Zonguldak Demokrasi Platformu, BEÜ ek bina inşaatında direnen işçilerin biriken ücretlerini söke söke aldığını duyurdu. Taşeron firmanın işçileri Kod 49 ile fişleyerek intikam almaya çalıştığını belirten platform, mali usulsüzlükleri banka dekontlarıyla teşhir etti; BEÜ Rektörlüğü ve TOKİ’yi sorumluluk almaya çağırdı.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) ek bina inşaatında aylardır ödenmeyen ücretleri için şantiyede iş bırakan inşaat işçilerinin kararlı direnişi sonuç verdi. Günlerdir sürdürülen eylemler ve kamuoyu dayanışması karşısında geri adım atan taşeron CNR Mekanik firması, işçilerin birikmiş maaş alacaklarını hesaplarına yatırmak zorunda kaldı.
Kazanımı yazılı bir açıklamayla kamuoyuna duyuran Zonguldak Demokrasi Platformu, kazanılan zaferin ardından taşeron yönetimin işçilerden intikam almak için hukuksuz yöntemlere başvurduğunu belirtti. Açıklamada, anayasal hakkını kullanarak iş bırakan işçilerin geriye dönük olarak Kod 49 gerekçesiyle işten çıkarıldığı ve haklarında asılsız suç duyurularında bulunulduğu vurgulandı.
“Banka Dekontları Taşeronun Yalanını Çürüttü”
Taşeron firma sahibi Ergün Çınar’ın kamuoyuna dönük “Maaşları sadece 6 gün geciktirdik” açıklamasının gerçeği yansıtmadığı banka hareketleriyle belgelendi. Açıklamada, tek bir işçinin hesabına yalnızca bir hafta içinde 27.139 TL, 98.860 TL ve 96.250 TL gibi yüksek meblağların yatırıldığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Madem sadece 6 günlük bir gecikme vardı; firma tek bir işçinin hesabına bir hafta içinde yüz binlerce lirayı bulan bu tutarları neden toplu olarak yatırmak zorunda kaldı? Bu dekontlar, aylardır gasp edilen ücretlerin ve biriken alacakların şüpheye yer bırakmayan en net itirafıdır. Üstelik işçilerin SGK primlerini asgari ücretten yatırıp ana maaş alacaklarını ‘Fazla Mesai’ açıklamasıyla gönderen şirket, hem vergi kaçırmış hem de işçinin emeklilik ve tazminat hakkını çalmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun arkasına sığınanlar, suçüstü yakalanmıştır.”
Kod 49: Gelecek Karartma ve Kara Liste Tuzağı
İş kanununda “işçinin hatırlatıldığı halde görevini yapmaması” şeklinde tanımlanan ve ahlak/iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle uygulanan Kod 49 kurnazlığına tepki gösteren Demokrasi Platformu, bu hamlenin bilinçli bir sindirme taktiği olduğunu vurguladı:
- Tazminatların Gasp Edilmesi: Yılların alın teriyle kazanılan kıdem ve ihbar tazminatları sıfırlanarak işçiler güvencesiz bırakılıyor.
- İşsizlik Maaşından Mahrumiyet: Kod 49 ile iş akdi feshedilen işçiler, yasal işsizlik ödeneğinden yararlanamayarak aileleriyle birlikte açıkça açlığa mahkûm ediliyor.
- Kariyer Karartma (Kara Liste): Fesih kodu işçinin SGK siciline işlenerek başka şantiyelerde ya da işyerlerinde iş bulması fiilen engelleniyor.
“BEÜ Rektörlüğü ve TOKİ Bu Keyfiyete Dur Demeli”
Taşeron şirketin maaşları ödemek zorunda kalmasının ardından yöneldiği bu intikamcı yaptırımların kabul edilemez olduğunu belirten Demokrasi Platformu, asıl işveren konumundaki kamu kurumlarını göreve çağırdı:
“Başta Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğü ve TOKİ olmak üzere tüm yetkilileri bu taşeron pervasızlığına derhal dur demeye çağırıyoruz. İşçilerin Kod 49 kurnazlığıyla gasp edilmek istenen tüm kıdem ve ihbar tazminatları derhal iade edilmeli, asılsız suç duyuruları geri çekilmelidir. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Sözümüz nettir: İnşaat işçisi köle değildir; hak verilmez, direne direne alınır!”
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
