TMMOB Mimarlar Odası Zonguldak Temsilciliği, Meşrutiyet Mahallesi’nde bir kişinin hayatını kaybettiği bina çöküşünün ardından yayımladığı raporda; olası ihmallerin peşinin bırakılmaması gerektiğini belirterek kentin eğimli yapısı, bitişik nizam binaları ve eski yapı stoku için acil kamusal müdahale çağrısında bulundu.

Zonguldak Merkez Meşrutiyet Mahallesi’nde 21 Ekim 2026 tarihinde gerçekleşen ve bir vatandaşın yaşamını yitirmesine, bir kişinin de yaralanmasına yol açan göçük faciası sonrası TMMOB Mimarlar Odası Zonguldak Temsilciliği yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, yapı güvenliğinin yalnızca ruhsat ve inşaat süreçleriyle sınırlandırılamayacağı; zemin hareketleri, istinat duvarları, çevre yapılaşması ve yıkım süreçlerinin bir bütün olarak denetlenmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.

Çatlaklar ve Öncesindeki Kısmi Çökme Mercek Altına Alınmalı

Olayın yaşandığı bölgede kaza öncesinde meydana geldiği ifade edilen kısmi çökmeler ve istinat duvarlarında oluşan çatlakların ardından yürütülen teknik süreçlerin eksiksiz aydınlatılması gerektiği bildirildi. Olası ihmal ve idari sorumlulukların örtbas edilmeden ortaya çıkarılmasını isteyen Mimarlar Odası; ekonomik uyuşmazlıklar veya bürokratik gecikmeler gerekçe gösterilerek can güvenliği tedbirlerinin ertelenemeyeceğinin altını çizdi.

Eğimli Zemin ve Bitişik Binalar İçin “Bütüncül Denetim” Vurgusu

Zonguldak’ın coğrafi ve kentsel yapısına dair önemli uyarılarda bulunan temsilcilik, şu tespitleri paylaştı:

  • Eğimli arazilerde ve dar sokaklarda kurulu bitişik nizam yapılarda, herhangi bir binada yapılan kazı ya da yıkım müdahalesinin komşu yapıların statiğini ve can güvenliğini doğrudan etkilediği kaydedildi.
  • Yeni inşaat projeleri planlanırken çevre binaların ve zemin dengesinin hesaba katılmasının yasal ve teknik bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı.
  • Zonguldak genelindeki eski yapı envanterinin gecikmeksizin çıkarılması, riskli binaların düzenli izlenmesi ve süreçlerin meslek odalarının uzmanlığıyla şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Temsilcilik açıklamasını, “Güvenli kentler, ancak felaketler yaşanmadan önce riskleri tespit eden, bilimsel planlamayı esas alan ve insan yaşamını merkeze koyan kamusal bir kararlılıkla mümkündür” ifadeleriyle tamamladı.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.