Saadet Partisi Zonguldak İl Başkanı Burak Erol, sermaye piyasalarında patlak veren ve yüz binlerce vatandaşın birikimini ilgilendiren fon krizine ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasını ve başlatılan adli soruşturmaları hatırlatan Erol, krizin birkaç şirket yöneticisiyle sınırlandırılamayacağını, siyasi ve bürokratik bağlantıların tamamının aydınlatılması gerektiğini vurguladı.

“Millet Kuruş Hesabı Yaparken Bu Tablo Sıradanlaştırılamaz”
Ekonomik kriz ortamında halkın geçim mücadelesi verdiğine dikkat çeken Burak Erol, sermaye piyasalarında dönen devasa meblağların görmezden gelinemeyeceğini belirtti. Erol, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Milletimiz hayat pahalılığı altında ezilirken, emeklimiz ve asgari ücretlimiz ay sonunu getirebilmek için hesabını kuruşuna kadar yapmak zorunda kalırken; sermaye piyasalarında böylesine büyük meblağların tartışıldığı bir tablonun ortaya çıkması asla sıradanlaştırılamaz. Burada sorulması gereken temel soru şudur: Bu sistem nasıl kuruldu, nasıl büyüdü, kimler buna göz yumdu ve kimler bundan menfaat sağladı?”
“İhale ve Denetim Yetkisi Olanların Mal Varlığı İncelenmeli”
Soruşturmanın kapsamının genişletilmesi gerektiğini savunan Erol; danışmanlardan bürokrasiye, siyasi isimlerden denetimden sorumlu kurumlara kadar tüm iddiaların titizlikle incelenmesini istedi. Kamusal yetkilerin kişisel çıkarlar için kullanılamayacağını kaydeden İl Başkanı Erol, “Özellikle kamu gücünü kullananların; ihale, kaynak tahsisi, izin, düzenleme ve denetim yetkisine sahip kişilerin mal varlıklarındaki açıklanamayacak artışların üzerine kararlılıkla gidilmelidir. Çünkü milletin devlete olan güveni ancak şeffaflıkla korunabilir,” dedi.
“‘Görevden Af’ Formülüyle Dosya Kapatılamaz”
Sürecin geçiştirilmesine izin verilmeyeceğini belirten Burak Erol, yargı sürecinin somut delillere ve evrensel hukuk kurallarına göre işletilmesi gerektiğinin altını çizdi:
“Bu mesele birkaç istifa veya ‘görevden af’ talebiyle kapatılamaz. Kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun; kamu görevini kişisel menfaat sağlamak amacıyla kullandığına ilişkin somut delil bulunan herkes bağımsız yargı önünde hesap vermelidir. Hukuk muhalife başka, iktidara başka işlemez. Adaletin terazisi makamı, unvanı ve siyasi yakınlığı tartmaz.”
“Sürecin Sonuna Kadar Takipçisi Olacağız”
Milletin alın terinin ve kamu kaynaklarının hiçbir zümreye haksız servet kapısı olamayacağını kaydeden Erol, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Paranın izi sonuna kadar takip edilmeli, siyasi ve bürokratik bağlantılar varsa ortaya çıkarılmalı, ihmali veya suçu bulunan herkes hukuk önünde hesap vermelidir. Hiç kimse milletin parasından, devletin imkânlarından ve kamu gücünden kendisine bir servet düzeni kuramaz. Bu dosyanın üzerinin örtülmesine de unutturulmasına da müsaade edilmemelidir. Saadet Partisi olarak kamuoyu adına bu sürecin kararlılıkla takipçisi olacağız.”
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
