Ege Üniversitesi kampüsünde öğrencilerin yıllardır kendi imkânlarıyla bakımını üstlendiği yasal yaşam alanına çevik kuvvet ve Bornova Belediyesi ekipleri gece yarısı baskın düzenledi. Elektriği kesilerek darbedilen, üzerlerine biber gazı sıkılan ve köpeklerin götürülüşüne karşı araçların önüne yatan hak savunucuları Bornova Belediyesi’ne yürüdü: “Verilen sözlerin değil, gece yarısı kurulan suç ortaklığının hesabını soracağız!”

İZMİR (Susma / Güngör Şenkal) — Ege Üniversitesi yerleşkesinde 2022 yılında rektörlük tarafından Hayvan Hakları Topluluğu’na resmi olarak tahsis edilen ve yaklaşık 160 köpeğin padoklar içinde bakımının yapıldığı yaşam alanı, dün gece saat 00.00 sularında polis ve yerel yönetim iş birliğiyle basıldı. Çevik kuvvet eşliğinde alana giren Bornova Belediyesi ekipleri, öğrencilerin harçlıklarıyla aşılatıp mikroçip taktırdığı köpekleri zorla araçlara yükleyerek bilinmeyen bir noktaya götürdü. Şiddeti gizlemek amacıyla alandaki tüm elektriklerin kesildiği gece boyunca çok sayıda öğrenci ve yaşam hakkı savunucusu darbedildi, alana yoğun biber gazı sıkıldı.

Baskının ardından Bornova Hükümet Konağı önünde bir araya gelen İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, “Örgütlü kötülüğe karşı örgütlü dayanışma” sloganlarıyla Bornova Belediyesi önüne yürüdü. Kitlesel yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında hem üniversite yönetimi hem de baskına destek veren Bornova Belediyesi sert sözlerle protesto edildi.

“İşkence Belgelenmesin Diye Elektrikleri Kestiler, KYK Öğrencileri Işık Tuttu”

Basın açıklamasında, alanda hiçbir yasa dışı durum bulunmadığı, köpeklerin tamamına yakınının kayıtlı ve çipli olduğu vurgulandı. Yıllardır öğrencilerin harçlıklarından artırdıkları paralarla kurulan, mezun olanların hayvanları sahiplendiği alanın zorbalıkla dağıtıldığını belirten hak savunucuları, gece yaşananları şu sözlerle aktardı:

“Dün gece Ege Üniversitesi öğrencileri ve hak savunucuları olarak eşi benzeri görülmemiş bir direniş sergiledik. Yaptıkları işkence belgelenemisin diye bölgedeki tüm elektriği kestiler. Hayvanlara ve hak savunucularına işkence ettiler. Ege Üniversitesi KYK yurdunda kalan öğrenciler pencerelerden, yurt binalarının içinden ışık tutarak bu şiddetin belgelenmesini sağladılar. Onca itiraza ve görüşme talebine rağmen arkadaşlarımız darbedilerek köpekler üniversiteden âdeta kaçırıldı. Toplama araçlarının önlerine yattık, hesap sorduk. Gecenin birinde polis şiddetine, darba ve biber gazına rağmen yaşamdan yana tavrımızı koyduk, bir adım geri atmadık.”

“Musa Alcı AKP’ye Secde Ederken O Köpekler Kampüsteydi: Amaç Özel Yurt Rantı mı?”

Açıklamada yaklaşık altı ay önce Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Ege Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Musa Alcı’nın icraatlarına dikkat çekildi. Alcı’nın göreve gelir gelmez üniversitede ilk icraat olarak eylem yasağı getirdiği, ikinci icraat olarak ise çevik kuvvetle hayvan toplatmaya giriştiği belirtildi:

“Tarikat ve cemaat uzantıları olduğunu bildiğimiz rektör Musa Alcı’nın şikâyeti üzerine boşaltılan bu alanın, özel yurt inşaatı için kullanılacağına dair ciddi duyumlar almaktayız. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Musa Alcı bu üniversiteye atanmadan önce iktidara yaranmaya çalışırken de o köpekler bu kampüsteydi. Rant projeleri ve talan uğruna öğrencilerin yıllardır alın teriyle kurduğu yaşam alanını gece yarısı operasyonlarıyla dağıtamazsınız.”

Bornova Belediyesi ve Ömer Eşki’ye Tepki: “Yasayı Uygulamayacağız Dediniz, Gece Baskınına Ortak Oldunuz!”

Hak savunucularının protesto adreslerinden biri de CHP’li Bornova Belediyesi oldu. Seçim öncesinde ve yasa sürecinde “Katliam yasasını uygulamayacağız” yönünde vaatlerde bulunan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin operasyona fiilen katılmasına ve sessiz kalmasına sert tepki gösterildi:

“Bugün Hükümet Konağı’ndan Bornova Belediyesi’ne yürüdük. Çünkü açıkça gördük ki mesele hayvanların yaşam hakkı olduğunda en muhalifinden en sağcısına kadar aynı düzenin aktörleri kol kola girebiliyor. Bizlere ‘Yasayı uygulamayacağız’ sözü veren Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin belediyesi, çevik kuvvet eşliğinde öğrencilerin gaza boğulduğu, darbedildiği operasyonun doğrudan yürütücüsü oldu! Ömer Eşki tek bir açıklama dahi yapmadı. Hayvanların yaşam hakkını savunduğunu iddia edenlerle bu hakkı gasp edenler arasındaki sahte fark burada açığa çıkmıştır. Sözlerinizin değil, eylemlerinizin hesabını vereceksiniz. Ne bu suça ortak olan belediye ne de emri verenler sorumluluktan kaçamayacak.”

“Halk Aç, Gençler Güvencesiz, Kadınlar Katlediliyor; Devlet Köpeklerle Uğraşıyor”

Açıklamada katliam yasasının mimarı olan siyasi iktidara ve sokak hayvanlarını hedef gösteren İçişleri Bakanlığı politikalarına da işaret edildi. Ülkedeki derin ekonomik buhran, cezasızlık ve toplumsal çürüme örtbas edilmek istenirken sokak hayvanlarının düşmanlaştırıldığı ifade edildi:

“İnsanlar açlıkla boğuşuyor, emekliler geçinemediklerini haykırarak canına kıyıyor, sokaklarda uyuşturucu, çocuk istismarı ve kadın cinayetleri kol geziyor. Vurguncular halkın cebindeki son kuruşu hortumlarken hiçbir yurttaş bu düzende güvende değil. Ancak devletin İçişleri Bakanı çıkıp İzmir’i hedef göstererek köpek sayılarıyla uğraşıyor. Bize ‘alın kendiniz bakın’ diyen akıl, kendi imkânlarımızla baktığımız, aşıladığımız köpekleri gece yarısı şiddetle elimizden alıyor. Çamaşır suyu enjekte edilerek, küreklerle vurularak poşetlere doldurulan o canların kanı iktidarın üzerindedir. Yaşamı denetim altına almaya, itiraz eden herkesi ezmeye çalışan bu anlayışa teslim olmayacağız.”

Yaşam hakkı savunucuları, gece yarısı Ege Üniversitesi’nden kaçırılan yaklaşık 160 köpeğin akıbetini öğrenene ve sorumlulardan hesap sorulana kadar kampüste ve sokakta nöbeti sürdüreceklerini vurguladı: “Saldırılar arttıysa direniş de büyüyecek. Biz dün gece oradaydık, yarın da orada olacağız. Yaşamı savunanlar bu örgütlü kötülüğe diz çökmeyecek.”


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.