Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 2 Kasım Pazartesi günü Alaplı Devlet Hastanesi ve Kdz. Ereğli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin resmi açılışını yapmak üzere Zonguldak’a geliyor. Protokol karşılama hazırlıklarını, şantiyelerdeki son rötuşları tamamlarken; madenin, emeğin ve ağır sanayinin başkenti olan bu kadim kentin sokaklarında bambaşka bir tablonun fısıltıları değil, açıktan çığlığı yükseliyor.

Bakanlığın ajandasında kurdele kesmek, brifing almak ve resmi fotoğraflar çektirmek olabilir; ancak yerin yüzlerce metre altındaki madenciden kent merkezinde hekim sırası bekleyen emekliye kadar tüm Zonguldak kamuoyunun Sağlık Bakanı’ndan yanıt beklediği dört temel ve ertelenemez başlık bulunuyor.
- 15 Bin Madencinin Kentinde Neden Yanık Ünitesi Yok?
Zonguldak, yaklaşık 15 bin maden işçisinin yerin altında ter döktüğü, ağır sanayi ve termik santrallerin kuşattığı bir risk havzası. Buna karşın, en son 23 Ekim 2026 tarihinde bir ocakta meydana gelen grizu patlamasında ağır yaralanan iki maden işçisi, kentte yeterli müdahale altyapısı bulunmadığı gerekçesiyle Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
Yıllardır her facianın ardından verilen vaatlere rağmen, Türkiye’nin taşkömürü havzasında tam donanımlı, kapsamlı bir Yanık ve Mikrocerrahi Tedavi Merkezi’nin kurulmamış olması kentin en büyük sağlık ayıbı olarak ortada duruyor.
2. Kritik Yaralılar Neden Karayolu Ambulansıyla Sevk Edildi?
23 Ekim’deki patlamada vücutlarında ağır yanıklar oluşan madencilerin sevki sırasında yaşanan ikinci skandal ise nakil biçimi oldu. Dakikaların dahi hayati önem taşıdığı, enfeksiyon ve şok riskinin tavan yaptığı ağır yanık vakalarında; Sağlık Bakanlığı envanterindeki ambulans helikopter ya da ambulans uçak neden devreye sokulmadı? Ağır yaralı iki emekçi, virajlı ve saatler süren karayolu şartlarında neden başkente kara ambulansıyla taşındı? Zonguldaklı madencinin yaşam hakkı hava ambulansı protokolünün neresinde kalıyor?
- Çaydeğirmeni “Şehir Hastanesi”: Bir Sağlık Yatırımı mı, İmar ve Rant Projesi mi?
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun “kapasiteler yüzde yüz dolu” diyerek yeniden alevlendirdiği, Devrek’in Çaydeğirmeni beldesine yapılması planlanan Şehir Hastanesi tartışması kenti ikiye bölmüş durumda. Muhalefet ve hekimler projeye sert eleştiriler yöneltirken, Bakanlığın bu konuda net bir duruş sergilememesi belirsizliği artırıyor:
- Siyasetin Tepkisi: Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Op. Dr. Eylem Ertuğ Ertuğrul, TBMM’ye sunduğu yazılı soru önergesinde, Çaydeğirmeni bölgesinde zemin etüdü yapıldığı iddialarını, Erenler Köyü’nün beldeye bağlanmasıyla başlayan imar ve arazi spekülasyonlarını doğrudan Bakan Memişoğlu’na sordu. Sol Parti İl Sözcüsü İsmail Yıldız ise projenin kamusal sağlıktan ziyade yandaş sermayeye kaynak aktarma modeli olduğunu vurgulayarak dev binaların halkın yararına çözüm sunamayacağını belirtti.
- Hekimlerin Tepkisi: Uzman hekimler ve Zonguldak Tabip Odası temsilcileri, projenin rasyonellikten uzak olduğunu savunuyor. Onkoloji Uzmanı Dr. Metin Pehlivan, Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle devasa binalar dikmenin verimlilik üretmeyeceğini, 1000 yataklı tek bir blok yerine kentin farklı noktalarında 200 yataklı hastanelerin çok daha erişilebilir olduğunu belirtiyor. Alaplı’daki bir acil hastanın Çaydeğirmeni’ne 1,5 saatte ulaşamayacağına, 2 saatlik mesafede zaten Ankara’daki dev hastanelerin bulunduğuna dikkat çekiyor.
- Hekim Göçü Gerçeği: Gazetemiz yazarlarından Dr. Kemal Yurtbay ise sorunun beton değil insan kaynağı olduğunu hatırlatıyor: Zorunlu hizmeti biten uzmanların, BEÜ Tıp Fakültesi’nden yetişen akademisyenlerin büyük şehirlere kaçtığı bir ortamda; sosyoekonomik donatısı zayıf Çaydeğirmeni’ne nitelikli uzman hekimlerin nasıl getirileceği ve nasıl tutulacağı sorusu havada kalıyor.
4. Şehrin Göbeğindeki 455 Yataklı Eski Hastane Neden Çürütülüyor?
Yeni yapılan 400 yataklı Atatürk Devlet Hastanesi’nin hizmete girmesiyle birlikte, hemen yanındaki 455 yataklı yarım asırlık eski hastane binası 2022 yılı sonunda boşaltıldı ve adeta çürümeye terk edildi.
Yeni binada yoğun bakım yatak kapasitesinin yetersizliği ve kronik otopark çilesi gün gibi ortadayken, üniversitenin hazırladığı “bina yıkılmamalı, güçlendirilmeli” yönündeki teknik raporun bakanlık koridorlarında hasıraltı edildiği ortaya çıktı. Şehir merkezindeki hazır, altyapısı kurulu devasa kamu tesisi; çocuk, göğüs, palyatif ve 50 yataklı bir yoğun bakım merkezine dönüştürülüp altına katlı otopark yapılabilecekken, neden yıllardır bir çivi bile çakılmadan atıl bekletiliyor?
Bakan Memişoğlu’nun Zonguldak ziyareti, Alaplı ve Ereğli’de kesilecek açılış kurdeleleriyle sınırlı bir vitrin çalışması mı olacak, yoksa kentin ciğerini yakan bu dört somut soruya açık ve tatmin edici yanıtlar verilecek mi? Zonguldak kamuoyu protokol söylemleri değil, Ankara yollarında can vermeyecek bir sağlık güvencesi bekliyor.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
