Hayat felsefesi (16)

Bugün 3 Mart 1992 Kozlu’da akşam 7 suları. Bir haber geldi; Kozlu’daki ocaklarda grizu patlaması olmuş diye. Birden içim titredi. Hemen koştum komşum Temel’e ve beraber merkezdeki kuyu başına gittik, bekledik 1 saat kadar ve öğrenemedik büyük yıkımın! sonuçlarını. Saat 7 sularında TTK merkez yönetiminden de gelenler olmuştu ocağa girmek için; çaylarını içip ineceklerdi aşağıya. İnemediler!… Hâlbuki günlerden beri grizu gazının çoğaldığı ve tehlike sınırlarında olduğunu rapor etmişlerdi yetkililer…Sonuçta 263 işçinin öldüğünü öğrendik!

Ayrıca Şubat ayı sonlarına doğru büyük “Kömür Kongresi” de yapılmıştı yeni SHP-DYP hükümetinin bakanlarının da katıldığı. 1 yıl önce de “Büyük Grevi” yaşamıştı Zonguldak.

Böyle başladı Zonguldak’ın elinden ekmeğinin alınması öyküsü! Ama hak etmemişti Zonguldaklılar bu akıbeti; çok canlar, çok kanlar ve çok emekler verdiler, çok ter akıttılar ekmekleri için… Dilerim birlikte kurtuluşun zeminini tekrar yaratırlar…

Tüm maden şehitlerimize rahmet diliyorum; ışıklar içinde yatsınlar.

Xxxxx

Ellerinden ekmekleri alınacaklar arasına şeker pancarı üreten çiftçiler de girecek sanki gelen haberlere göre. 17 yıldır özelleştirme kapsamında iken iki kez ertelenen karar yeniden ilan edildi. Fakat büyük bir tepki var; hem de devletin Sayıştay’ından. Sayıştay diyor ki; özelleştirme kararı alındığından buyana şartlar değişti. Fabrikaların bakım ve onarımları zamanında yapılmadığından çalışamaz duruma düşürüldüler. Önce bakım ve yenilemeler yapılmalı, çalışır duruma getirilmeliler. Sonra, bu sektörden çok sayıda kesim geçimini sağlıyor; buda unutulmamalı…”

Diğer sorun ise şeker üretimi tehlikeye girdiğinde yerini “Nişasta bazlı şeker” alacak ve bu madde GDO’ lu mısırdan üretildiğinden kanser dâhil bir çok hastalığa neden olacak; ki hazır gıdalarda kullanıldığından dolayı kanser, obezite gibi sorunlar çok arttı. Ayrıca özelleştirilen fabrikaların ranta kurban edilip çalıştırılmama olasılığı çok yüksek.

Polonya da 10-15 yıl önce şeker fabrikalarını satmış ve üretim azaldığı içinithalat yapmak zorunda kalmış. Sonra fabrikaları geri alıp kooperatiflere devir etmiş.

Benim bu konuda önerim şu: Önce tüm köylere birer üretim kooperatifi kurulsun sonra bu kooperatiflerin kuracağı birer Anonim şirket. Bu anonim şirketler alsın şeker fabrikalarını. Böylece halkın malı halkta kalsın!

Bu konuda örnek de var, hem iyi bir örnek; Karabük Demir Çelik Fabrikası. 30 Mart 1995 tarihinde hükümet tarafından kapatılmasına karar verilmesine rağmen, 1 liraya yöre halkının kurduğu Kardemir AŞ’ye devir edildiaynı Tansu Çiller hükümetince. Ve ben bunu 1994 yılının sonlarına doğru Uyanış Gazetesi’ndeönermiştim… Fabrika hâlâ çalışıyor; çalışmaya devam edecek nice kuşaklar…

Bu özelleştirme konusunu derinlemesine, öncekilerin sonuçlarıyla birlikte değerlendirmek diye düşünüyorum. Bakarsınız “karma ekonomiye geri döneriz; belki de daha çok kamusal ekonomiye geçeriz.

Çünkü kapitalizm iflas dönemine girmiştir!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: