Zonguldak Demokrasi Platformu, iktidarın basına yönelik sistematik sansürüne, yargı tacizine ve medya üzerindeki kuşatmaya karşı sokağa çıktı. Türkiye genelinde eş zamanlı yürütülen “Artık Yeter! Nefes Alamıyoruz!” eylemine Zonguldak’tan ses veren platform, “Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil, tüm toplumun nefes borusudur” diyerek dayanışmayı büyütme çağrısında bulundu.
Zonguldak Demokrasi Platformu, basın emekçilerinin karşı karşıya kaldığı ağır baskı koşulları, derinleşen sansür mekanizmaları ve halkın haber alma hakkına vurulan zincirlere dikkat çekmek amacıyla kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Platform adına açıklamayı yapan Erdoğan Kaymakçı, gerçeğin peşinde koşan gazetecilerin her gün adliye koridorlarında, gözaltılarla ve idari yaptırımlarla susturulmak istendiğini vurguladı. Kaymakçı, 24 Ekim’de ülkenin dört bir yanında yükselen “Artık Yeter! Nefes Alamıyoruz!” çığlığının Zonguldak’taki karşılığı olduklarını belirterek, gazeteciliğin suç sayılamayacağını kaydetti.
“Halkın Gerçeğe Ulaşma Hakkı Tehdit Altında”
Basın özgürlüğünün soyut bir mesleki mesele olmadığını, doğrudan emeğin, demokrasinin ve yurttaşın bilgiye erişim hakkının teminatı olduğunu belirten Kaymakçı, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Gerçeği yazan, iktidarın çizdiği sınırların dışına çıkan basın emekçileri hedef gösteriliyor; sansür yasalarıyla, RTÜK ve Basın İlan Kurumu sopasıyla terbiye edilmeye çalışılıyor. Gazetecilerin susturulduğu bir ülkede işçinin, kadının, doğasını savunan köylünün sesi de kısılır. Gazetecilerin nefessiz bırakılması, doğrudan toplumun karanlığa mahkûm edilmesidir.”
Sansüre ve Keyfiyete Karşı Somut Talepler
Açıklamada, basının üzerindeki karanlığı dağıtmak ve gazetecilerin mesleklerini özgürce icra edebilmelerini sağlamak için acil talepler sıralandı:
- Yargı Tacizine Son: Cezaevlerindeki tüm tutuklu gazeteciler derhal serbest bırakılmalı; haber yapma, araştırma ve eleştirme hakkını suç sayan soruşturma ve davalara son verilmelidir.
- Kayyum ve Sansür Rejimine Dur: Medya kuruluşlarına yönelik kayyum gaspları durdurulmalı; erişim engelleri, içerik çıkarma kararları ve dijital karartmalar son bulmalıdır.
- İlan ve Reklamda Adalet: Kamu kaynakları ve Basın İlan Kurumu ilanları bir sansür aracı olmaktan çıkarılmalı, yandaş medyayı besleyen adaletsiz dağıtıma son verilerek eşitlik sağlanmalıdır.
- İnsanca Yaşam ve Güvence: Basın emekçilerinin sendikal hakları tanınmalı, düşük ücret, güvencesizlik ve mobbinge karşı yasal güvenceler derhal hayata geçirilmelidir.
“Susmuyoruz, Korkmuyoruz, Dayanışmayı Büyütüyoruz!”
Zonguldak Demokrasi Platformu, açıklamanın sonunda tüm emek ve meslek örgütlerini, demokratik kitle örgütlerini ve gerçeğin yanında saf tutan tüm yurttaşları basın özgürlüğü mücadelesini sahiplenmeye çağırdı.
Açıklama, iktidarın baskı politikalarına karşı kararlılık vurgusuyla tamamlandı:
“Gerçeği karartmak isteyenlere, halkı habersiz bırakmaya çalışanlara teslim olmayacağız. Susmuyoruz, korkmuyoruz. Gazeteciliği ve halkın haber alma hakkını inatla savunuyoruz. Yaşasın basın özgürlüğü, yaşasın dayanışma!”

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
