13 Ekim 2026 tarihinin tartışmalarını içeren basın bültenimiz
Avrupa gazeteleri ve düşünce kuruluşları, Orta Doğu’da tırmanan çatışma hatlarını, Beyaz Saray’ın iç ve dış politikada attığı tartışmalı adımları ve kıta siyasetine yönelik dış müdahale iddialarını manşetlerine taşıdı. Eurotopics bülteninde derlenen analizlere göre; Husi milislerinin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları, ABD Savunma Bakanlığı’nın canlı yayında kurşuna dizme hazırlığı, Brexit referandumuna Rus müdahalesi tartışması ve Washington-Moskova arasındaki gizli dizel mutabakatı kıta kamuoyunun en hararetli tartışma başlıklarını oluşturuyor.
1. Suudi Arabistan’da Husi Kuşatması: Riyad Çıkmazda, İttifaklar Sallantıda
Yemen’deki İran destekli Husilerin yaklaşık bir haftadır Suudi Arabistan’ın stratejik havalimanlarını ve sanayi tesislerini hedef alması, Körfez’deki dengeleri sarstı. ABD ve müttefiklerin Riyad yönetimine destek konusunda temkinli davranması, Avrupa basınında Suudi rejiminin açmazları üzerinden değerlendiriliyor.
- Diena (Letonya): Letonya basınına göre Husiler, Riyad Yemen hükümetine verdiği desteği tamamen kesene kadar operasyonlarını sürdürmekte kararlı. Gazete, bu geri çekilmenin Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın inşa ettiği “güçlü lider” profilini temelden yıkacağını belirtiyor. Haberde, hava saldırılarının Husilerin cephaneliğini tüketmediği, kara müdahalesinin ise ağır askeri kayıplara yol açacağı vurgulanarak Riyad’ın stratejik bir kapana kısıldığı kaydediliyor.
- Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ – Almanya): Alman gazetesi, krizin asıl faturasını dönemin ABD yönetimine kesiyor. Körfez’deki hegemonya savaşında Trump’ın popülist ve pervasız politikalarla stratejik bir arı kovanına çomak soktuğunu belirten gazete; kendi ekonomisine odaklanıp savaştan çekilmek isteyen Suudi Arabistan’ın savunmasız bırakıldığını, on yıllara dayanan Washington-Riyad ittifakının aşınmasının tüm Orta Doğu’yu dönüştüreceğini yazıyor.
- Il Manifesto (İtalya): İtalyan yayını, saldırıların tam da uluslararası bir enerji kongresi ve yaklaşan “Çölün Davosu” zirvesi arifesinde gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Güvensiz bir havalimanına yabancı heyetlerin gelmeyeceğini hatırlatan gazete, Suudi Arabistan’ın Batı menşeli hava savunma sistemlerine harcadığı milyarlarca doların Husi füzeleri ve İHA’ları karşısında yetersiz kaldığını vurguluyor.
- To Vima (Yunanistan): Yunan basını, isyancıların askeri kapasitesine odaklanıyor. Analistler, Tahran’ın doğrudan teknoloji ve danışmanlık desteği olmadan 1.500 ila 2.000 kilometre menzilli bu denli hassas bir cephaneliğin kurulamayacağı görüşünde birleşirken, radar ve hava savunma ağlarının nasıl bu kadar sık aşılabildiğinin askeri çevrelerde derin bir muamma yarattığı belirtiliyor.
2. Andy Burnham’dan Brexit Çıkışı: “Rus Müdahalesi Vardı”
Büyük Britanya Başbakanı Andy Burnham’ın, 2016 Brexit referandumuna Rusya’nın doğrudan müdahale ettiğini açıklaması ve benzer manipülasyon riskine karşı Fransa ile Almanya seçmenlerini uyarması Avrupa’da geniş yankı buldu.
- De Volkskrant (Hollanda): Hollanda basını, meselenin yalnızca İngiltere ile sınırlı olmadığını, Amerikan teknoloji tekellerinin denetimsiz sosyal medya algoritmaları üzerinden kamuoyunu zehirlediğini savunuyor. Gazete, aşırı kutuplaşma ve nefret dilinin merkez siyaseti erittiğini, Rusya gibi aktörlerin bu manipülasyon alanını rahatlıkla kullandığını belirterek Batılı liderlerin bu duruma sessiz kalmasını eleştiriyor.
- The Daily Telegraph (Büyük Britanya): İngiliz muhafazakâr basını ise Burnham’ın suçlamalarını “dikkat dağıtma taktiği” olarak nitelendiriyor. İşçi Partisi’nin kendi başarısız ekonomi politikalarının üzerini örtmek için Brexit tartışmalarını yeniden açtığını öne süren gazete, geçmişin sancılı yaralarını deşmenin ülkenin geleceğine fayda sağlamayacağını yazıyor.
- The Independent (Büyük Britanya): Suçlamaların İngiltere-AB ilişkilerini yeniden canlandırmak adına bir fırsat sunduğunu belirten yayın organı; travmatik referandum süreçleri yerine parlamenter iradeyle Londra’nın yüzünü yeniden Avrupa’nın merkezine dönmesi gerektiğini ve Burnham’ın bu yöndeki arayışının yerinde olduğunu savunuyor.
3. Pentagon’un “Canlı Yayın İnfaz” Planına Tepki Yağmuru
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in, 60 yıl aradan sonra ilk kez bir askeri mahkûmu kurşuna dizdirerek infazı televizyondan canlı yayınlatma planı, Avrupa genelinde büyük bir infiale ve insan hakları tepkisine yol açtı.
- Avvenire (İtalya): İtalyan gazetesi, planı dijital çağın grotesk bir vahşeti olarak nitelendirdi. İncil’deki “göze göz, dişe diş” kısas ilkesinin aslında orantısız intikamı frenlemek ve zayıfı korumak için konulduğunu hatırlatan yayın, infazın bir gösteriye dönüştürülmesini barbarlık olarak tanımladı.
- Tages-Anzeiger (İsviçre): İsviçre basını, ölüm anının sergilenmesinin arkasında yalnızca devasa bir acımasızlık gösterisi yattığını belirtti. İnfazın canlı yayınlanmasını IŞİD pratiklerine benzeten gazete; sokak infazları, hukuka aykırı askeri hamleler ve siyasi yargılamalarla ABD’nin açıkça faşist ve otoriter bir rejim çizgisine savrulduğunu vurguladı.
- Frankfurter Rundschau (Almanya): Gazete, terör saldırganlarının internet yayınları ile Beyaz Saray yönetiminin planı arasında paralellik kurdu. Devlet eliyle organize edilen bir ölüm gösterisinin Batı değerleriyle bağdaşmadığını yazan gazete; uygulamanın Tahran, Kabil veya Pyongyang rejimlerinin alametifarikası olduğunu belirtti.
- Republica.ro (Romanya): Rumen gazeteci Cristian Tudor Popescu, canlı yayının iddia edildiği gibi caydırıcı olmayacağını, aksine katil adaylarını “tarihe geçme” hevesiyle motive edeceğini savundu. Popescu, meydanlarda yakılan veya asılan insanların can çekişmesini izlemekten keyif alan Orta Çağ kalabalıklarının zihniyetine geri dönüldüğü uyarısında bulundu.
4. Washington-Moskova Dizel Pazarlığı: Çatlak Büyüyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın Rus mevkidaşı Vladimir Putin ile geçici yaptırım muafiyeti içeren bir dizel anlaşması imzalaması (ilk etapta 300 bin ton, devamında milyonlarca ton akaryakıt alımı) Batı ittifakında derin bir ahlaki ve stratejik tartışma başlattı.
- Dagens Nyheter (İsveç): Anlaşmayı sert bir dille kınayan İsveç gazetesi, Trump’ın yaklaşan ara seçimler öncesinde dibe vuran anket sonuçları ve Kongre soruşturması korkusuyla paniklediğini yazdı. Gazete, akaryakıt fiyatlarını düşürme uğruna Putin’e yanaşılmasını “Ukrayna’nın sırtına saplanan yeni bir hançer ve ahlaki çöküş” olarak niteledi.
- Iltalehti (Finlandiya): Finlandiya basını ise Avrupa’nın ahlakçı eleştirilerini samimi bulmuyor. Gazete, Trump’ın dizel ithalatının, Avrupa ülkelerinin halen Rusya’dan doğrudan ya da dolaylı olarak satın aldığı doğal gaz ve petrol miktarının çok gerisinde kaldığını hatırlatarak; “Avrupa önce kendi kapısının önünü süpürmeli, kendi enerji faturasını kesemeyenlerin yaptırım talep etmesi inandırıcı değil” değerlendirmesinde bulundu.
- Neatkarīgā (Letonya): Letonya basını, ekonomik hamlelere rağmen ABD’nin Ukrayna sahasından tamamen çekilmesinin gerçekçi olmadığını öne sürdü. Ukrayna’nın modern askeri teknolojiler ve küresel savunma sanayii için devasa bir test sahası olduğuna işaret eden gazete, Trump şahsen istese dahi Amerikan kamuoyunun ve güvenlik bürokrasisinin Rusya ile fiili bir askeri ittifaka izin vermeyeceğini yazdı.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
