,5’ini karşılayan bölge altyapısı (Ankara’da elektrik kapasitesi yetmediği için kurulamayan yeni veri merkezleri için büyük fırsat) ve Filyos Irmağı’nın sağladığı su teminatı.

ZTSO liderliğinde kurulacak yerel yatırımcı şirketi ve bakanlık onaylarıyla birlikte altyapının 2,5 yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.
Zonguldak yıllardır “biz yapamayız, bizde kooperatif yürümez” anlayışıyla zincirlenmişti. Sahada gördüğümüz bu tablo, tabuların yıkıldığını; akılcı planlama, modern teknoloji ve ortak irade birleştiğinde nelerin başarılabileceğini kanıtlıyor. Yerin altındaki alın teri mirasımız olarak kalacak; ancak Zonguldak artık yerin üstündeki seralarıyla, planlı sanayi siteleriyle ve Filyos’un serbest ticaret potansiyeliyle geleceğe yürüyor.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
