CHP Zonguldak İl Başkanı Olcay Can; Kömür Kongresi’ndeki siyasi ambargodan SPK eliyle yürütülen fon krizlerine, tek taraflı işletilen yargı mekanizmasından Zonguldak gençliğini kuşatan uyuşturucu tehdidine kadar pek çok başlıkta sert açıklamalarda bulundu. Parti içi kongre takvimini de ilan eden Can, “Zonguldak kimsenin siyasi hesap defteri değildir” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanı Olcay Can, parti binasında basın mensuplarıyla bir araya gelerek kentin ve ülkenin yakıcı sorunlarına ilişkin kapsamlı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Konuşmasında derinleşen ekonomik krize, cezasızlık ve denetimsizlik düzenine ve emeğin başkentinde üretilen siyasi ayrımcılığa odaklanan Can, kamu kaynaklarının ve halkın birikimlerinin hesabını sorma kararlılığını vurguladı.
“Kömür Bu Kentin Alın Teridir, Kongre Kimsenin Arka Bahçesi Olamaz”
Zonguldak’ta düzenlenen 24. Uluslararası Kömür Kongresi’ne CHP Zonguldak İl Başkanlığı’nın davet edilmemesine sert tepki gösteren Olcay Can, kömürün bu kentin tarihi, harcı ve can bedeli olduğunu hatırlattı:
“Geniş katılımlı bir kent organizasyonu denilerek yola çıkıldı ancak CHP Zonguldak İl Başkanlığı kongreye davet edilmedi. CHP’yi yok sayarak Zonguldak’ı temsil edemezsiniz. Siyasi ayrımcılıkla demokratik kent kültürü oluşturulamaz. Kömür Kongresi kapılarını siyasi kimliklere göre kapatamaz. Zonguldak kimsenin siyasi hesap defteri değildir.”
“İktidara İstifa İkramı, Muhalefete Şafak Operasyonu”
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve borsa süreçlerinde halkın alın terinin eritilmesine değinen Can, adalet mekanizmasının iktidar lehine çifte standartla işletildiğine işaret etti:
“SPK’nın denetim görevini nasıl yerine getirdiğini şeffafça açıklaması gerekir. İstifa tek başına bir açıklama değildir; hesap vermenin yerine asla geçmez. Asıl mesele şudur: O paralar nerede ve kimler için buharlaştırıldı? Adalet terazisi iktidar mensupları için sadece ‘uyarı’ ve ‘istifa’ ile işletilirken, muhalefet belediye başkanlarına şafak operasyonları düzenleniyor. Adalet esnaftan milletvekiline, belediye başkanından sıradan vatandaşa kadar herkese eşit mesafede olmak zorundadır.”
“Parti Malları Halkındır, Hesap Verilebilirlik Esastır”
Basın mensuplarının yönelttiği parti içi iddialara, yeni kurulan oluşumlara geçen isimlere ve demirbaş tartışmalarına da değinen Can, hesap verebilirlik ilkesinden taviz verilmeyeceğini belirtti. Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz hakkındaki iddiaların hukuk zemininde aydınlanması gerektiğinin altını çizen Can, sözlerini şöyle sürdürdü:
“CHP halkın partisidir. Parti binalarındaki her bir kalem halkındır; kimsenin şahsi mülkü değildir. İlçe binalarındaki mal varlıkları ve kayıplarla ilgili incelemeler Genel Merkez koordinesinde yürütülmektedir. Hedef göstermelere ve taraflı yaklaşımlara karşıyız; ancak bir usulsüzlük varsa kim olduğuna bakılmaksızın herkes hesabını verecektir. Kapımız dürüst, namuslu ve bu halk için mücadele eden herkese sonuna kadar açıktır.”
CHP’de İl ve İlçe Kongre Takvimi Açıklandı
Parti içi demokrasinin ve yenilenme sürecinin tüzüğe tam bağlılıkla işletileceğini belirten Olcay Can, Genel Merkez tarafından belirlenen resmi kongre takvimini paylaştı:
- 28 Ekim 2026: Üye listelerinin askıya çıkarılması
- 11 Kasım 2026: İlçe kongre delege seçimlerinin başlangıcı
- 12 Aralık 2026: İlçe kongrelerinin başlaması
- 16 Ocak 2027: İl kongrelerinin başlaması
- 14 Şubat 2027: Tüm il ve ilçe kongre süreçlerinin tamamlanması
İl kongrelerinin tamamlanmasının ardından Parti Meclisi toplanarak Olağan Büyük Kurultay tarihini netleştirecek.
“Emeğin Başkenti Uyuşturucu ve Bahis Kıskacında: Geleceğimizi Kaybediyoruz”
Açıklamasının son bölümünde Zonguldak’ta giderek derinleşen sosyal yaralara ve gençliği hedef alan tehditlere dikkat çeken Olcay Can, uyuşturucu kullanımı ve internet üzerinden yayılan yasa dışı kumar/bahis ağına karşı mülki amirleri ve toplumu acil göreve çağırdı:
“Zonguldak’ın uyuşturucu kullanım istatistiklerinde üst sıralarda yer alması bu kent için ağır bir tablodur. Buradan Sayın Vali’ye, Emniyet Müdürümüze, Jandarma Komutanımıza, Rektörümüze, okul müdürlerimize ve tüm eğitimcilere açık çağrıda bulunuyorum: Ekonomik kriz bir şekilde aşılır, kaybolan para yerine konur; ancak uyuşturucu ve kumar batağında yitirdiğimiz çocuklarımızı, geleceğimizi geri getiremeyiz. Devletin tüm organları ve sivil toplum bu çürümenin üzerine amasız, fakatsız gitmek zorundadır.”
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
