Kaymakçı: “İktidar Zonguldak’ı gözden çıkarttığını göstermiştir”

Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesinin 45. Olağan Genel Kurulu yapıldı.Zonguldak Maden Mühendisleri Odasında yapılan genel kurula,TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Genel Başkanı Ayhan Yüksel, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, ADD Zonguldak Şube Başkanı Mustafa Coşkun, Zonguldak Barosu Başkanı Özer Eroğlu, Belediye-İş Sendikası Başkanı Tahsin Atayan, CHP Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Fikret Zaman ve oda üyeleri katıldı.

Genel kurulda divan seçimi ve saygı duruşunun ardından TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesinin 45. Genel Kurulunun açılış konuşmasını yapan, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, şunları söyledi:

“Geride bıraktığımız dönemde Yönetim Kurulu olarak Odamıza, mesleğimize ve meslektaşlarımıza layık olabilmek için elimizden gelen çabayı sarf ederken bizlerden desteğini esirgemeyen ve çözüm önerileri veya eleştirileri ile katkı koyan bu uğurda emek veren tüm kadrolarımıza ve meslektaşlarımıza teşekkür ediyorum. Geride bıraktığımız dönem, Türkiye tarihinin en çalkantılı siyasal ve toplumsal anlarına tanıklık ettik. Toplumu bütünüyle kuşatan şiddet ortamı, muhaliflere yönelik baskılar, grev yasakları, hain darbe girişimi, olağanüstü hal rejimi, kanun hükmünde kararnameler, antidemokratik Anayasa değişikliği, dış politikada birbiri ile çelişen açıklamalar ve ekonomik krizin birbirini izlediği büyük bir kaosun içinde geçiyoruz. Bu süreçte İnsanlar birbirinden korkar hale getirilmiş, ötekileştirilmiş, güven ortadan kalkmış, ahlak yozlaşmış ve ruh halimiz bozulmuştur. İktidar yandaşları her şey olabilmiş, bilgi, liyakat, erdem ve adalet gibi iyi olan ne varsa alaşağı edilmiş kamucu, halkçı, toplumcu hamleler unutulmuştur. Dolayısıyla ülkemizin bilinen temel sorunları ile sektörümüzün ve meslektaşlarımızın sorunlarının çözümünde somut ilerleme ve gelişme sağlanamayan bir dönem daha geçmiştir.

Kaymakçı: “TTK kapanma ya da özelleşme kaderine terk edilmiş”

Zonguldak Taşkömürü Havzası’nda üretim jeolojik koşullar nedeniyle emek-yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle üretime yönelik istihdam zorunludur. Ancak son birkaç yıldır, hem TTK’nın, hem işçi sendikası GMİS’in hem de sektörle ilgili meslek odalarının ve demokratik kitle örgütlerinin taleplerine rağmen üretime yönelik istihdam yapılmamakta üretim gittikçe düşmektedir. Belli ki siyasi irade böyle bir durum arzu etmekte ve “bakınız kurum üretemiyor, zarar ediyoruz” algısının/düşüncesinin toplumda yer etmesini sağlayarak kendi projelerini gerçekleştirme yoluna gitmektedir. Böylelikle TTK’yı parça parça küçültülerek özelleştirilecek bu da olmazsa zaten kendiliğinden kapanacaktır. Kısaca kurum “kapanma” ya da “özelleşme” kaderine! Terk edilmiştir.

Kaymakçı: “Havza madenciliği bitirildi”

14.11.2017 tarihinde TBMM’de kabul edilen “Torba Yasa”daki TTK ile ilgili madde de bunun habercisidir. Kabul edilen “Torba Yasa” ile “3213 Sayılı Maden Kanunu”nun bazı maddelerinde değişiklik yapılmıştır. Önce tasarı halindeki yasanın 58. Maddesi “Madde ile 3213 Sayılı Maden Kanununun ek 1’inci maddesinde değişiklik yapılması suretiyle Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Türkiye Kömür İşletmeleri uhdelerinde bulunan maden ruhsatlarını işletmeye, işlettirmeye ve bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye yetkili kılınmaktadır. Böylelikle, atıl vaziyetteki sahaların ekonomik, güvenli ve verimli şekilde değerlendirilmesine olanak sağlanmaktadır. Ayrıca rödovans süreleri kısıtlı olduğundan dolayı iş sağlığı ve güvenliğine yönelik uzun vadeli modern teknolojiye uygun yatırımlar yapılamamaktadır. Düzenleme ile belirtilen gerekçelere göre uzun vadeli yatırım yapılabilmesinin önü açılmaktadır.” şeklindedir. Gelen itirazlar ve özelleştirmelerin neredeyse her alanda yarattığı olumsuz sonuçları yaşayarak gören Maden İşçileri’nin, TTK’nın özelleştirilmesine yol açacak bu girişimin, Torba Yasa’dan çıkarılması amacıyla başlattıkları başarılı eylem sonucunda bu madde geri çekilmiş ve yeniden düzenlenmiştir. 51. Madde olarak gerçekleştirilen değişiklikle mevcut tasarıya; “Ancak, Türkiye Taşkömürü Kurumunun halen kendisi tarafından doğrudan işletilen işletme izin alanlarında oluşturulacak ruhsatlar bu madde kapsamında ihale edilemez” cümlesi eklenerek TBMM’de kabul edilmiştir.Böylelikle 5 Haziran 2004 tarihinde Zonguldak Kömür Havzasının “Maden Kanunu” kapsamına alınmasıyla başlayan süreç şimdi de “maden ruhsatlarını işletmeye, işlettirmeye ve bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye yetkili” kılınarak Kuruma bir darbe de daha vurulmuş, Havza Madenciliği bitirilmiştir.

Kaymakçı: “kazanım olup olmadığı sorgulanmalı”

Bunun bir kazanım olup olmadığının ise sorgulanması gerekir. Maden Mühendisleri Odası olarak yıllardır sektörle ilgili düzenlediğimiz her etkinliğimizde;TTK ve TKİ gibi Kurumlarımızın faaliyette bulunduğu büyük maden sahalarının bir bütün olarak tek elden planlanması gerektiğini,Böylesine büyük havzaların bilim ve teknolojiden en üst düzeyde yararlanarak tek elden işletilmesinin gerektiğini dolayısıyla doğal kaynaklarımızın havza madenciliği ve sanayi tesisleri ile birlikte değerlendirilmesinin ülke gerçeklerine daha uygun olacağını,Ülke genelinde özellikle madencilik sektöründe yaşanan faciaların (Zonguldak, Soma, Ermenek…) havza madenciliği ilkesinin terk edilmesinden kaynaklandığını,defalarca dile getirdik.

Kaymakçı: “iktidar zonguldak’ı gözden çıkarttığını göstermiştir”

Siyasi İktidar “Torba Yasa” ile “Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ile Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), uhdelerinde bulunan maden sahalarını işletmeye, işlettirmeye, bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye ve bu ruhsatları ihale etmeye yetkilidir” şeklindeki düzenleme ile kamu kurumlarının uhdesinde bulunan maden ruhsatlarını özel sektöre vermeyi amaçlamıştır.Ancak, Maden İşçilerinin 21 saatlik eylemi sonucu tasarıyı değiştirmek zorunda kalmış ve yeni bir önerge ile Ancak TTK’nın halen kendisi tarafından doğrudan işletilen işletme izin alanlarında oluşturulacak ruhsatlar bu madde kapsamında ihale edilemez hükmünü eklemiş ve tasarı bu şekliyle yasalaşmıştır.Hükümet, bu düzenleme ile hem maden işçilerinin itirazını dikkate almış gibi gözükmüş hem de niyetini uygulamayı sürdürecek mekanizmayı yürürlüğe sokmuştur. Muhtemelen mevcut çalıştığı işletmelerin işletme izin alanlarını yeniden belirleyerek diğer alanları ihaleye çıkacaktır. Mevcut çalışan ocakları da işçi eksikliği ve yatırım yapılmaması sonucu zorunlu daralma gerekçeleri ile kapatacaktır.Kısaca bu yasa değişikliği, yaraya merhem olmadığı gibi mevcut sorunları daha da büyütecektir. Dolayısıyla gelinen bu aşamaya bir kazanım olarak bakılamaz. Havza madenciliği ilkesinden vazgeçilmiştir. İktidar zaten yıllardır üretime yönelik istihdam taleplerini yerine getirmeyerek Zonguldak’ı öyle veya böyle gözden çıkardığını göstermiştir. Üretime yönelik istihdam olmadığı sürece de şu an “en azından TTK’nın faaliyette bulunduğu sahaları kurtardık” düşüncesi ne yazık ki boş bir avuntudan ibarettir. Dolayısıyla Kurum gelecekte ya tamamen özelleşme veya kapanma gibi kırk satır mı? Kırk katır mı? İkilemiyle baş başa kalacaktır.

Kaymakçı: “Türkiye içinde bulunduğu sorunlardan kurtulacak potansiyele ve kaynaklara sahip”

Türkiye içinde bulunduğu sorunlardan kurtulacak potansiyele ve kaynaklara sahiptir. Küreselleşme adına birtakım iç ve dış dayatmalarla Türkiye’nin yönünün değiştirilmesi çabalarına prim vermeksizin ama demokratik, sosyal ve hukuk devleti düzeni öncülüğünde yerli kaynaklarımızın optimum kullanımıyla ülkemiz çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşacaktır.

Genel kurulumuzun ülkemize ve mesleğimize olumlu ve çözüm içeren sonuçlar doğurmasını diliyor, bugüne kadar büyük bir özveriyle görev yapan arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.”

Yüksel: “Demokrasiye, özgürlüğe, laikliğe ve barışa sahip çıktık”

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Genel Başkanı Ayhan Yüksel ise genel kurulda yaptığı konuşmada şu görüşlere yer verdi:

“2018 ve 2020 kapsayacak olan 46. dönemin ülkemiz, sektörümüz ve meslektaşlarımız için çok zorlu geçeceği bilinen bir gerçek olup odamızın bu döneme ilişkin olarak genel merkezinden şubelerine, şubelerinden temsilciliklerine, temsilciliklerinden üyeliklerine güçlü ve dayanışma içerisinde ki örgütlü yapısını yeniden kuracağına olan inancım sonsuzdur. 2016-2018 yıllarını kapsayan 45. dönem boyunca TMMOB örgütlülüğüne yakışır bir şekilde demokrasiye, özgürlüklere, bağımsızlığa, laikliğe ve toplumculuğa olan bağlılığımızdan asla taviz vermedik. 15 Temmuz Darbe Girişimine nasıl karşı çıktıysak, “Ne darbe ne dikta tam bağımsız demokratik Türkiye” diyerek demokrasiye, özgürlüğe, laikliğe ve barışa sahip çıktık. OHAL Rejimine karşı TMMOB ve Odaları ile birlikte eylemler ve kampanyalar gerçekleştirdik. KHK’lar ile haksız ve hukuksuz biçimde işlerinden atılan meslektaşlarımız ile dayanışma içerisinde olduk ve işlerine geri dönmeleri için girişimlerde bulunduk.

Yüksel: “maden kanunu değişikliği ile diplomalarımız yok sayıldı”

Bu dönemde ülkemizin, halkımızın ve sektörümüzün sorunları çığ gibi büyürken maden kanunu değişikliği ile “Teknik Nezaretçilik” kaldırılarak yapılan düzenlemelerle yaşama geçirilen YTK’lar UMREK ve Daimi Nezaretçi uygulamaları ile diplomalarımız yok sayılmış ve MİGEM’in insafına bırakılmıştır. YTK’lar ve UMREK ile elimizden gasp edilmeye çalışılan diplomalarımız, mesleğimizi ve ekmeğimizi korumak için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını sağladık. Maden yönetmeliği ile başta daimi nezaretçilik olmak üzere üyelerimizin haklarını korumak için gerekli hukuki mücadele yine odamız tarafından başlatılmıştır. Odamızın vermiş olduğu mücadele nedeniyle yaşadığımız saldırılar bununla da sınırlı kalmamış, meslektaşlarımızın haklarına da yönelmiştir. Bunun en somut örneği Sosyal Güvenlik Kurumu ile birliğimiz arasında 2012 yılında yapılan asgari ücret belirleme protokolünün tek taraflı olarak feshedilmesidir. İşsizliğin, enflasyonun ve hayat pahalılığının bu denli arttığı bir dönemde meslektaşlarımızı düşük ücretlerle kayıt dışı biçimlerde çalışmaya, geleceklerinde ise düşük emeklilik ücretlerine mahkum etmeye zorlayan bu karara karşıda TMMOB örgütlülüğü ile mücadelemiz kaldığı yerden devam edecektir.

Yüksel: “bu görevi başarıcağımıza olan inancım tam”

Ülkesine, odasına, mesleğine sahip çıkmak, sesimizi kesmeye çalışanlara karşı direnmek bizler için onurlu bir görevdir. Bu onurlu görevi yerine getirmek için çağdaş maden mühendislerinin göndere çektiği bayrak elimizde, yaktığı ateş yüreğimizde bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Bu görevi bundan önceki dönemlerde olduğu gibi bu kez de başaracağımıza olan inancım tamdır.”

Konuşmaların ardından çalışma raporu okundu, şube yönetim kurulu asil ve yedek adaylarının belirlenmesi ve duyurulması, oda genel kurul asil ve yedek delege adaylarının belirlenmesi ve duyurulması gerçekleştirildi.

Tek listeyle yapılan Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesinin 45. Olağan Genel Kurulunun yönetimi şu isimlerden oluştu Erdoğan Kaymakçı, Hüsnü Meydan, Sadık Sarımehmet, Hanefi Oruç, Sabri Çatma, Sedat Kapancı, Kamil Dere. Kongrede ayrıca 71 üst kurul delegesi seçildi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: