Tüketiciyi, elbette ki kendisi koruyacak. Ama nasıl? İşte püf noktası burası!

Bir İngiliz kadın, her zaman alışveriş yaptığı kasaptan et ürünü satın alır. Kasap daimi müşterisini önemsemeyerek bozuk ürünü kadına verir. Kadın eve geldiğinde ürünün bozulmuş olduğunu görür ve kendisine yapılan haksızlığın mahalledeki diğer bütün kadınlara yapılacağı endişesiyle komşusunu uyarır. Sonra her bir kadın, diğerini uyarır, derken mahalleli bozulmuş üründen tümden haberdar olur ve kasaptan alışverişler anında kesilir. Kasap hak ettiği cezayı görürken kadınlar örgütlü tüketici olmanın örneğini gösterirler.

Benzeri tüketici örgütlülük düzeyleri başka toplumlarda yok mu dediğimizde yanıtının yine gelişmiş kapitalist- emperyalist batı toplumlarında olduğunu, bizim gibi ülkelerdeyse bu bilincin yeni yeni geliştiğini görüyoruz. Kapitalistler para kazanmanın yolunun tüketici bilinci oluşmasını ve tüketicilerin örgütlenmesini engellerken, tüketiciler satın aldıkları ürünlere maliyetinin misliyle üzerinde para ödüyorlar. Kapitalizmin doğasında zaten böyle bir kazanç sistemi var denebilir belki, o zaman iş, zor da olsa tüketicilerin örgütlenmesine düşer.

Tüketicilerin bilinçlendirilmeleri ve uğramış oldukları haksızlıkların giderilmesi için değişik adlar altında tüketici örgütleri kurulmuştur. Zonguldak’ta Tüketici Hakları Derneği hayli zamandır tüketicilere hizmet veriyor. Şimdi de benim de içinde olduğum tüketicilerle İstanbul/Ümraniye’de şubesini açtığımız TÜKODER’in hazırladığı “Tüketici Danışmanlığı Notlarından” bir iki alıntıyla tüketicilerimizi haberdar etmek istiyorum:

“Ülkemizde Tüketici Haklarının gerçekten korunması ve geliştirilmesi için toplumsal bir anlayış birliği sağlamamız ve bu anlayışı da elbirliğiyle hayata geçirmemiz gerekmektedir. Bu amaçla bilinçli tüketicilere, kurumsallaşmış güçlü tüketici örgütlerine, çağdaş katılımcı tüketici mevzuatı ve uygulamasına, yönetim ilişkilerini benimsemiş katılımcı kamu yönetimi anlayışı ve uygulayışına ihtiyaç vardır. Bu dört olgu iç içe, her biri diğerini ve bir diğerinden etkilenen özellik taşır. Bu nedenle öncelikle bilinçli tüketicilere ihtiyacımız var. Tüketiciler olarak; tüketici haklarını bilen, bu hakları kullanabilen, bu hakları kullanırken engel çıkartanlara karşı direnebilen, tüketici örgütlerine destek veren, üye olan, görev ve sorumluluk üstlenen, aktif katılım ve katkıda bulunabilen, bu tutumunu yaşam boyu sürdürebilen tüketici, bilinçli tüketicidir. İkinci olarak kurumsallaşmış, güçlü, etkin tüketici örgütüne ihtiyacımız var. Derneğimiz TÜKODER, tüketici hareketi içinde “Kamu Yararına Çalışan” dernek statüsü kazanmış bir örgüttür. Ancak buna rağmen, ne derneğimizin, ne de diğer derneklerimizin ve üst kuruluşlarımızın, tüketici örgütleri olarak henüz kurumsallaşabildiğini, istenilen, beklenen hizmet kapasitesine ve kalitesine ulaşabildiğini söyleyebilme şansından yoksunuz.”

Kısaca Evrensel Tüketici Haklarından da bahsetmekte de yarar var. Bunlar: 1Temel ihtiyaçların karşılanması hakkı. 2 Sağlığın ve güvenliğin korunması. 3 Ekonomik çıkarların korunması hakkı. 4 Bilgi edinme hakkı. 5 Zararların giderilmesi. 6 Eğitim hakkı. 7 Temsil edilme, örgütlenme hakkı. 8 Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı.

Çağdaş demokratik ülkelerde, kamu yöneticileri tüketici örgütlerinin kamusal görev yapmakta olduğu gerçeği ile hareket eder ve bu amaçla birlikte çalışarak tüketici örgütlerine, hem devlet bütçesinden, hem de yerel yönetimlerden parasal kaynak ayırırlar. Biz de bu konuda gerekli yerlerden fayda beklemekteyiz.

Evrensel ve ulusal tüketici hukuku ve mevzuatının gelişimi sürecinde temel yaklaşım, tüketicilerin mal ve hizmet sunanlar karşısında yalnız ve güçsüz olduğu, kamu yönetimince desteklenmesi gerektiği, tüketicilerin haklarını tek başına koruyabilme gücü ve olanağından uzak olduğu gerçeğinin kabul edilmesidir. 6502 sayılı tüketicinin hakkının korunması kanunu her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar nitelikte, bütünlüklü, kapsayıcı şekilde özel bir kanun olarak düzenlenmiştir.

Referandumun arifesinde iş şimdi, tüketici bilinci ve örgütlülüğünün yaygınlaştırılma ve haklarının korunma zamanıdır deyip eldeki hakları tüketmeyelim.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.