Hayat felsefesi (12)

3 Şubat Cumartesi günkü Cumhuriyet Gazetesi’nin ekonomi sayfasında Türkiye’nin önde gelen bilim insanlarından Bilsay Kuruç, Erinç Yeldan ve Korkut Boratav gelecek için “ Yeni bir model şart, kadınlar evden çıkmalı” diyorlardı.

Önce ülke ekonomisinin içinde bulunduğu sorunları sıralıyorlar:

  • İşsizlerin sayısı 6 milyonu buldu, sadece 3 kadından biri iş hayatında,
  • Türkiye tarım ülkesi olmaktan çıktı, her kaleminde açık veriyor,
  • İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 68(Kasım sonuna göre), TL sürekli değer kaybediyor,
  • Dış borcun GSMH’ye oranı son altı ayda yüzde 47’den yüzde 52’ye çıktı(TÜSİAD Baş Danışmanı Dr. Zümrüt İmamoğlu’na göre).

Öneriler ise şöyle:

  • Tüm kadınlar dâhil çalışma yaşındaki herkes iş hayatına katılmalı,
  • Büyüme hızı yüzde 7’nin altına inmemeli,
  • Gelir dağılımı dengesi sağlanmalı,
  • Sınıf temelli, emekten yana sistem kurulmalı,
  • Borçlar disiplin altına alınmalı, eğitim, kültür ve sağlığa GSMH’nin yüzde 10’u oranında pay ayrılmalı,
  • Finans kapitalin yıkıcı etkilerinden kurtulmalı, ulusal tasarrufların öncülük ettiği yatırım ortamı kurulmalı,
  • Neo-liberal ekonomik politikalardan, sağlık, eğitim ve bilimde ticari yapıdan vazgeçilmeli,
  • Sanayi ithal bağımlılığından kurtulmalıdır.

Bu öneriler,iyileştirme ve normalleştirme şartıyla, mevcut ekonomik yapının devamını sağlayacak özelliklere sahip. Tek önemli fark,  kadınlar dâhil çalışma yaşındaki tüm vatandaşların iş hayatına katılmasıdır. Bu durumda herkes emeğiyle geçinen, bilinçli, tutumlu, dayanışmacı bir yapıya kavuşacak; toplumda var olan sosyal, kültürel, hukuki ve diğer sorunlar en aza inecektir. Yani herkes en az kendi tükettiği kadar üretmeye çalışmalıdır.

Bence asıl hedef, at gözlüğü takmış ekonomik sistemin yarattığı çarpık yapıdan kurtulmak gerekir. Yani insanlık ve doğa ekonominin emrinde değildir. Ekonomi insanlığın devamından ve kültürel ve bilimsel gelişmesinden sorumlu olmalıdır. İnsanlığı ve doğayı yıkarak ekonomi geliştirilemez. Bu bağlamda yapılması gerekenler; benim önerilerim:

  • Ekonomik büyüme politikalarından vazgeçilmeli; sağlıklı, kaliteli, uzun ömürlü üretim politikası öncelik olmalıdır,
  • Her vatandaşa işi için çalışma saatleri haftalık 30 saate düşürülmelidir,
  • Tüm vatandaşlara ömür boyu eğitim olanağı sağlanmalıdır,
  • Tarım topraklarının tamamı üretim olanağına kavuşturulmalı, doğal üretim desteklenmelidir,
  • GDO’ lu, hibrit üretim yasaklanmalı, örtüaltı üretim en aza indirilmelidir,
  • 1980 yılındaki “karma ekonomik yapıya” geri dönmek için çaba sarfedilmelidir,
  • Köy kalkındırma ve tüketim kooperatifleri her köye, her mahalleye kurulmalı, desteklenmelidir,
  • Ulaşımın bireyselden toplumsala dönmesi için çaba sarf edilmeli, ulaşım maliyetleri düşürülmelidir.

Eğer sağlıklı, kaliteli ve uzun ömürlü madde üretimine geçebilirsek, üretim toplam maliyeti en aza inecek, böylece doğal kaynakların tüketimi, doğa kirlenmesi ve harcanan emek de en aza inecektir. Çünkü amaç, ihtiyaçların kaliteli, sağlıklı ve en az emek, enaz enerji ve en az diğer giderle karşılanmasıdır. Bugün insanlık isterse bu amaca ulaşabilir, başarabilir. Gerçek “ekonomi felsefesi” budur, bilimi de budur.

Böylece dünyada yaşam, yeniden normale döner, tüm canlı varlıklar sağlıklı bir ortama kavuşur.

Normale dönmenin diğer yolu, savaşlardan, silah üretiminden, sermaye(Kapitalizm- sınıflı toplum) anlayışından kurtulmaktan geçmektedir. Gerisi kolayca gelir!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: