Ekonomi politiğimiz

Çiğdem Toker’in 13 Eylül 2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yazdığı yazıda, Devletin, Bilkent Şehir Hastanesi’ne 25 yılda 23,4 milyar lira ödeyeceği yazılı. Miktar 2011 yılında yıllık 340,6 milyon lira ile başlıyor ve artırımlarla toplam 23,4 milyar liraya ulaşıyor. Fakat tablodaki son rakam bu değil, 4 milyar 13 milyon lira yazıyormuş. Nedeni ise bugünkü değer olarak açıklanmış.

Bu tablodaki rakamlardan 2019 yılını alırsak; 419,2 milyon lira kira ödeneceğinden ve Ankara’nın nüfusunun da5 milyon 200 bin olduğundan, kişi başı hastane kira bedeli 80,52 liradır.

Bunun yanında Başkent Şehir hastaneleri projesi de var ki; bu proje maliyeti de Bilkent Şehir Hastaneleri kadar maliyetli. Böylece Ankara’nın kişi başı hastane kirası yıllık160 liraya çıkıyor. Bu tutar baz alındığında Türkiye halkının hastane kirası yıllık 12 milyar 360 milyon liraya kadar çıkacaktır.

Diğer bir çelişkide yatak başına düşen alan konusudur ve dünya standartlarına göre yüzde 40 fazla hesaplanmıştır. Bu yoksul halk için bir soygundur.

İkinci konu ise yine ÇiğdemToker’in 14 Kasım’da yazdığı Devlet Demir Yolları’nın ihaleye çıkarmadan 1 milyar 998 milyon 999 bin 223 liraya Özgün Yapı İnşaat’a yüklediği “ Sapanca – Geyve Yüksek Hızlı Tren Hattı Üstyapı İnşaatı” işi.

TCDD güvendiği firmaları aramış ve 24 Ağustos 2017’de Özgün Yapı İnşaat ile sözleşme imzalamış. İşin asıl tutarı ise 2 milyar 385 milyon liraymış ve firma yüzde 17 indirim yapmış.

Davet edilen firmalardan Özgün Yapı İnşaat, Yedigöze İnşaat, Aga Enerji yöneticileri hakkında suç duyurusu yapılmış. Özgün Yapı, Elitbay İnşaat, Erkut İnşaat, Şenboy Madencilik, Azer İnşaat, Bayburt İnşaat ve Nakliyat hakkında Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmış.

Akçalı işler böyle yönetilirken “İş güvenliği ve işçi sağlığı” hukuku nasıl gidiyor? Derseniz. Felaket derim. Gerçekten son 15 yıl kadar kötülük görmedi iş güvenliği ve işçi sağlığı. Önce yasaları değiştirdiler(Taşları bağladılar, köpekleri saldılar) ve başladılar işçileri sömürmeye, hasta, sakat etmeye ve öldürmeye! Bir yılda iş kazalarında ölen sayısı 2 bine doğru çıkmaya başladı. Bu rakamlar 2012’de 878, 2013’de 1.235, 2014’de 1.886, 2015’de 1.730.

Sonuçlar bugünkü Türkiye’de insanların ve doğal yaşamın ne kadar değersiz olduğunu gösteriyor. Bir tarafta iş kazalarından ölümler, bir tarafta terörden ölümler, bir tarafta gıda zehirlenmelerinden ölümler… Böylece ölüme ve öldürülmeye alıştırılmış bir halk… Sonra “kader” veya takdiri ilahi diyorlar suçlarını örtmek için(!)Ama kral çıplak!

Ve sanki hiç olmamış gibi! madenlerdeki kazalar devam ediyor.

Şırnak Ermenek’teki kaçak maden ocağında göçük oldu 17 Ekim’de ve 7 işçiden 6’sı öldü, 1’i ağır yaralandı. Kaza hakkında açıklama yapan Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı, söz konusu ocağın MİGEM tarafından kapatılıp mühürlendiğini, üretime izin verilmediği belirtildi.

Peki…üretim nasıl sürdürüldü? Bu ilin yöneticileri nerede; sivil toplum örgütleri nerede; duyarlı vatandaşları nerede?

Karadon, Soma, Karaman Ermenek ve şimdi de Şırnak maden kazaları… hepsi aynı sorumsuzluğun sonuçları!

Neden daha iyiye gidemiyoruz?

Çünkü devlet ve sermayedar halka karşı sorumluluk hissetmiyor!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: