Susma olarak bugün, gerek gazetemizin baskılı sayısında gerekse susmagazetesi.com’da kentin en can alıcı sorunlarını ve yeni başlangıçlarını masaya yatırırken, küresel dünyadaki gelişmelerin bölgemize yansımalarına da geniş yer verdik. Zonguldak’ın üzerinde sadece son günlerin o ağır, fırtınalı yağmur bulutları değil; emeğin, siyasetin ve değişen dünyanın getirdiği yoğun bir gündem var.
Son günlerde kenti teslim alan şiddetli yağış ve fırtına, altyapımızın kırılganlığını bir kez daha gösterdi. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun Çaydamar ve Üzülmez Deresi çevresinde, Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in ise göllenme ve heyelan yaşanan afet bölgelerinde sabaha kadar sürdürdüğü incelemeler, yerel yöneticilerin sahada olmasının önemini kanıtladı. Ancak asıl mesele kriz sonrası değil, kriz öncesi önlem almaktır. Nitekim Zonguldak Akademik Odalar Birliği (ZAOB), Başkan Erdem’i makamında ziyaret ederek tam da bu noktaya parmak bastı. ZAOB, şehrin önümüzdeki 20-30 yılını şekillendirecek yeni imar planlarının; tasman, heyelan ve taşkın riskleri göz ardı edilmeden bilimsel temelde yapılması gerektiği uyarısında bulundu. Bu çağrı, sadece bir planlama tavsiyesi değil, afetlere karşı kentin yaşam hakkı savunmasıdır. Aynı zamanda 19 Ekim Muhtarlar Günü’nde, muhtarlarımızın komisyonlarda söz hakkı istemesi ve reform talep etmesi de bu “ortak akıl” arayışının mahalle tabanındaki yansımasıdır.
Siyaset cephesinde ise sular, sağanak yağışlardan daha bulanık. CHP Zonguldak İl Başkanlığı’nda Parti Meclisi Üyesi Berhan Şimşek’in çıkışı, parti içindeki fay hatlarını yeniden hareketlendirdi. Şimşek, 38. Olağan Kurultay’ın hukuki geçerliliğini yitirdiğini ve “yok hükmünde” olduğunu savundu. Genel Başkan Özgür Özel ve Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ı açıkça eleştirmesi ve eski Merkez İlçe Başkanı Osman Zaimoğlu’nu ziyareti, parti içi dengelere gönderilmiş çok net bir mesajdı. YENİ Parti Zonguldak İl Başkanlığı yarışında mevcut başkan Devrim Dural sandıktan galip çıksa da tablonun okuması oldukça derin. Dural yüzde 56.2 oy oranıyla ipi göğüslerken, rakibi Turhan Oral’ın ulaştığı yüzde 43.8’lik oran; özellikle Çaycuma ve Kilimli’de birinci çıkması, tabanın yönetime yönelttiği ciddi bir uyarının sandıktaki karşılığıdır.
Gelelim Zonguldak’ın varoluş sebebi olan emeğe ve üretime… AKP İl Başkanı Mustafa Çağlayan “Filyos güçlendikçe Zonguldak büyüyor” söylemiyle 20 yıl hizmet verecek 3 futbol sahası büyüklüğündeki Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu’nu kentin stratejik kazanımı olarak duyursa da, bu söylemin gerçeği ne kadar yansıttığı tartışmalıdır. Zira gazın karaya, dolayısıyla kentin yerel ekonomisine ve istihdamına doğrudan değmeden denizde işlenerek taşınacak olması, “Büyüyen Zonguldak mı yoksa sadece enerji koridoru mu?” sorusunu akıllara getiriyor. Açık denizde doğal gaz çıkarılırken, karadaki madenci ve halk büyük bir darboğazda. İstihdamın yüzde 17’ye düştüğü, elektrik üretimi için havzanın kirlilik yükünü çektiği bir ortamda, Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu çok haklı bir deklarasyon yayımladı: Zonguldak, acilen “Yeşil Ekonomik Dönüşümün Pilot Kenti” ilan edilmelidir. Kömürden çıkış sürecinde faturanın madenciye ve Zonguldak halkına kesilmesi asla kabul edilemez; kapanan ocakların yerini temiz sanayi ve iş güvencesi almalıdır. Diğer yandan Avrupa otomotiv sektöründeki krizlerin ve “Made in Europe” korumacılığının Erdemir’i ve sac sanayisini vurma riski kapıda bekliyor. Faturanın emekçiye çıkarılmasına karşı sendikaların birleşik bir Emek Cephesi kurması artık zaruridir. Ve elbette unutmadığımız acılarımız… Amasra’daki 43 maden şehidimizin 4. yılında Maden Mühendisleri Odası’nın haykırdığı “fıtrat ve kader söyleminden bıktık, gerçek sorumlular yargılanmalı” çağrısı, adalet sağlanana kadar vicdanlarımızda çınlamaya devam edecek.
Tüm bu karmaşa ve mücadele içinde, geleceğe dair taze bir nefes ise üniversitemizden geliyor. BEUN Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ulusoy’un ilk basın toplantısındaki “Koltuğa oturup 4 sene geçirmeye gelmedim” cesur sözleri oldukça kıymetli. İbni Sina Kampüsü’ne katlı otopark, Çaycuma’ya güneş enerjisi projeleri, Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi yatırımları ve hastanedeki “bıçak parası” iddialarına karşı sergilediği şeffaf duruş; üniversiteyi kentin lokomotifi yapma inancını güçlü şekilde hissettiriyor.
Zonguldak; tarihiyle, emeğiyle, doğasıyla ve tüm zorluklara göğüs geren insanıyla her defasında küllerinden doğmayı bilen bir şehir. Yarının Zonguldak’ı, ne sadece sel sularıyla ne de siyasi çekişmelerle anılacak; ortak akılla, bilimin rehberliğinde ve emeğin hakkının teslim edilmesiyle inşa edilecektir.
Yeni güne, direnen ve üreten bir Zonguldak umuduyla…

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
