Güngör Şenkal’ın Haberi
Konya Karapınar’daki Karacadağ’da maden arama çalışmaları durdurulsa da geride bırakılan riskler endişe yaratıyor. Karacadağı Koruma Platformu, “Tekrar görüşmemek dileğiyle!” diyerek bölgede maden istemediklerini bir kez daha vurguladı.
Konya’nın Karapınar ilçesi sınırlarında bulunan Karacadağ masifinde, Esan Eczacıbaşı Endüstriyel Hammaddeler San. ve Tic. A.Ş. tarafından başlatılan maden arama sondajı bölge halkının tepkisini çekmeye devam ediyor. Yaklaşık iki yıldır gündemde olan konu, Eylül 2026’da sondaj makinelerinin Bağdaylı’ya gelmesiyle somutlaştı ve ardından Ovacık bölgesinde çalışmalara başlandı.
Karacadağı Koruma Platformu, bugün yaptığı 4 numaralı basın açıklamasında sondaj çalışmalarının durdurulduğunu ancak tehlikenin geçmediğini belirtti. Açıklamada, şirket yetkililerinin sondaj derinliğinin 350-400 metre olacağını söylemesine rağmen, çalışmalar durdurulduğunda 487 metreye ulaşıldığına dikkat çekildi. Sondajın durma nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, sondaj borusunun kırılarak yer altında kalması, jeolojik yapının zorlukları, konunun TBMM’ye taşınması ve toplumsal tepkinin etkili olabileceği değerlendiriliyor.
“Havuzlar ve Atıklar Endişe Kaynağı”
Platform, sondaj alanında başlangıçta 1 olan sondaj çamuru/sıvısı havuzu sayısının 7’ye çıkarıldığını ve bu havuzların yakında tahliye edileceğini belirtti. Karapınar atık alanına götürülecek çamurun çevre riskleri hakkında bilgi olmadığı, sondaj deliğinin sadece bir kapakla kapatıldığı ve basınçlı suyun artezyen etkisiyle yüzeye aktığı ifade edildi. Platform, şirketin yapmayı planladığı su havuzunun “minnet duygusu yaratmak” amaçlı olduğunu savunarak, “Şirketin yapması gereken bir daha gelmemek üzere bölgeyi terk etmektir” dedi.
“Ne Olursan Ol Gel Dedik Ama Suyumuzu, Toprağımızı Talan Et Demedik”
17 Ekim 2026’da Karapınar Anıt Meydanı’nda yapılan basın açıklamasına da değinilen metinde, Karacadağ’ın doğal, tarımsal ve tarihi özellikleriyle korunması gereken bir bütün olduğu vurgulandı. Platform, yöre halkının onayı olmadan alınan kararlara karşı çıkarak, “Maden şirketleri gelir gider, yöneticiler değişir; ancak Karacadağ ve burada yaşayan insanlar kalır” mesajını verdi.
18 Ekim’de mülki amirin “maden varlığına ilişkin emareye rastlanmadığı” yönündeki açıklamasına tepki gösteren platform, “Madem emareye rastlanmadı, tam o noktalarda sondaj neden yapıldı?” sorusunu yöneltti. Karacadağ’da hiçbir maden faaliyetine izin vermeyeceklerini belirten platform üyeleri, “Karacadağ’da maden arama, sondaj ve işletme istemiyoruz” diyerek tavırlarını netleştirdi.
“Şeffaflık Sorunu ve Geride Kalan Riskler”
Süreç boyunca yöre halkının yeterince bilgilendirilmediğini savunan Karacadağı Koruma Platformu, verilen izinlerin hukuka uygunluğunun incelenmesini ve varsa usulsüzlüklerin ortaya çıkarılmasını talep etti. Sondaj durmuş olsa da geride kalan 7 atık havuzu, yer altındaki borular, kimyasal kalıntılar ve sondaj deliğinin durumunun açıklığa kavuşturulması gerektiği vurgulandı. Özellikle 200 metrelik sondaj borusunun ve üzerindeki kalsiyum bazlı gres yağının yeraltı sularına karışma riski taşıdığına dikkat çekildi.
Karapınar’ın az yağış alan bir bölge olduğunu ve su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığını belirten platform, Ovacık’taki su kaynağından çekilen suyun etkilerinin açıklanmasını istedi. Karacadağ’ın kültürel varlıklarıyla birlikte jeopark yaklaşımına uygun olarak korunması gerektiği ifade edildi.
Karacadağı Koruma Platformu, “Sondajın durmasını bir son değil, Karacadağ’ı kalıcı olarak koruma altına almak için önemli bir aşama olarak görüyoruz” diyerek mücadeleye devam edeceklerini açıkladı. Tüm çevre örgütlerini, meslek kuruluşlarını ve vatandaşları Karacadağ’a sahip çıkmaya davet etti.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
