Avrupa kamuoyu; İspanya’da azınlık hükümetinin çöküşüyle ilan edilen erken seçim kararı, Fransa’da eğitim protestolarının sokak çatışmalarına evrilmesi ve Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in Rus hava saldırıları altında gerçekleştirdiği Kiev çıkarmasıyla hareketli bir haftaya başladı. Kıta basını, hükümet krizlerinden jeopolitik kırılmalara kadar öne çıkan başlıkları kendi pencerelerinden değerlendirdi.

İspanya’da Kiracı Kararnamesi Çıkmazı: 29 Kasım’da Sandık Başına
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez liderliğindeki sol azınlık hükümetinin hazırladığı kiracıları koruma kararnamelerinin mecliste reddedilmesi, ülkeyi erken genel seçime sürükledi. Muhafazakâr Halk Partisi (PP) ve sağ popülist Vox’un yanı sıra ayrılıkçı Katalan partisi Junts per Catalunya’nın da aleyhte oy kullanması üzerine Başbakan Sánchez, 29 Kasım’da erken genel seçime gidileceğini duyurdu. Avrupa basını, koalisyonun dağılmasını ve konut krizini şu yorumlarla değerlendirdi:
- La Stampa (İtalya): Tedbir paketinin sorunu çözmeyeceğini savunan gazete, kira artışlarına tavan fiyat getirilmesi ve sözleşme uzatma zorunluluklarının mülk sahiplerini daha katı şartlar koymaya iteceğini belirtti. Gazete, “Sánchez sekiz yıldır iktidarda olmasına rağmen sorunu çözemedi; talep fazlasına verilecek mantıklı yanıt arzı artırmaktır. Mevcut yasaklar en çok korunmaya çalışılan gençlere ve dar gelirlilere zarar verirdi” değerlendirmesinde bulundu.
- La Repubblica (İtalya): Hükümeti düşüren Junts per Catalunya’nın taktiğini eleştiren gazete, parlamentodaki 7 sandalyesiyle kilit rol oynayan Katalan bağımsızlık yanlılarının gücünü artırmak uğruna halkın hayatıyla kumar oynadığını ve sağ partilerle ortak hareket ettiğini yazdı.
- La Vanguardia (İspanya): Erken seçimin kaçınılmaz hale geldiğini vurgulayan gazete, hükümet ittifakının fiilen parçalandığını kaydetti. Toplumdaki hoşnutsuzluğun, artan eşitsizliğin ve enflasyon karşısında eriyen maaşların altını çizen yayın organı, konut krizinin bardağı taşıran son damla olduğunu ifade etti.
- El Mundo (İspanya): Başbakan Sánchez’in artık hiçbir manevra alanı kalmadığını belirten gazete, seçmen eğiliminin merkeze ve sağa kaydığına işaret ederek bu yasama döneminin hükümet açısından çoktan başarısızlıkla sonuçlandığını öne sürdü.
- El País (İspanya): Siyaset bilimci Cristina Monge’nin analizine yer veren gazete, sol blok için protestoların bir fırsata dönüştürülebileceğine dikkat çekti. Analizde, solun sandığa gitmeyen yaklaşık 1,5 milyon seçmeni adalet ve sosyal uyum odaklı somut projelerle yeniden ikna etmesi gerektiği belirtildi.

Fransa’da Öğrenci Ayaklanması Şiddete Evrildi: “Kimin İpine Sarılınıyor?”
Fransa genelinde liselilerin ve üniversite öğrencilerinin eğitimdeki yetersiz koşulları gerekçe göstererek başlattığı okul boykotları, polisle çatışmalara ve yüzlerce gözaltıya sahne oldu. Okul binalarının ateşe verilmesi ve kamu mallarının tahrip edilmesi üzerine öğrenci temsilcileri şiddetle aralarına mesafe koyarken, Adalet Bakanı Gérald Darmanin olay çıkaranların gerçekte öğrenci olup olmadığının belirsizliğini koruduğunu açıkladı.
- The Daily Telegraph (Büyük Britanya): Protestoların aşırı solcu Jean-Luc Mélenchon (LFI) tarafından cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi bir “başkaldırı provası” olarak kullanıldığını yazdı. Gazete, Mélenchon’un yedi ay sonraki seçimlerde kutuplaşmayı derinleştirerek sokaktaki kaostan beslenmeyi amaçladığını iddia etti.
- Die Welt (Almanya): Muhabir Martina Meister, sokak şiddetinin sol popülistlerin aleyhine işleyeceğini öne sürdü. Şiddet tırmandıkça kamuoyunda yükselecek “kanun ve nizam” taleplerinin doğrudan aşırı sağcı lider Marine Le Pen’in hanesine oy olarak yazılacağı uyarısında bulunuldu.
- Népszava (Macaristan): Şiddet eylemlerinin eğitim reformu taleplerini gölgelediğini belirten gazete, kamu binalarına yönelik kundaklamaların hükümetin elini rahatlattığını yazdı. Analize göre olaylar, Fransa gibi zengin bir ülkenin öğrencilerine neden eşit eğitim koşulları sunamadığı tartışmasını unutturuyor.
- Le Soir (Belçika): Belçika’ya da sıçrayan gösterileri gençliğin çaresizliği üzerinden yorumlayan gazete; pandemi travması, iklim krizi kaygısı ve teknolojik distopya arasında sıkışan Z kuşağının haklı taleplerinin şiddetin gölgesinde heba edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Şansölye Merz Füze Saldırıları Altında Kiev’de
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e sürpriz bir dayanışma ziyareti gerçekleştirdi. Merz’in kentte bulunduğu anlarda Rusya füzeli saldırılarını sürdürürken, Alman lider Ukrayna’ya 1 milyar avroluk askeri yardım ve 350 milyon avroluk enerji altyapı desteği sağlama taahhüdünde bulundu.
- Süddeutsche Zeitung (Almanya): Ziyaretin sembolik bir gösteriden çok daha fazlası olduğunu vurguladı. Almanya iç siyasetinde (özellikle doğu eyaletlerinde) Ukrayna’ya yardımlara karşı oluşan direncin arttığı bir dönemde, Merz’in beşinci savaş kışına girilirken 1 milyar avroluk askeri paketi açıklamasının Berlin’in kararlılığını tescillediği kaydedildi.
- Corriere della Sera (İtalya): Kremlin’in yeni psikolojik savaş taktiğine odaklanan gazete, Rusya’nın Merz Kiev’deyken gerçekleştirdiği hava akınlarının Batı’nın dayanışma jestini “rahatsız edici ve tehlikeli” kılmayı hedeflediğini yazdı. Haberde, Putin’in Berlin kamuoyundaki siyasi kırılmaları derinleştirmek istediği ifade edildi.
- Echo (Rusya): Bağımsız gazeteci Dmitri Kolesev’in görüşlerine yer veren platform, Rusya’nın Kiev altyapısını ve köprüleri vurarak yeni bir mülteci dalgası tetiklemeyi hedeflediğini aktardı. Analize göre Moskova, Avrupa’ya yönelecek yeni göç akınıyla birlikte AB içinde Ukrayna’ya yardımı kesmek isteyen aşırı sağ ve popülist partilerin yükselişini hızlandırmayı amaçlıyor.(Susma Haber Merkezi)
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
