Yeni Parti Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, il kongresinde yaptığı konuşmada Türkiye Taşkömürü Kurumu’ndaki istihdam kaybını, basın özgürlüğünü, sosyal adaleti ve Zonguldak’ın emek mücadelesini gündeme taşıdı. Dural, madencilikte istihdamın korunması gerektiğini vurgularken parti içi rekabetin dayanışmayı zayıflatmaması çağrısında bulundu.
Yeni Parti’nin Dedeman Otel’de gerçekleştirilen Birinci Zonguldak İl Kongresi’nde son konuşmayı yapan İl Başkanı Devrim Dural, kentin emek tarihi, madencilerin çalışma koşulları, basın özgürlüğü ve demokrasi üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına Gelik’te yaşanan ve can kayıplarına yol açan kazayı anarak başlayan Dural, hayatını kaybeden madencilere rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralılara acil şifa diledi.
Zonguldak’ın tarihsel kimliğinin madencilerin emeğiyle şekillendiğini belirten Dural, kentin ekonomik ve toplumsal yaşamında madencilerin belirleyici bir yere sahip olduğunu söyledi.
“Zonguldak emeğin başkentidir. Bu kentin tarihini madenciler yazdı. Bu kentin ekmeğinde madencinin alın teri, sokaklarında madencinin ayak izi, hafızasında madencinin mücadelesi vardır” diyen Dural, madencilikte istihdamın korunmasının önemini vurguladı.
“TTK işçi kadrosuna kavuşacak”
Dural, Türkiye Taşkömürü Kurumu’ndaki işçi sayısının geçmişte 16 bin düzeyindeyken 8 bine gerilediğini ileri sürdü.
İstihdamdaki bu düşüşün kentin ekonomik yapısını ve madencilik faaliyetlerini etkilediğini savunan Dural, Yeni Parti’nin iktidarında kurumun ihtiyaç duyduğu işçi kadrosuna kavuşacağını söyledi.
“Madencinin fenerinin sönmesine asla müsaade etmeyeceğiz” diyen Dural, madenciliğin yalnızca bir ekonomik faaliyet değil, Zonguldak’ın toplumsal hafızasının ve emek kimliğinin de önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Dural’ın açıklamaları, kentte istihdamın korunması, işçi sağlığı ve güvenliği ile madenciliğin geleceği tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
“Basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkıdır”
Dural, konuşmasında basın özgürlüğüne de özel bir yer ayırdı.
Basın özgürlüğünü savunmanın halkın haber alma ve hak arama özgürlüğünü savunmak anlamına geldiğini belirten Dural, gazetecilerin baskı altında çalıştığı, yayın organlarının kapatıldığı ve basın mensuplarının tutuklandığı bir ortamda demokrasinin güçlenemeyeceğini söyledi.
Uluslararası basın özgürlüğü sıralamasına ilişkin bir veriyi de konuşmasında paylaşan Dural, basının özgür olmadığı bir ülkede insan haklarından ve sağlıklı ekonomik gelişmeden söz edilemeyeceğini savundu.
Gazetecilerin mesleki faaliyetlerini özgürce sürdürebilmesinin demokratik toplumun temel koşullarından biri olduğuna dikkat çeken Dural, iktidara geldiklerinde bu alandaki sorunları sona erdireceklerini ifade etti.
Sosyal adalet ve emeğin hakkı
Dural, siyaset anlayışlarının merkezinde emeğiyle yaşayan insanların bulunduğunu belirterek yoksulların, işsizlerin, emeklilerin ve gençlerin haklarının korunması gerektiğini söyledi.
Yargının iktidarın değil, adaletin güvencesi olması gerektiğini vurgulayan Dural, kamu kaynaklarının kötüye kullanılması iddialarının da hesap verebilirlik çerçevesinde ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Konuşmasında kadınlara, gençlere, sandık görevlilerine ve örgüt çalışmalarına katılan üyelere teşekkür eden Dural, partinin en büyük güvencesinin örgüt olduğunu ifade etti.
Üyelerin kendilerini özgürce ifade edebildiği, eleştirilerin dikkate alındığı ve sorumlulukların ortak çalışma anlayışıyla paylaşıldığı bir örgüt yapısının önemini vurguladı.
“Hiç kimse yenilmedi, hiç kimse kazanmadı”
İl başkanlığı yarışında aday olan Turan Oral’a teşekkür eden Dural, seçim sonucunun kazanan ve kaybeden üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
“Hiç kimse yenilmedi, hiç kimse kazanmadı” diyen Dural, parti içindeki rekabetin ortak mücadeleyi zayıflatmaması gerektiğini ifade etti.
Yoldaşlık ve dayanışma anlayışının önemine dikkat çeken Dural, farklı görüşlerin örgüt içinde yer bulabilmesi, eleştirilerin dinlenmesi ve üyelerin eşit biçimde söz sahibi olması gerektiğini belirtti.
Dural’ın bu mesajı, kongredeki adaylık yarışının ardından örgütün birliğini koruma çağrısı olarak öne çıktı.
Özgür Özel’in yedi hedefi
Dural, Genel Başkan Özgür Özel’in açıkladığı yedi hedefi de konuşmasında sıraladı. Bu hedefler; demokratik Türkiye, gelir ve vergi adaleti, üretim ve refah, güçlü ve güvenli Türkiye, kimseyi geride bırakmayan sosyal devlet, nitelikli eğitim ve liyakat ile kamu görevlerinin emanet olarak görülmesi başlıklarını kapsıyor.
Dural, temel vatandaşlık geliri ve ev kadınlarına sosyal güvence sağlanması gibi vaatleri de dile getirerek sosyal devletin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kamu görevlerinin kişisel ayrıcalık değil, halka karşı sorumluluk olarak görülmesi gerektiğini belirten Dural, makamların gelip geçici olduğunu, asıl olanın halkın ve örgütün devamlılığı olduğunu vurguladı.
Ekrem İmamoğlu’na destek
Konuşmasının sonunda Ekrem İmamoğlu’na ve tutuklu siyasetçilere dayanışma mesajı gönderen Dural, demokratik mücadelenin baskılar karşısında sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
“Bize hiç kimse kaybetmeyi öğretemeyecek” diyen Dural, konuşmasını emek, dayanışma, demokrasi, özgürlük, adalet ve eşitlik vurgusuyla tamamladı.
Dural’ın konuşması, Zonguldak’ın madencilik ve istihdam sorunlarını siyasi gündemin merkezine taşırken basın özgürlüğü, sosyal devlet ve örgüt içi demokrasi başlıklarını da öne çıkardı.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
