Haber/ Güngör Şenkal

Yaklaşık bir yıl önce darp edilerek öldürülen gazeteci, belgeselci ve ekoloji aktivisti Hakan Tosun cinayeti davası sonuçlandı. Mahkeme, Bakırköy Adliyesi’nde görülen davanın 4. duruşmasında kararını açıkladı. 22 Eylül’de yapılan duruşmaya, tutuklu sanıklardan birinin iki avukatının da gelmemesi üzerine, duruşma 7 Ekim’e ertelenmişti. Dünkü duruşmada, sanıklar Abdurrahman Murat ile Adnan Şahin’e, kasten öldürmek suçundan müebbet hapis cezası verildi. Haksız tahrik indirimi yapılmasını gerektirecek bir durumun olmadığına hükmedildi.

Müşteki avukatları; kamera kayıtlarında da görüldüğü üzere ilk temasın Hakan Tosun’dan gelmediğini, Hakan’ın eli bile kalkmadığı halde sanıklar tarafından ölümüne sebebiyet verecek şekilde tekme ve yumruklarla defalarca darp edildiğini, Hakan’ın ölümüne neden olan olay ile metrobüste yaşanan olayın bir bağlantısının bulunmadığını, delillerin karartılmak istendiğini, Gönül Doğan’ın –kendi tanık ifadesinde- tehdide maruz kaldığını ima ettiğini ve sanıklara yönelik haksız tahrik olmadığını söyleyerek, sanıkların TCK 81’e göre cezalandırılması gerektiğini belirttiler. Ayrıca sanıkların adli kayıtları göz önünde tutularak ceza indirimine gidilmemesini, toplumda artan şiddet eğilimine karşı da caydırıcılık oluşturması için en ağır cezayla cezalandırılmalarını istediler.  

Sanık Adnan Şahin’in avukatları; metrobüs olayının üzerinde durulması gerektiğini, müvekkillerinin tek suçunun dürtmek ve yakasından tutmak olduğunu; kasıt suçunu oluşturacak hiçbir unsurun (husumet, araç veya silah, öldürücü darbe, illiyet…) bulunmadığını, soruşturmanın hukuki dayanaklardan yoksun olduğunu, müşteki avukatlarının iddialarının savcılık tarafından kopyalanarak iddianameye yapıştırıldığını; eğer bir ceza verilecekse sadece maktule temastan, hafif yaralamadan ceza verilmesini, haksız tahrik uygulamasına gidilmesini ve beraatini istediler.    

Sanık Abdurrahman Murat’ın avukatı; maktulün küfürlü konuştuğunu, müvekkilini defalarca tahrik ettiğini, Murat’ın öldürmek için tekrar gelmesinin söz konusu edilemeyeceğini, hiç kimsenin bu kadar cani olamayacağını; suçunun, tahrik edilme sonucu yaralama olduğunu, bundan dolayı da beraat ettirilmesini istediler.  

Mahkeme, sanıkları, kasten (TCK 81) müşterek fail olarak (TCK 37/1) öldürmek suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırdı. Bu karar, iki hafta içinde istinaf mahkemesine taşınabilecek.

Hakan Tosun davasında sanık olması gerekirken tanık olarak dinlenen üçüncü kişi Yusuf Özakdağ’ın da yargılanmasını ve olayın arkasında olan, olabilecek kişi ve kurumların ortaya çıkarılmasını sağlamak, gerçek adalet arayanların önünde bir görev olarak durmaktadır. H. Tosun davası, suçluların hepsinin cezalandırılması sağlanmadan kamu vicdanında sonuçlanmış sayılmayacaktır.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.