Category Mustafa Kademoğlu

Düşünce kırıntıları( m )’dan

1- N’etsem, ne yapsam olmuyorsa olmuyor/ Lafla torba dolmuyor: Boş lafa karnım tok… 2- Çile mi desem yoksa takıntı mı Sevda mı, kahır mı,hakkı mı 3- Güzel söz güzellerin işi Düşünemiyorsa, n’apsın kişi? 4- Ne türkü ne şarkı/ hep aynı nakarat Akort yoksa, bozuluyor rahat ! 5- Bir söyle iki dinle: Ataların sözü Susturamadınsa bozuluyor […]

İstanbul 37. Tüyap kitap fuarı (!)

Bugün kapılarını kapatıyor. Frankfurt’tan Sonra Bu fuarın açılması bir raslantı değil ! Okurla kitabı, yazarla okuru buluşturan bu Fuar da , ne yazık ki; geçmiş yıllara göre daha da cahilleşmemizi önleyemedi… Onca yazar, onca etkinlik, binlerce kitaptan Sonra her yıl, tablonun bir öncekinden daha da Kötüleşmesinde en önemli pay nedir sorusunu yanıt Araıyorum yıllardır: Sonuç mu? İktidarların huku siyasallaştırmada, siyasete dinselliştirmeyi […]

Bugün 13 Kasım: Kim kime hasım ? (*)

İlk örneklerini DP muhalefetinde ve iktidarında gördük. CHP iktidarını yerden yere vurarak yürütülen bir kampanya sonrasında, büyük bir çoğunlukla iktidar oldu… * AKP de buna özendi. Hatta onu fersah fersah solladı. 60 yıl sonra AKP gelecek, yılların sloganı “ bu düzen değişmeli” sloganını gerçekleştirecek deselerdi; “hadi canım sen sen de” denirdi. Özal’ın Transformasyon dediği olayı […]

Zonguldak’ın asıl sorunu

Bana göre sahipsizliktir. Bunun da nedeni siyaset tayfasının uzlaşmaz tutumunda gizli. Bunu kanıtlamak için şunu örnek vermek istiyorum: • 1968 öncesinde, Adalet Parti il yönetimi, Demirel’den orman başmüdürlüğü ister. Kurulur. Akar bakara göre, iki orman bölgesi Bolu’ya geçer… • 1968 yerel seçimleri sonrası- kampanyada söz verdiğimiz üzere- biz de Demirel’e gittik. Verdiği yanıt: “ Bu […]

Yüzümüz bize benzer…

Kademoğlu’nun “Yüzüm Bana Benzer” adını verdiği güzelim kitabında yerini almış yazılar topluca bir büyük yapıyı kuruyorlar. Kitap önce esinli ve etkili adıyla yazı ve yazın tarihinin uzun yolunda bir geziye çıkarıyor okuru. Evet! Yazarın yüzü kendine benzer. Kendiyle olmanın kendisi olmanın, ama eşzamanlı öteki de olup olabilmenin en güzel anlatımıdır bu. Başka türlü, yazar nitemi […]

Bir araştırma yazım

(Gördüğüm lüzum üzerine) 60’lı yılların başına dönüyorum. İktisat öğrenimi görüyorum. Planlı kalkınma dönemine girmişiz. DP, iktidara geldiğinde ilkeyi koymuştu: “1955-1956 yılları arasında Türkiye ile ABD arasında imzalanan “tarım anlaşmaları” Türk tarımının gelişmesini önlemiş ve ABD tarım ürünlerine Türkiye’de her yıl genişleyen pazar açmayı amaçlamıştır.” Oysa, Atatürk’ün Tarım Devrimi, İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi, Halkevleri ve Köy […]