ZONGULDAK – Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Millî Gençlik Vakfı (MGV), 7 Ekim’in 3. yılı kapsamında “Tufan Haftası” dolayısıyla Madenci Anıtı’nda ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı yapan AGD Şube Başkanı Recep Horozoğlu; Gazze’deki ablukanın, işgalin ve soykırımın sürdüğünü belirterek İslam ülkelerine diplomatik ve ticari ilişkileri kesme, İsrail’e karşı somut yaptırımları gecikmeksizin devreye sokma çağrısında bulundu.

Madenci Anıtı önünde AGD ve MGV organizasyonuyla düzenlenen eyleme; Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Muharrem Kiraz, AKP, Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi il ve ilçe yöneticileri, Memur-Sen İl Temsilcisi Kamuran Aşkar, konfederasyona bağlı sendikaların şube başkanları ile çok sayıda yurttaş katıldı.
“Tarihi 7 Ekim’den Başlatan Her Anlatı Eksiktir”
Gazze’de üç yıldır aralıksız süren katliamların ve yıkımın bilançosuna dikkat çeken Horozoğlu, meselenin köklerinin onlarca yıllık işgal, abluka ve tehcir politikalarına dayandığını vurguladı. Filistin mücadelesinin yalnızca son üç yılla sınırlandırılamayacağını ifade eden Horozoğlu, şöyle konuştu:
“Filistin meselesi 7 Ekim sabahı başlamadı; işgalin, sürgünün, yasa dışı yerleşimlerin ve nesiller boyu devam eden zulmün meselesidir. Tarihi 7 Ekim’den başlatan her anlatı eksiktir. Bir çocuğun hayatı Londra’da ne kadar kıymetliyse Gazze’de de o kadar kıymetlidir. Şehirleri yıkabilirsiniz ancak bir halkın hafızasını ve teslim olmayan iradesini işgal edemezsiniz.”
“Gazze Washington Masalarında Yönetilecek Bir Şirket Değildir”
Ateşkes çağrılarının sahadaki katliamları ve askeri ablukayı örtbas etmemesi gerektiğine dikkat çeken Horozoğlu, Filistin halkının iradesini devre dışı bırakmayı hedefleyen uluslararası planlara sert tepki gösterdi:
“Adını ateşkes koymanız akan kanı görünmez kılmaz; ateşi gerçekten kesin. Bir yandan ‘ateşkes’ denilirken diğer yandan Gazze’nin geleceği Filistinli grupların silahsızlandırılması üzerinden tartışılıyor. Filistin direnişini değil, İsrail’in saldırılarını durdurun. Şimdi birileri Donald Trump öncülüğünde kurulan mekanizmalarla Gazze’yi kimin yöneteceğini tayin etmek istiyor. Filistin sahipsiz bir arazi, Gazze yönetimi başkalarına devredilecek bir şirket değildir. Filistin halkının iradesi üzerinde hiçbir vesayet düzenini kabul etmiyoruz.”
İslam Dünyasına Sert Eleştiri: “Normalleşme Normal Değildir”
Bölge ülkeleri ve İslam dünyası yöneticilerinin kınama mesajlarıyla yetinmesini eleştiren Horozoğlu, diplomatik ve ticari kanalların derhal kapatılması gerektiğini ifade etti:
“Yıllardır bildiriler yayımlandı, zirveler toplandı, ‘endişeliyiz’ denildi. Peki sonuç? Gazze hâlâ enkaz altında! İsrail yalnızca güçten anlar. Çocuklar ölürken normalleşme normal değildir. Ticaretin, diplomasinin ve stratejik ilişkilerin maliyeti İsrail’e açıkça hissettirilmelidir. Kınamayın, yaptırım uygulayın! Seyretmeyin, diplomatik gücünüzü kullanın ve ortak hareket edin!”
“Tehdit Yalnızca Gazze Değil, Bütün Bölgedir”
Siyonist yayılmacılığın ve “Arz-ı Mev’ud” politikalarının Batı Şeria, Kudüs ve Mescid-i Aksa üzerinden tüm bölgeyi tehdit ettiğini hatırlatan Horozoğlu, Filistin davasının sadece insani yardım tırlarının sayısına indirgenemeyeceğini kaydetti.
Filistin halkının asıl talebinin kendi topraklarında özgür ve bağımsız yaşamak olduğunu belirten Horozoğlu, Gazze’de yaşananların geçici bir sosyal medya gündemi olmadığını, işgal tamamen sona erene kadar meydanlarda mücadele etmeyi sürdüreceklerini vurguladı.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
